İTÜ TMDK “Müzikbilimde Gençler Semineri”nin Ardından… Dr. Gözde Sarı


Toplam Okunma: 2777 | En Son Okunma: 30.08.2014 - 00:33
Kategori: Kongre.simp.panel

İTÜ TMDK Müzikoloji Bölümü Müzikbilimde Gençler Semineri’ne İstanbul, Ankara ve İzmir’in çeşitli üniversitelerinde lisans/yüksek lisans/doktora aşamasında olup, araştırma görevlisi veya öğretim görevlisi kadrolarında görev yapan 20 genç müzikbilimci bildirileriyle katıldı. Bildirilerin çoğunun lisans, yüksek lisans ve doktora tez çalışmalarından oluşması; günümüzde ya da son yıllarda ülkemiz müzik bilimcisi gençlerin çalışma alanları açılımının da göstergesiydi…

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı (TMDK) Müzikoloji Bölümü’nün düzenlediği “Müzik Biliminde Gençler Semineri”11- 12 Mayıs 2009 tarihleri arasında İTÜ Taşkışla Kampusu 109 numaralı salonda yapıldı. Seminerde İstanbul, Ankara ve İzmir’in çeşitli üniversitelerinde lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapmakta olan, bir bölümü araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi olan 20 genç müzik bilimcisi bildiri sundu. Bildirilerin çoğunun lisans, yüksek lisans ve doktora tez çalışmalarından oluşması; günümüzde yada son 5-10 yılda Türkiye’de müzik bilimcisi gençlerin çalışma alanlarının yelpazesinin de göstergesiydi. Gönderilen bildiriler 5 ana oturumda toplandı ve seminer ilk gün 2, ikinci gün 3 oturumda gerçekleştirildi.

Ayrıca birinci günün davetli konuşmacısı Vocie of America’nın da zamanında muhabirliğini yapmış, 80’li yaşlarında olan etnomüzikolog Leo Sarkissian: ikinci günün davetli konuşmacısı ise Dokuz eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fırat Kutluk idi.

Bildiri sunan genç akademisyenlerin çalışmalarını; yine çeşitli üniversitelerde görev yapan genç kuşak ve hocalarıyla paylaşmaktan büyük bir sevinç ve heyecan duyduğu ilk bakışta gözlenenler arasındaydı. Ayrıca birbirlerini ve davetli konuşmacıları dikkatle dinlemeleri, soru ve katkılarıyla birbirlerine destek olmaları da önemliydi.

Şöyle söylenebilir ki; geçen yıl 2-4 Nisan 2009 tarihleri arasında İTÜ Müzik Bilim Kulübünün düzenlediği 1. Uluslararası Folklor ve Etnomüzikoloji öğrenci sempozyumundan sonra, İTÜ TMDK Müzikoloji Bölümü’nün düzenlediği “Müzik Biliminde Gençler Semineri” de bir ilkti. Bu seminerlerin ilerleyen tarihlerde farklı üniversitelere ve uluslararası platforma taşınması en büyük dileğimizdir.

Seminerin özetine gelecek olursak; açılış konuşmaları Müzik Bilimindeki Genç Üreticileri temsilen İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzikoloji ve Müzik Teorisi Doktora Programı Öğrencisi Arş. Gör. Gonca Girgin Tohumcu ve İTÜ TMDK Müzikoloji Bölüm Başkanı Prof. Ş. Şehvar Beşiroğlu tarafından yapıldı. Tohumcu konuşmasında müzikoloji disiplini, alt dallarını ve günümüzde gençlerin bu alt dalarla olan yaklaşımını anlattı. Bu etkinliği düşünce aşamasından uygulama aşamasına geçiren Prof. Şehvar Beşiroğlu ise; “Müzik Biliminde Genç Kuşağın neyi nasıl çalıştığını paylaşacak bir zemin hazırlamak” amacıyla bu etkinliği planladığını, müzikolojinin alt dalları ile bunların belirli-belirsiz sınırlarla ayrılan bölümlerinde bilimsel çalışma yapmanın ve bu çalışmaların yansımasının gelecek kuşaklar için ne kadar önemli olduğunu vurguladı….

