İdil Biret’in Topkapı Sarayı Konserine Saldırı…


Toplam Okunma: 7241 | En Son Okunma: 05.10.2022 - 22:11
Kategori: Haberler

Dünyaca ünlü piyanistimiz İdil Biret’in İstanbul Topkapı Sarayı Avlusu’nda verdiği konseri sırasında(11 Temmuz 2009 akşamı) olay çıktı. Topkapı Sarayı önünde toplanan 100 kişilik öfkeli kalabalık tekbirler getirerek ve İdil Biret aleyhine slogan atarak, konserin afişlerini yaktı. Biret’in konser mekanında bir süre mahsur kaldığı olayda göstericilere polis müdahale etti… Gerginliğin, konserden bir gün önce(10 Temmuz 2009) Vakit Gazetesi’nde yayınlanan bir haberde(3), Biret’in hedef gösterilmesi nedeniyle çıktığı iddia ediliyor… Detaylar:

İDİL Biret’in eşi Şefik Büyükyüksel olayı şöyle anlattı:
“Vakit gazetesi bu konseri hedef olarak gösterdi. Sonra da bugün 100 kişiye yakın bir grup toplanmış. Tekbir getiriyordu. Sıvas’ın benzeri bir şey olabileceği de muhtemeldi. Polis orada duruyordu.Sadece kapıdan içeri sokmadılar o kadar. Sonra afişleri yaktılar. Etrafa saldırdılar. Eşimi tanısaydılar ne olurdu bilmiyorum. Arabaya bindirip kaçırdık oradan. Arka kapıdan geldi konseri verdi. Bizi hedef gösteren bu gazeteciler utansınlar.

İdil Biret Habertürk’e açıklama yaptı:

“Bizim yaptığımız müzik, herkesi birleştiren bir sanat. Biz insanları birleştirmek için sanat yapıyoruz, ayırmak için değil. Bu saldırı beni daha da güçlendirdi” dedi.

İdil Biret konser mekanından polis koruması eşliğinde ayrıldı.(1)
_____________________________________
(1) http://www.haber10.com/haber/174138/

* * * * * * *

Konseri ve atmosferini tanıtıcı -daha önce yayınlanan- bir haber Futuristica’da şöyle yer almıştı:

İdil Biret ve The Whitehall Orchestra…

İdil Biret ve The Whitehall Orchestra Topkapı Sarayı’nda; Çaykovski, şarap ve günbatımı… 2009’un en çarpıcı klasik müzik konseri, 11 Temmuz Cumartesi saat 20:00’de. Piyanoda İdil Biret, ona eşlik eden The Whitehall Orchestra, Çaykovski’nin eserleri, minder ve sandalyeleriyle Topkapı Sarayı’nın I. Avlusuna yayılmış, tarihi yarımadada günbatımına karşı şaraplarını yudumlayan izleyiciler…

Sıradışı klasik müzik konserleriyle tanınan Hakan Erdoğan Prodüksiyon tarafından düzenlenecek İdil Biret - The Whitehall Orchestra konserinin öncesinde, kültür dünyamızın çok sevilen duayeni Doğan Hızlan da DJ’lik yapacak ve kendi arşivini izleyicilere açacak. Bu konser, İdil Biret’in Yedikule Zindanları’nda Çaykovski’nin eserlerini yorumladığı konserlerin devamı niteliğinde olacak. 1996 ve 2001’de düzenlenen önceki iki konseri binlerce seyirci izlemişti.

Türkiye’de ilk kez konser verecek olan The Whitehall Orchestra, İdil Biret’le en son 2 Mayıs 2009’da Londra’da çaldı. Türkiye’de de basında geniş yer bulan bu konser İstanbul konserinin öncüsü niteliğindeydi. Orkestra İstanbul’da hareketli bir program sunacak: Çaykovski’nin I. Piyano Konçertosu’nda solist İdil Biret’e eşlik edecek ve ayrıca yine Çaykovski’nin 1812 Uvertürü’nü seslendirecek. Konserde ayrıca Edward Elgar ve Beethoven’ın bestelerine de yer verilecek.

