Güzel Sanatlar Nedir, Ne değildir? “Doğrusunu Bulmak İçin”… Göktan Ay


Toplam Okunma: 3582 | En Son Okunma: 28.11.2014 - 16:03
Kategori: Fikir Yazıları

Güzel sanatlar nedir? sorusu sorulduğunda, karşımıza çok değişik cevaplar geleceği muhakkaktı…Çünkü, hangi alanda kafamız karışık değil ki? Bir olayı akademik/bilimsel olarak çözümlemek ve rayına oturtmak istemezseniz, o iş babadan oğula aynı yanlışlarla/bakışlarla devam eder… Bir büyüğün dediği gibi “Türkiye’de Türkler yaşar, onlarda böyle yaşar”. Bu sözü geçersiz kılmak, ancak olaylara bilimsel bakışla mümkündür…

Yaptığımız araştırmada, konu ile ilgili aynı bilgilerin kopye edildiği, üzerinde fazla düşünülmediği anlaşılmaktadır. Biz konu hakkında düşünülmesini ve doğrunun bulunmasını/yaygınlaşmasını arzu ediyoruz.

Vikipedi’ye göre güzel sanatlar; “güzellik ve zevkle ilgilenen sanatlar için kullanılır. Bu terim ilk defa Fransızca’da kullanılmıştır, resim, heykel, baskı gibi görsel sanatları tanımlamak için bulunmuştur. Günümüzde daha çok, klasik veya akademik sanatla bağlantılı olan geleneksel görsel sanatlar anlamına gelir. Güzel sanatlar teriminin ortaya çıkışındaki motivasyon, resim, heykel gibi görsel sanat dallarını; tekstil, seramik gibi zanaat ve uygulamalı sanatlardan ayırmaktı. Buradaki “güzel”, sanat eserinin niteliğini değil, disiplinin estetikle bağlantısını vurgulamak için kullanılmıştır. Günümüzde icra edilen ve sadece resim, heykel ve baskıyla kısıtlı olmayan modern ve çağdaş sanat eserleri için açıklayıcı ve kapsayıcı olmadığından, buna alternatif olarak görsel sanatlar tabiri kullanılmaktadır. Güzel sanatlar insanların en tutkun yanıdır.

Güzel sanatlar deyince , eski alimler/ bilginler tarafından 10 sanat anlaşılmıştır. Bunlar; sarf (dilbilgisi), nahiv (sözdizimi), ilmi beyan (güzel konuşma bilimi), belagat (güzel konuşma bilimi), hesap felsefe, musiki, hendese geometri), ilmi heyet (astronomi)dir. Ancak bazılar bilimler arasına girmiş ve güzelsanat olmaktan çıkmıştır.

“Güzel sanatların çeşitleri:
1 - Edebiyat: Kelimelerle yapılan bir güzel sanattır. Nazım ve nesir yolundaki bütün eserler bu kola girer.
2 - Resim: Yağlı, sulu ya da kuru boyalarla bir zemin üzerine çizgiler çizme ve boyama suretiyle yapılan güzel sanattır. Resim yapan sanatçıya ressam adı verilir.
3 - Heykel: Ya tabiatta var olan ya da hayalde canlandırılan varlıkları,taş, çamur, tahta, maden gibi maddeler kullanmak suretiyle üç boyutlu olarak yapma işidir. Heykel yapanlara heykeltıraş adı verilir.
4 - Mimarlık: insanların estetik zevklerine hitap edecek şekilde yapılar yapmaktır. Tarihî olmak özelliğini kazanmış yapıtlar, tapmaklar .camiler, saraylar, bir medeniyetin en güzel eserlerini meydana getirirler. Sanatçılarına mimar adı verilir.
5 - Musiki: Sesleri melodi haline getirme sanatıdır. Musiki, pek çok bölümlere, ayrılır. Musiki bestecilerine musikişinas denir.
6 - Tiyatro: Bir hikâyenin, sahnede, oyuncular tarafından canlandırılarak, temsil edilmesi sanatıdır. Bugün tiyatro eserleri, sinemalarda, radyolarda, televizyonlarda yer almaktadır. Eseri oynayan sanatçılara aktör, aktris adı verilir.
7 - Dans: Musikiye uyularak yapılan ritmik hareketlerdir. Pek çok çeşitleri vardır.

Bunların dışında olarak, bugün, sinema ve fotoğrafçılığı da güzel sanatlar arasında sayanlar vardır.”*
Bazı uzmanlarca, güzel sanatları “geleneksel ve çağdaş olmak” üzere iki şekilde sınıflamışlardır. Buna göre, “görsel sanatlar” (plâstik sanatlar); resim, heykel, mimari gibi dalları bir grupta toplar. Fonetik sanatlar; müzik ve türleri ile edebiyatı, ritmik sanatlar; sinema, opera gibi sanatları kapsamaktadır.