İTÜ
TÜRK MUSİKİSİ DEVLET KONSERVATUARI
MÜZİKOLOJİ BÖLÜMÜ
MÜZİK BİLİMİNDE GENÇLER SEMİNERİ PROGRAMI İÇERİĞİ

11 Mayıs 2009 Pazartesi

09.30–10.30 Açılış

10.30–12.00 1. Oturum: Müzik Eğitimi ve Müzikle Tedavi
Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Atilla Coşkun Toksoy

Otistik Çocukların Tedavisinde Müziğin Yeri ve Kullanımı
Serhan Dilhan Yavuz, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Çocuklarda görülen mental retardasyon, davranış bozuklukları, öğrenme bozuklukları ve otizm başta olmak üzere, yaygın gelişimsel bozuklukların tedavisinde kullanılmakta ve etkin bir rol oynamaktadır. Otistik çocukların eğitiminde ve tedavisinde müzik terapi, eğitsel metotları destekleyen bir yöntem olarak onların dış dünyaya kapattıkları kapılarını aralamak ve dünyalarına adım atmak amacıyla kullanılabilen oldukça önemli bir araçtır.” Farklı seviyelerdeki otistik çocuklarla yapılan on iki seanslık müzik terapi uygulamalarından biri seçilmiştir.

Müziğin Ruh Hali Üzerindeki Etkileri
Dr. Evren Kutlay Baydar, Koç Üniversitesi

“Müziğin canlıların psikolojisine etkileri, müzikolojinin alt dalı olan müzik psikolojisinin araştırma konusudur.” Müziğin nasıl olup ta mutluluk ve ait olma hislerinden burukluk ve üzüntü gibi hislere kadar geniş aralıktaki bir duygu gamını uyandırabildiği araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Müziğin ne tip bileşenlerden oluştuğu tanımlanmış, sonrasında da her bir bileşenin psikolojik etkilerinin analiz edildiği yorumlanmıştır.

Dalcroze ve Eurhythmics Yaklaşımı
Deniz Özdemir Tunçer, İstanbul Teknik Üniversitesi
“İsviçreli müzik eğitimcisi ve besteci Emile-Jaques Dalcroze tarafından yirminci yüzyılın başlarında geliştirilen Eurhythmics yöntemi; dikkat, dikkati bir noktada toplama, hafıza, eşgüdüm, öz denetim ve duyarlılık konuları ve bu konuların geliştirilmesi üzerine kurulur. Bu yöntem kulak eğitimi, euryhytm ve doğaçlama üzerinedir.” Teorik bilgilerden sonra araştırmacı canlandırdığı egzersiz örnekleriyle müzik ve ritmin nasıl birleştirilebileceğini ve çocuklar için bu yöntemin nasıl akılda kalıcı bir yöntem olduğunu belirtilmiştir.

12.00–13.00 Öğle Yemeği

13.00–15.15 2. Oturum: Kültürel Müzikoloji
Oturum Başkanı: San. Öğr. Gör. Süleyman Şenel

Türkiye’de Ermeni Müziğinin İzini Sürmek
Burcu Yıldız, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Türkiye’de Ermeni müziği üzerine bir alan araştırması yapma fikri gündeme geldiğinde; konuyla ilgili pek çok kişi tarafından “Araştırılacak ne var ki?”, “Bugün Türkiye’de Ermeni müziği üretimi ve icrası var mı ki?” gibi sorularla karşılaşan araştırmacıya göre; çekincelerin odaklandığı temel fikir; “Türkiye’de bir alan araştırmasının konusu olabilecek düzeyde Ermeni müziği geleneğinin yaşatılamadığı, dolayısıyla çalışmaya dair yeterli veriye ulaşılamayacağı…” Araştırmacının başlattığı alan çalışmasında; 90’lı yıllardan bugüne İstanbul’da yapılan Ermeni müziği çalışmalarının (kilise koroları, bugün çoğu aktif olarak çalışmasa da bir dönem biraraya gelmiş olan müzik ve/ya dans grupları, tekil müzisyenlerin çalışmaları, çeşitli radyo programları vs.) ele alınıyor. Sözlü tarih görüşmeleriyle, toplumsal bellek ve kimlik inşasına dair söylemler analiz ediliyor. Araştırmacının değindiği bir diğer önemli nokta; Ermeni nüfusuna rağmen, Türkiye toplumunun müzikal hafızasında Ermeni müziğine dair Sarı Gelin / Sari Gyalin (Dağlı Gelin) türküsü dışında hiçbir temsilin olmaması…