Hem keyifli hem tarihi bir ortamda düzenlenecek bu konser, yurtdışındaki Tanglewood ve NYC Central Park Summerstage Konserleri gibi benzerlerini aratmayacak. Kayra’nın şarap sponsoru olduğu konserde seyircilere ücretsiz şarap da ikram edilecek: Fransa, Italya, Kaliforniya ve Anadolu’nun belli başlı bağ bölgelerinde üretilen Terra şarapları tadılacak. Sınırlı sayıda numaralı sandalye düzeni ile numarasız minder düzeninin yer alacağı İdil Biret-The Whitehall Orchestra konserinin biletleri biletix’ten temin edilebilir.(2)
____________________________
(2) http://www.futuristika.org/2009/07/01/idil-biret-ve-the-whitehall-orchestra/

* * * * * * * * * * * * * *

Konserden bir gün önce 10 Temmuz 2009 tarihli Vakit Gazetesi’nde yayınlanan ve olaylara neden olduğu iddia edilen haber:

Mukaddes avluda şarap küstahlığı…

Osmanlı’da cülûs bahşişi törenlerinin ve askerlerin cepheye uğurlanmasının Kur’an-ı Kerim okunarak yapıldığı Topkapı Sarayı I. Avlusunda Cumartesi akşamı caz konseri gerçekleştirilecek.

Fahrettin DEDE’nin haberi…

Hakan Erdoğan Prodüksiyon tarafından organize edilen konserin reklamlarında ‘Şarabını al gel mehtabı seyredelim’ teması işleniyor. Piyanoda İdil Biret ve The Whitehall Orchestra tarafından verilecek konserin duyurusunda “Minder ve sandalyeleriyle Topkapı Sarayı’nın I. Avlusuna yayılmış, tarihi yarımadada günbatımına karşı şaraplarını yudumlayan izleyiciler 2009′un en çarpıcı klasik müzik konserini izleyecekler” ifadeleri kullanılıyor. Duyuruda kullanılan bir başka slogan ise, “Çaykovski, Şarap ve Günbatımı… Başka söze gerek var mı?”

MUKADDES YERDE İÇKİ SU GİBİ AKACAK
Kayra isimli şarap firmasının sponsor olduğu konserde seyircilere ücretsiz şarap da ikram edilecek. İçki reklamlarının yapıldığı duyurularda reklam duyurusunda “Fransa, İtalya, Kaliforniya ve Anadolu’nun belli başlı bağ bölgelerinde üretilen Terra şarapları tadılacak” ifadeleri kullanılıyor.
Sınırlı sayıda numaralı sandalye düzeni ile numarasız minder düzeninin yer alacağı İdil Biret-The Whitehall Orchestra konserinin bilet fiyatları ise sandalye 70 TL, minder 50 TL, öğrenci indirimli minder 30 TL.

REZALETE D TİPİ SPONSORLUK
7 yaşından küçük çocukların konser alanına giremeyeceğinin duyurulduğu konserin düzenleyicisi Hakan Erdoğan’ın sponsorları arasında Hürriyet ve Milliyet gazeteleri de bulunuyor.