Bu yazımızda Üniversiteler GSF, Üniversiteler GSE Bölümü, Kültür ve Turizm Bakanlığı GSGM, Anadolu GSL’ ndeki uygulamalar üzerinde durulacaktır.

YÖK’na bağlı Üniversitelerimiz “Güzel Sanatlar Fakültelerinde” durum nasıldır, bir göz atalım, bakalım dil/bölüm/eğitim ve amaç birliği var mı?;

MSGÜ GSF de bölümler; Fotoğraf, grafik tasarım, geleneksel Türk sanatları, heykel, sahne dekorları ve kostümü, tekstil ve moda tasarımı, seramik ve cam tasarımı, resim, sinema televizyon, temel eğitim

Kocaeli Ün. GSF de bölümler; Fotoğraf, grafik sanatları bölümü, heykel bölümü, müzik bölümü, resim bölümü, sahne sanatları bölümü, seramik bölümü, temel eğitim bölümü

Akdeniz Ün. GSF de bölümler; Resim, heykel, grafik, seramik ve cam, iç mimari ve çevre tasarımı, fotoğraf, sinema TV, müzik, geleneksel el sanatları, moda ve tekstil tasarımı, mimarlık, temel eğitim

Çanakkale 18 Mart Ün. GSF de bölümler; geleneksel, grafik, resim, seramik, sahne ve görüntü, sinema ve tv, tekstil, temel eğitim

Marmara Ün. GSF de bölümler; Resim, müzik, grafik sanatları bölümü, tekstil sanatları bölümü, iç mimarlık, geleneksel Türk el sanatları bölümü, heykel bölümü, seramik cam bölümü, endüstri ürünleri tasarımı bölümü, fotoğraf bölümü, sinema ve tv bölümü, temel eğitim bölümü, canlandırma film bölümü

9 Eylül Ün. GSF de bölümler; Resim bölümü, heykel bölümü, grafik bölümü, tekstil ve moda tasarımı bölümü, seramik cam tasarımı bölümü, geleneksel Türk el sanatları bölümü, fotoğraf bölümü, sahne sanatları bölümü, sinema tv bölümü, müzik bilimleri bölümü, temel eğitim bölümü,

Gazi Ün. GSF de bölümler; Resim, heykel, fotoğraf, endüstri ürünleri tasarımı, görsel iletişim tasarımı
(İlginç olan; iç mimarlık ve çevre tasarımı, moda ve tekstil tasarımı v.b. bölümlerin “Mühendislik ve Tasarım Fakültelerinde” bölüm olarak yada üniversitelerde “Fakülte” olarak ta mevcut olmasıdır.)

YÖK’na bağlı Üniversitelerimiz Eğitim Fakülteleri Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümlerinde ise resim ve müzik dışında eğitim verilmiyor, onlarda “anabilim dalına” dönüştürülmüş durumda. Verilen dersleri YÖK web sayfalarında bulmak mümkün olduğu için burada yer vermiyoruz.

Şimdi de Kültür ve Turizm Bakanlığı “Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü”ndeki duruma bir göz atalım;
Genel Müdürlüğün Görevleri;

a) Klasik, çağdaş ve geleneksel sanat akımlarını takip ederek, yurt içindeki sanat faaliyetlerinin millî kültür ve çağdaş anlayışa uygun olarak yürütülmesi ve yayılmasını, milletin bu yönden bilgi sahibi olmasını sağlamak,
b) Ulusal resim ve heykel sanatları ile geleneksel Türk süsleme ve el sanatları koleksiyonlarını geliştirmek,
c) Güzel sanatlara ilişkin çalışmaların sosyal ve kültürel gelişme bakımından verimli olması için tedbirler almak,
d) Güzel sanatlar galerileri ile orkestralar, korolar, çalgı, ses ve halk oyunları toplulukları, resim ve heykel müzeleri kurulmasını teklif etmek ve bunlara ilişkin hizmetleri yürütmek,
e) Diğer ülke sanatlarının yurt içinde tanıtılması amacıyla tedbirler almak,
f) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak olarak belirlenmiş.
Kısaca başlıklar şöyle belirlenmiş; resim, heykel, Türk süsleme ve el sanatları, müzik/oyun toplulukları.

Bağlı kuruluşlar;
Orkestralar, Türk Halk Müziği Koroları, Klasik Türk Müziği Koroları, Topluluklar, Yöresel Müzik ve Oyun Toplulukları, Resim Heykel Müzeleri
Güzel Sanatlar Galerileri (Yani müzik, oyun, resim, heykel)**

Müzik “güzel sanatlar” içinde ise; “opera ve bale” ayrılarak, neden “Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü” kurulmuş?… Genel olarak yazılan “Klasik, çağdaş ve geleneksel sanat akımları” neleri kapsıyor?…
Ayrıca, GSF lerde eğitimi yapılan “bölümler” neden Genel Müdürlük alanına girmemiş!? Girmesi gerekir mi? Doğrusu/yanlışı hangisi? Güzel sanatlardan ne anlıyoruz? Tanımı günün şartlarına göre değiştirmeli miyiz? Güzel sanatlar alanına giren her dal, GSF de yer almalı mı? Üniversite içindeki yapılanma mı önem kazanmalı?