Ritüel, Kimlik, Müzik: Mardin Süryanilerinde Kimliksel Bir İfade Alanı Olarak Ritüeller ve Bir Evlilik Ritüeli Örneği
Bilgihan Akbaba Bozok, Dokuz Eylül Üniversitesi

“Ritüel, çoğu zaman kollektif kimliğin müziksel ifade biçimlerini de içinde barındırır… Kalıplaşmış toplumsal davranış bütünlüğünün korunduğu ve sergilendiği kültürel bir alan olarak Ritüeller, hem‘sürekliliği’; hem de eskiden kalmış ya da yeni üretilmiş kimi davranışların seçilmesini (elenmesini) ve yeniden düzenlenmesin yani ‘değişimi’ kapsar. Müzik ritüel ile olan ayrılmaz bütündür. ” Araştırmacının konu edindiği Mardin Süryani Kilisesinin yedi gizinden (kutsal sır) birisi olan ve ‘kız görme’ ile başlayıp, ‘nişan’la birbirine bağlanan iki gencin toplumsal statülerindeki geçiş sürecinin son aşaması olan evlilik ritüeli, kına, dinsel nikah, düğün ve sabahiye olarak adlandırılan ve sıralı olarak gerçekleşen belli başlı bölümlerden oluşmaktadır. Mardin Süryanileri, dinin kendilerini geçmişten bu yana bir arada tutan ve yaşatan; her konuda yönlendiren ve temsil eden bir güç olduğunu düşünmektedirler… Süryani ritüeller sosyal yapı ve kolektif değerle yansır.

Alevi-Bektaşi Müziği Bağlamında Hurufi İzdüşümler
Yeliz Turmuş, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Hurufilik,14.yy. sonlarında Esterabadlı Fazlulllah tarafından sistematik hale getirilen harflerin ve sayıların yorumlanmasına dayalı bir inanç yoludur. Alevi-Bektaşi inancının asırlar boyunca bozulmadan yaşamasında ve korunmasında etkin bir rol oynayan müziklerinde ve bu müziklerde yer alan metinlerde Hurufilik yolunun sembolleri ve Hurufiliğe dair ifadeler gözden kaçmayacak kadar fazladır. Hurufilikle ilgili şahısların katledilmeleri toplumların hafızalarında silinmeyecek izler bırakmış, bu izler müzik eşliğinde yapılan ve Alevi-Bektaşi inancının ibadet biçim olan Cem’de ( Ayn’ül Cem,Ayin-i Cem) seslendirilen eserlerde kendini beyan etmiş ve yaşatıldığı, savunulduğu çağların dışına çıkarak zaman üstü bir nitelik kazanmıştır.”

Zeybek Oyun Müziklerinde Kullanılan Uzun Havalar; Aydın Zeybekleri Örneği
Sonay Ödemiş, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Zeybek Oyunları” icraları bakımından ikiye ayrılırlar, bunlar; “tek kişilik” oyunlar ve “çoklu oyunlardır”. Çoklu oyunlarda da görülebilmek ile birlikte, “tek kişilik” oyunların melodileri -genel olarak- diğerlerine nazaran oldukça düşük tempoludur. Düşük tempolu ve tek kişilik zeybek oyunlarında oyuncunun ve müzisyenlerin icraya hazırlandıkları “gezinleme bölümü rastgele melodiler ile yapılabilse bile çoğunlukla zeybek oyun müzikleriyle birlikte anılan “uzunhavalar” eşliğinde icra edilir.” Araştırmacının bu unsurları Aydın ilinde yaptığı alan çalışması ile işlemiştir.

Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Osmanlı’da Köçekler ve Çengiler
Şeyma Ersoy, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Osmanlı’da musiki ve eğlence hayatı işlenirken, etnomüzikoloji ve antropoloji disiplinlerinde 1970 sonrası araştırmalara dâhil edilen “kimlik” ve “cinsiyet” çalışmaları ve özellikle toplumsal cinsiyet teorisi, toplum yapısını ve dans unsuru içerisindeki köçek ve çengi kimliklerini tanımlayabilmek açısından oldukça önem taşımaktadır. İslamiyet’in kabulünden önce kadın-erkek bir arada yaşayan Orta Asya-Türk toplumu, İslamiyet’in kabulüyle birbirlerinden ayrı bir yaşam biçimine geçmiş, bu durum başta kadın-erkek yaşamında bazı değişiklikler meydana getirmiş ve bu durumun daha sonraları kadın-erkek dışında üçüncü cinslerin toplum içerisinde oluşmasına sebep olduğu düşünülmüştür. Bu ayrım dans unsuru olarak akbul edilen köçek ve çengilere verilen toplumsal rolü de etkilemiştir.”

15.15–15.30 Ara

15.30–16.30 Davetli Konuşmacı: Leo Sarkissian

New Perspectives on The Profession of Ethnomusicology: New Fields and Job Markets
“Afganistan ve Afrika’da yaptığı alan araştırmaları sonrası, buradaki müzik ve danslarla Türk müziği ve dansları arasındaki şaşırtıcı benzerlikler göstermektedir.”

12 Mayıs Salı

09.30–10.30 Davetli Konuşmacı: Prof. Dr. Fırat Kutluk

Müzik Beğenisi Ölçülebilir mi?

“Müzik beğenisi ölçülemez. Bazı müzik türleri ya da eserlerinin insana haz verme sebebi tartışılabilir. Bir kişi kendisi tarzı ve beğenisine uymayan bir parçayı çok sevebilir ve bu parça onda Çeşitli duygular uyandırabilir. Bunun sebebi ise o kişinin yaş ya da geçirdiği dönemle ilgilidir. Hüzün, mutluluk gibi hislerin tonlar, nüanslar ile açıklanması aslında çok doğru değildir.” Sn. Fırat Kutluk ayrıca fMRI ile müzik algısının ve beğenisinin incelenmesi, belirli müzik parçalarının belirli kişilere MR cihazı içinde dinletildikten sonra, bu kişilerin duygu ve düşüncelerinin ortaya çıkarılması üzerine yaptığı çalışmayı anlattı..

10.30–10.45 Ara

10.45–12.30 1. Oturum: Sistematik Müzikoloji
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Fırat Kutluk

Fraktal Boyut İle Türk Sanat Müziği Makamlarının Analizi
Abdurrahman Tarikçi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi

“Türk Müziği makamları fraktal boyut ile analiz edilebilir.” Araştırmacı Türk Makam müziğinden rastgele 4 makam seçtip, (kürdi, acem aşiran, hüzzam, mahur) fraktal analizlerini yapmış, bu makamlardan seçilmiş on eseri inceleyerek, her makamın kendine ait bir ortalama fraktal boyutu olabileceğini ve bu boyutun müzikal karmaşıklık ve kullanılan ses aralığındaki genişliği gösterdiğini vurgulamıştır.

Profesyonel Müzisyenlerde Müzik Algısı Farklılıkları; Bir FMRI Çalışması
Barbaros Bozkır, Ege Üniversitesi

“Fonksiyonel manyetik rezonans (fMRI) kullanılarak belli bir müzik türü üzerinde profesyonelleşmiş müzisyenlerde müzik algısının beyin aktivitesi saptanmaya çalışılmıştır. Çalışma, Türk halk müziği ve rock müziğinden 6’şar erkek profesyonel müzisyendeki algılama ve aşinalığın, bu müzisyenlerin profesyonelleştiği müzik türü ve yabancı oldukları tür üzerindeki etkisine odaklanır. Nörolojik ve psikiyatrik geçmişe sahip olmayan sağ el baskın katılımcıların uzun yıllar yalnızca kendi müzik türlerinde çalışan müzisyenlerden oluşmasının nedeni, “algılama” ile birlikte “aşinalık” üzerine bir takım verilere ulaşmak içindir.”