İLBER ORTAYLI ELEŞTİRDİ, KÜLTÜR MÜDÜRÜ İNCELETME KARARI ALDI
Topkapı Sarayı Müdürü İlber Ortaylı, prodüksiyon şirketinin İdil Biret ve The Whitehall Orchestrası’nın şarapla özdeşleştirilerek konserin reklamının yapılmasının çok yanlış olduğunu söyledi. Ortaylı, “Şirketin yöneticilerinin Milli Virtüözümüzün sarayın önündeki Çaykovski konserinden anladıkları demek ki sadece şarapmış. Şarabı alıp çayıra yayılacaklar. O zaman mangal yapanları niye eleştiriyoruz ki” dedi. Ortaylı, prodüksiyon şirketinin sahipleri ile görüşeceklerini ifade etti. İl Kültür Müdürü Ahmet Emre Bilgili ise Topkapı Sarayı’nın 1. Avlusu’nun Kültür Bakanlığı’nın belirlediği şartlar altında çeşitli konserler için kiralandığını kaydederek, “Şarap servisinden haberim yok. Biz kiralarken etkinliğin içeriğini çok irdelemiyoruz, bizden konser diye izin alınmış. Olayı inceleteceğim” diye konuştu. Hakan Erdoğan Prodüksiyon sahibi Hakan Erdoğan ise kutsal emanetlerin ve Osmanlı eserlerinin yer aldığı sarayda şarap ikramının normal olduğunu savunmaya kalktı. Konser alanının kutsal emanetlere yakınlığını da anlatmaya çalıştığımız Erdoğan, “Kutsalmetre ölçer mi var. Bu yakınlığı neye göre hesaplıyorsunuz” şeklinde konuştu. Erdoğan, klasik müziğin zor dinlenen bir müzik olduğunu, insanları rahatlatmak için şarap ikramı yapılacağını kaydetti.(3)
_______________________________
(3) http://www.habervaktim.com/haber/78990/mukaddes_avluda_sarap_kustahligi.html  

* * * * * * * * * * * * * * * * *

ODTÜ’de Nisan 2009 Ayında yaşanan bir olay:

İdil Biret Konseri Öncesi GERGİN Saatler…

ODTÜ Sanat Festivali kapsamında, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılacak olan İdil Biret Konseri öncesinde, İdil Bir

ODTÜ Sanat Festivali kapsamında, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılacak olan İdil Biret Konseri öncesinde, İdil Biret adına GazeteODTÜLÜ’yle görüşen Şefik Büyükyüksel’den şaşırtan tavırlar!

GazeteODTÜLÜ ekibi olarak bir ay öncesinden biletlerini aldığımız İdil Biret konseri öncesinde, İdil Biret’le röportaj yapmak için girişimde bulunmuştuk. Yaklaşık bir aya yayılan görüşme trafiğimiz kapsamında, bugün yapmayı beklediğimiz İdil Biret röportajı öncesinde, “sanat” adına gölge düşüren, “ODTÜ” adına yakışmayan olaylara tanıklık ettik. Bir beyefendi düşünün; İdil Biret adına konuşuyor ama telefonlarına bakmadığı gibi telefonuna ilk baktığı anda surata telefon kapatıyor. Bir hanımefendi düşünün; ODTÜ’de “güzel sanatlar” ondan soruluyor ama ilk fırsatta “sizi yakarım, akıllı olun” imalarıyla GazeteODTÜLÜ’ye tehditler savuruyor. Burası ODTÜ, tarih 18 Nisan 2009. ODTÜ Sanat Festivali, “günümüzdeki postmodern magandalar” başlıklı etkinlikle devam ediyor…

İdil Biret’le röportaj için GazeteODTÜLÜ’den giden ilk ileti (26 Mart 2009):

Merhabalar Şefik Bey, ben İdil Hafızoğlu.

2006 yılından bu yana gazeteodtulu.com adresinde yayın yapmakta olan Türkiye’nin en büyük öğrenci gazetesi GazeteODTÜLÜ adına yazıyorum. 18 Nisan 2009′da İdil Biret’in, ODTÜ Sanat Festivali kapsamında ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde konser vermesi sebebiyle kendisiyle röportaj yapmak istemekteyiz.Yaklaşık olarak 45 dakika sürmesini planladığımız söz konusu röportaj teklifimizi kabul etmeniz durumunda bize yer ve saat ile ilgili dönüş yaparsanız seviniriz.