Bakınız, üniversiteler GSF lerindeki “bölüm adları” bile bir değil, acaba içerikleri nasıl? Mezunlar nerelerde görev almaktalar? Biz önceki yazılarımızda yeni kurulan üniversitelerde GSF lerin çok hızlı bir şekilde kurulduğunu, moda haline geldiğini, henüz bu kadar sanatçı akademisyenin yetişmediğini (yetenek/ales/üds yüzünden), GSF nin, dekan olmak isteyen ünvanlı akademisyenlere yarış kapısı açtığını, bu gidişin kırılmayı/yozlaşmayı da beraber getirdiğini belirtmiştik….
 
Aynı şekilde, üniversitelerde konservatuar ve müzik bölümleri varken, mezunların istihdamları tartışılırken, GSF lerde müzik bölümü açılmasının da çok yanlış olduğunu bir kez daha belirtmek istiyoruz… Bir dalı ne kadar çok başlı hale getirirseniz, sorunlar içinde boğulursunuz…Henüz, konservatuarlar ve müzik bölümlerinin sorunları ortadan kaldırılmamışken, öğrenci alacağız diye yeni bölümler açılmasının derhal önüne geçilmelidir diye düşünüyoruz… Nasıl ki konservatuar müdürlerinin branşına göre yapılanmaya karşıysak, dekanların mesleklerine göre yapılanmaya da karşıyız…

Milli Eğitim Temel Kanunu, Güzel Sanatlar alanında özel ilgi ve yetenekleri belirlenen çocukları yetiştirmek üzere temel eğitim ve ortaöğretim seviyesinde okullar açılabileceğini hükme bağlamış ve belirlenen amaçları gerçekleştirme yönünde “Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri” kurulmuştur. Amaç; “Güzel Sanatlar dallarında yetenekli öğrencilerin yaratıcı, yapıcı ve yorumcu yeteneklerini geliştirmek, öğrencileri araştırıcı ve geliştirici çalışmalara yöneltmek, yetenekleri doğrultusunda bağımsız, doğru ve seçenekli yorumlar ve uygulamalar yapabilecek yaratıcı kişiler olarak yetiştirmek, öğrencilerin ulusal ve evrensel, tarihi yeni sanat eserlerini tanımaları ve anlamalarına yardımcı olmaktır.”

Bu liselerde 2 ana dal; müzik ve resim bölümleri bulunmakta, “Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümleri” ile uyuşmaktadırlar..
Resim bölümünden mezun olanların***, üniversitelerin; iç mimarlık, resim, heykel, seramik, grafik tasarım,tekstil tasarım, sahne dekorları ve kostüm tasarımı bölümlerine, görsel iletişim tasarımı, fotoğraf, endüstri ürünleri tasarımı, sinema ve televizyon bölümlerine,

Müzik bölümünden mezun olanların****, üniversitelerin; orkestra şefliği, piyano, nefesli çalgılar, vurmalı çalgılar, müzikoloji, sahne sanatları bölümlerine başvurabileceği belirtilmektedir.
Belki yetkili konumdaki bir kişi okurda “bu arkadaş ne yazmış” der diye, görüşlerimizi belirtiyor, konunun tartışılmasına imkan sağlamak istiyoruz.

Yıllardır söylüyorum; eğitim ile ilgili çalışan ünvanlı arkadaşlarımız, sadece kurum içinde görev almak için çaba göstermemeli, üniversite dışına da çıkmalı, MEB’nda, YÖK ‘nda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda, Belediyelerde, STK larda görev alabilmenin/kurabilmenin, “ilgili komisyonlara” seçilebilmenin yollarını da aramalıdırlar…

Bunun içinde; “araştırmak/üretmek/saygın-güvenilir-etik olmak/yazmak/paylaşmak/tanınmak şarttır”…diyor bu konudaki yazılarınızı/görüşlerinizi bekliyoruz…
Son söz; “Ben” yaptım “oldu” mantığı, yerini, “biz” yaptığa acilen bırakmalı, kurumlara öncelik verilerek bilim kazanmalıdır…
______________________________________

*www.nedirkimdir.org
**Aynı görevi/işi yapanların “koro ve topluluk” olarak neden ayrı isimlerle yapılandığınıda anlamakta zorluk çekiyoruz.
*** Resim bölümünden mezun olanların başvuracağı alanların bu kadar çeşitli ve renkli olması ne derece doğrudur? bilemiyoruz!..
**** Müzik bölümü mezunlarının başvuracağı alanlarda “tuşlu çalgılar” yerine neden sadece “piyano” denmiştir? “Tezeneli ve yaylı çalgılar” neden yer almamıştır? Uygulamada varsa neden açıklamalarda yoktur?anlamak mümkün değildir.




Hoşgeldiniz