Yansışım Süresi Farklılıklarının Değerlendirilmesi: FMRI Çalışması
Suat Vergili, Dokuz Eylül Üniversitesi

“Yansışım süresi değişimlerinin insan beyninde yarattığı aktivasyon farklılıkları ve bunun dinleyici algısında ne gibi değişiklikler yaptığı araştırılmaktadır. Bunun için oda akustiği etkisinden yoksun, yansışımsız (anechoic) bir klarnet sesi, ODEON mimari akustik modelleme yazılımı ile modellenen, aynı boyutlarda ancak farklı yansışım sürelerine sahip iki oda ile evrişim (convolution) işlemine tabi tutulmuştur. Daha sonra yapılan fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemesinde (fMRI) bu iki evrişim işleminden elde edilen sesler, önce yansışımsız ses, daha sonra kısa ve uzun yansışım sürelerine sahip sesler olacak şekilde katılımcılara dinletilmiştir. Katılımcılardan elde edilen sonuçlar üzerinde yapılan istatistiksel analiz sonucunda, sağ ve sol yarımkürelerdeki oditory kortekslerin superior temporal girus bölgelerinde belirgin aktivasyon değişimleri gözlenmiştir.”

Türkülerin Bilgisayar Destekli Makamsal Analizi
Hasan Tahsin Sümbüllü, Gazi Üniversitesi

“Geleneksel Türk halk müziği (gThm) kuramında var olan dizi adlandırma problemi yaşmaktadır. Bilgisayar destekli makamsal analiz ile gThm dizilerinin makam adı ile ifade etmenin sakıncaları giderilebilir. GThm dizilerini ayak kavramı yerine makam adı ile adlandırmanın yanlış değildir.”

12.30–13.30 Öğle Yemeği

13.30–15.00 2. Oturum: Popüler Müzik Çalışmaları
Oturum Başkanı: San. Öğr. Gör. Dr. Haşmet Altınölçek

Benzerlik ve Farklılığın Müzik Yoluyla Eş Zamanlı İnşası: Anatolian Death Metal
Aykut Barış Çerezcioğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi

“Bir müzik grubu, müzik pratiğinin içindeyken, kendisini o müziğin geniş ölçekli aidiyeti içinde konumlandırır ve bu konumlandırma ile aidiyetini güvenceye aldır.” Araştırmacı bu söylem bağlamında İzmir extreme metal scene içersinde müzik pratiklerini sürdürmekte olan melodik death metal grubu Gates of Eternity’i incelemiş, benzerlik ve farklılık ekseninde grubun müziksel kimliği üzerine analizler yapmıştır: “Grup extreme metal kollektivitesinin aidiyet sağlayıcı unsurlarını kullanarak kendi benzerlik kategorilerini kurarken, bir yanda da “Anatolian death metal” adını verdikleri, kendilerine özgü olduğu iddiası taşıyan üslupları çerçevesinde, farklılaşma taleplerine yanıt arar.”

Çok Boyutlu Bir Metin Olarak Müzik Videosu: Performans Videosu Örneği
Buket Genç, Dokuz Eylül Üniversitesi

“Etkisini 1980’li yıllarda müzik televizyonlarıyla kazanmaya başlayan, popüler şarkıların tanıtılması amacıyla, müzik endüstrisi tarafından üretilen ve bir şarkının sözleriyle birlikte müzikal unsurlarını görselleştiren bir form olarak müzik videosu kavramı önem kazanmaktadır. Müzik-medya ilişkisi açısından bakıldığında, müzik metinlerinin (yazı, ses, video vb.) izler kitle ile arabuluculuğunu sağlayan bir medya olarak internet, hem ticari alanda hem de ticari olmayan alanlarda daha fazla tercih edilir hale gelmektedir.” Araştırmacı müzik videosunun genel anlamda amaç, kapsam ve izler kitlesi bağlamında İzmir’li bir metal grubu olan Gates of Eternity’nin Judged to Execution adlı parçaları için hazırladıkları müzik videosunu analiz etti.