Saygılarımla
İdil Hafızoğlu
GazeteODTÜLÜ Muhabiri

İdil Biret adına iletimizi cevaplayan Şefik Büyüksel’den gelen ileti: (4 Nisan 2009)

Idil Hanim,

Tesekkürler. Geldigimizde bizi kalacagimiz lojmanda ararsaniz söylesi icin bir zaman tesbit ederiz.
Idil söylesilerinde güncel konulara deginmek istiyor. Su anda bunlar:

1) Son ABD, Venezuela, Küba konser turnesi;

2) Beethoven’in bütün piyano eserleri kayitlarinin yayini (bakiniz ekli mecmua ve www.idilbiretarchive.eu )

3) Kitabinin hazirlanmakta olan ingilizce tercümesi (Ankarada Ajanstürk matbaasinda basilacak)

4) Amerikada IMC firmasi tarafindan yayinlanmakta olan Chopin’in bütün notalari yeni edisyonu (ekli)

En iyi dileklerimle.

Sefik Büyükyüksel

İdil Biret’le röportaj için GazeteODTÜLÜ’den giden ikinci ileti (4 Nisan 2009):

Teşekkür ederim, geldiğiniz zaman size telefonla ulaşacağım.ODTÜ’ye hangi tarihte yerleşeceğinizi söylerseniz size saha rahat ulaşabilirim.

Saygılarımla

İdil Hafızoğlu
GazeteODTÜLÜ Muhabiri

26 Mart 2009 tarihinde başlayan bu yazışmaların üstüne, 17 Nisan 2009 Cuma günü sabah saat 11 gibi GazeteODTÜLÜ adına İdil Biret’e ulaşmaya çalışan İdil Hafızoğlu, olayların şu şekilde geliştiğini ifade ediyor:

“İlk yazışmamızı 26 Mart 2009’da gerçekleştirdiğim Şefik Büyükyüksel’in, İdil Biret’in resmi sitesinde bulunan cep telefonu numarasını kendilerinden gelen cevap üzerine aradım ve telefonu üzerinden cevap alamayınca, röportaj teyit isteğimi belirten ve kendimi de tanıtan kısa bir telefon mesajı yazıp yolladım. Bana geri dönülmediği gibi kendisini aynı gün içerisinde birçok kez daha aradım kendilerinden yine cevap alamadım. 18 Nisan 2009 sabah 11 gibiyse bu defa kendi ev telefonumdan Şefik Büyükyüksel’in cep telefonunu aradım ve karşımda bu defa Şefik Büyükyüksel’i buldum.Telefonu açar açmaz, ben henüz tek kelime konuşmadan, karşımda kaba bir şekilde “Çok önemli toplantıdayım, kısa olsun konuşma.” dedi. “Tamam” dedim ve kendimi nezaketen tanıtarak röportaj için yazıştığımız ve bu yüzden aradığımı bildirdim. Kendisi bu defa da “Mesajınızı aldım. Ödül Hanım’a yönlendirilmiş olmalısınız, röportajlar Cuma günü yapıldı. Kendisi bugün röportaj vermeyecek, ama, konser çıkışı kuliste belgesel çekimi öncesi veya sonrasında 5-10 dakika konuşabilirsiniz.” dedi. Ben de konser sonrası kulise geleceğimi söyledim ve bunu kendisine teyit ettirdikten sonra telefonu kapattık.

Bunun üzerine GazeteODTÜLÜ yayın yönetmeni Canan Saka’ya durumu bildirdim ve konser sonrası 15 dakikalık gayriresmi bir görüşmenin röportaj niteliğinden ziyade bir sanatçı-hayran buluşması niteliği taşıması kaygısıyla bu defa da Canan Saka gazetemiz adına Şefik Büyükyüksel’i aradı ve söz konusu röportaj isteğimizi net biçimde belirtti. Bunun üzerine, Canan Saka ile telefon görüşmesi yapan Şefik Büyükyüksel, daha önce yapılacağını teyit ettiği konser sonrası 15 dakikalık görüşmenin de pek mümkün olmayacağını belirterek bir aylık bu yazışma-arama trafiğini sonlandırmak istemiştir. Canan Saka da böyle bir röportaj için niçin bir aydır bekletildiğimizi anlayamadığımızı, niçin “evet” ya da “hayır” gibi “kesin” cümlelerle yanıtlanmadığımızı ve birçok basın yayın organının da bu süreçte İdil Biret’le röportajlar yaptığını ve ortaya çıkan söz konusu bu durumun İdil Biret ODTÜ Konseri öncesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğrenci Gazetesi GazeteODTÜLÜ’ye ve ODTÜ öğrencilerine saygısızlık teşkil ettiğini söylemiş ve Şefik Büyükyüksel de bunun üzerine telefonu Canan Saka’nın yüzüne kaba bir üslupla kapatmıştır. Kendileriyle olan yazışmalarımız da bizlerde mevcut olduğu gibi dilediklerinde telefon kayıtlarına da göz atabiliriz.”