İstanbul’un Sesler Evreni
Şirin Özgün, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Tarihsel ve kültürel olarak çok katmanlı bir şehir olan İstanbul’un bu çok katmanlığı gündelik hayatına ve müziğine yansır ve bu katmanlılık yapısal bir analizi gerektirir. İstanbul gibi dünyada benzeri az bulunan bir metropolün seslerini kültürel olarak incelerken hangi yöntemlerin izlenebileceğine dair ipuçlarının oluşturulması önemlidir. Fransız filozof Louis Althusser’in tanımları, Roland Barthes’ın mit çözümlemeleri, Steven Feld’in Papua-Yeni Gine’de yaşayan Kaluli halkı üzerine yaptığı çalışmada kullandığı simgebilimsel çözümleme yöntemleri…”

Kültürel Üretim Sahaları ve Yazar Otantisitesi Bağlamında Türkiye’de Popüler Müzik Dergiciliği
Tolga Darcan, Dokuz Eylül Üniversitesi

“Müzik dergileri, sanatçılar ve onların müşterileri arasında önemli bir aracı medyadır. Bu dergilerin yazar ve eleştirmenleri popüler müzik üzerindeki bahsin yaratılmasında tarihi bir rol oynamışlardır. Türkiye’de de popüler müzik dergilerinin yayıncıları ve yazarları belirli bir “kültürel üretim sahası” içerisinde “kültür aracıları” olarak iş görüyorlar. Bu kültür aracılarının her biri de çeşitli müziksel söylemler aracılığıyla belirli bir otantisite anlayışını yansıtıyor.” Araştırmacı bu bağlamda Türkiye’de 2009 Nisan ayı itibariyle yayın hayatını sürdüren müzik dergilerinin müziksel söylemi üzerine inşa edilmeye çalışılan bir popüler müzik incelemesini gerçekleştirdi. Pierre Bourdieu’nün “saha” (field), “kültürel üretim” (cultural production) ve “kültür aracıları” (cultural intermediaries) kavramları ve John Fiske’nin “yayıncılık kodları”yla ilgili kategorizasyonunun yardımıyla Türkiye popüler müzik dergiciliği özelinde bir “kültürel üretim sahası” şemasını sundu.

15.00–15.15 Ara

15.15–16.45 3. Oturum: Tarihsel Müzikoloji - Organoloji
Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Gözde Çolakoğlu

İlhan Usmanbaş’ın Üç Yapıtı Bağlamında Çağdaş Türk Şiiri-Müziği İlişkisine Bir Bakış
Evrim Özler, Mimar Sinan Üniversitesi

“Çağdaş müziğimizin önemli temsilcilerinden İlhan Usmanbaş’ın, dönemin çağdaş akımlarını yakından izleyen bestecilik çizgisi 1950’li yılların sonundan itibaren rastlamsallık öğesinin yoğun olarak kullanıldığı yapıtlara yönelmiştir. Usmanbaş’ın 1970 tarihli üç yapıtı, Şenlikname, Bakışsız Bir Kedi Kara ve Kareler hem rastlamsallık öğesinin hem de grafik notasyon, açık biçim gibi uygulamaların hâkim olduğu bir müzik dilini ortaya koymaktadır. Bu üç yapıt, İlhan Berk, Ece Ayhan ve Behçet Necatigil’in hemen hemen aynı dönemde kaleme alınan şiir metinleri üzerine bestelenmiş olmaları bakımından da çağdaş şiir-müzik ilişkisi açısından önemli bir konuma sahiptir. Şiir metinlerinin müziklenmesi aşamasında bestecinin izlediği yol, geleneksel vokal türlerden son derece farklı bir nitelik göstermektedir.” Araştırmacı bu iç yapıtı şiir-müzik ilişkisini ön plana alan bir bakış açısıyla rastlamsallık uygulamaları çerçevesinde incelenmektedir.

Paul Hindemith’in Türkiye’de ki Çalışması ve Önerileri
Elif Damla Yavuz, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarından 2. Dünya Savaşı’na doğru giden politik karmaşa ortamının yarattığı sosyal bunalımlara denk gelen bir süreçte Avrupa’da mesleki ve hayati konumları tehlikeye giren bilim ve sanat insanlarının Türkiye’ye davet edilmesi ve buradaki çalışmaları yönetmek üzere görevlendirilmeleri içinde ünlü Alman besteci Paul Hindemith’in görevlendirilmesinin yeri ve önemini ayrıca önem taşımaktadır. Hindemith’in Türkiye’deki çalışmalarını anlatan raporları, dönemin ruhunu yansıtan en önemli belgelerden biri olmasına rağmen bugüne dek sadece kısmen yayınlandığı ve diğer belgelerle desteklenip yorumlanmadığı için sağlıklı değerlendirmelerden mahrum kalmıştır. Oysa çokça tartışılan bir döneme ait değerlendirmeler, bu belgelerin incelenmesinden mahrum bırakılmamalıdır.”

XV. Yüzyıl Osmanlı-Türk Müziği’nden Arap Kültür Etkileşimiyle Günümüze Gelen Ney’e Karşılaştırmalı Bir Bakış
Ali Tüfekçi, İstanbul Teknik Üniversitesi

“Osmanlı Devleti’nin bölgesel siyaseti XVI. yy başlarında özellikle Yavuz Sultan Selim döneminde büyük değişiklikler göstermiştir. Balkanlar’dan bugün Arap dünyası olarak bilinen bölgeye kadar üç kıtaya yayılan, dört yüz yıllık Osmanlı yönetimindeki çeşitli etnik ve dini grupların arasındaki kapsamlı etkileşimler bağlamında ney çalgısını da etkilemiştir. Günümüzde ney çalgısının kimliği farklı coğrafi bölgelerdeki işlevi ve bölgesel etkileşimlerine göre ortaya çıkmaktadır. Nitekim neyzenlere baktığımızda, bu etkileşim içerisinde makamsal anlayışın ön plana çıktığı ve ülkelerin kendi ekollerini yaşadığı topraklardaki sosyal ve kültürel etkileşimlere göre getirdiği görülmektedir.”

Çakma Stradivari’den Türk Müziği Kemanına: Bir Kemanın Kültürel Dönüşüm Süreci ve Keman Yapımcısının Bu Süreçteki Rolü
Murat Küçükebe, Dokuz Eylül Üniversitesi

“Çalgılar, katı bir malzeme ya da müzik yapmaya yarayan ve akustik nitelikleri olan gereçler olmanın ötesinde, insanların birbirlerini etkilemelerine ve sosyal örgütlerin kurulmasına katkıda bulunan kültürel araçlardır. Kullanımlarına ilişkin küçük farklılıklar ya da sahip oldukları özel tınılar ile farklı gruplara ait kimlik referanslarını aktarabilir ya da bu grupların kendilerini tanımlama ve diğerlerinden ayırma eylemlerine aracılık edebilirler. Aynı çalgıyı kullanan çeşitli çalıcı gruplarının kendilerini diğer gruplardan ayırma ve tanımlama eylemlerine aracılık etmeye yarayan bir kimlik işaretleyicisi olarak çalgı ‘tını’sı bu bağlamda önem kazanmaktadır. Çin malı Stradivari taklidi fabrikasyon bir kemanın modifikasyon sürecine bakarak, öncelikle ‘Batı’nın kültürel referanslarına uygun olarak üretilmiş bir kemanın Türk müziği keman çalıcılarının tınısal beklentilerini karşılayacak biçimde nasıl dönüştürüldüğü görülmektedir.”

_____________________________
Düzenleme Kurulu

Prof. Ş. Şehvar BEŞİROĞLU
Yrd. Doç. Dr. Belma KURTİŞOĞLU
Yrd. Doç. Dr. Gözde ÇOLAKOĞLU
Öğr. Gör. Dr. Haşmet ALTINÖLÇEK
Arş. Gör. Ahmed TOHUMCU
Arş. Gör. Gonca Girgin TOHUMCU
Arş. Gör. Günay KOÇHAN
Arş. Gör. Merve EKEN KÜÇÜKAKSOY
Arş. Gör. Serkan ŞENER
Arş. Gör. Tolgahan ÇOĞULU




Hoşgeldiniz