Bu çirkin durum ve ilgili telefon numaraları, kurulduğu günden bu yana GazeteODTÜLÜ yayın danışmanlığını sürdüren Ozan Önen’e iletilmiş ve bu yaşanan gelişmeler üzerine gazetemiz yayın danışmanı Ozan Önen de Şefik Büyükyüksel’i cep telefonundan 18 Nisan 2009 Cumartesi günü içerisinde çeşitli defalar aradıysa da telefonları yanıtlanmamıştır.

Ortaya çıkan manzara üzerine Ozan Önen de Şefik Büyükyüksel’in cep telefonuna “Bugüne kadar görmediğiniz protestoyu sanırım ki ODTÜ’de görebilirsiniz; ODTÜ öğrencileriyle son derece kaba biçimde konuşmuşsunuz. Eğer konu hakkında konuşmak isterseniz, beni müsait olduğunuz bir zamanda bu numaradan arayabilirsiniz. - Ozan Önen” şeklinde bir mesaj yolluyor.

Mesaj yollandıktan bir saat sonra nihayet telefonlarımız çalıyor ve Ödül isimli bir hanımefendi (İsminin Ödül Işıtman olduğunu ve ODTÜ Güzel Sanatlar Bölüm Başkan Yardımcısı olduğunu söyleyen bir görevli) önce Canan Saka’yı arıyor; problemin kendilerinden kaynaklandığını ve sorunu çözmek istediklerini söylüyor fakat daha sonra gazetemizi bu durum sebebiyle ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’a ve ODTÜ Sağlık-Kültür-Spor Daire Başkanı Rafiye Karakan’a şikâyet edeceğini söyleyerek GazeteODTÜLÜ’yü tehdit ediyor ve bunun yanında İdil Biret’in kendilerine konsere çıkmamayı düşündüğünü iletiyor.

Bu konuşmanın hemen ardından, aynı şahıs bu defa da Ozan Önen’i arıyor. Ozan Önen’e kendisini tanıttıktan sonra Şefik Büyükyüksel’in cep telefonuna yollanmış olan mesajın anlamını Ozan Önen’e soruyor ve ikili arasında son derece sert geçen 15 dakikalık bir polemik başlıyor. Ödül Işıtman, konuşmanın başında Ozan Önen’e durum hakkında bilgilenmek istediği için arama yaptığını söylese de “Şefik Bey’in cep telefonuna attığınız mesajınız tüm rektörlük katına tek tek iletildi, kendisini tehdit etmişsiniz” diyor. Bunun üzerine de Ozan Önen, “Sakın böyle diyerek siz bizi tehdit ediyor olmayasınız? Eğer ortada bir tehdit var ise mahkemelere başvurabilirsiniz. Ama ortada bir tehdit değil, kabalık mevcut” diyor ve ilgili mesajı istedikleri kata yollayabileceklerini, ortada son derece saygısızca vuku bulan bir olayın olduğunu, yıllardır organizasyon işleri de yaptığını ama basın camiasının da içinde bulunduğunu ve bir tane dahi buna benzer bir olay görmediğini, olayın son derece amatörce yapılmış bir işgüzarlık olduğunu ve üstüne ODTÜ öğrencilerine yapılan kabalığa rağmen niçin Şefik Büyükyüksel’in telefonlarına çıkmadığını ve niçin kendisinin değil de Ödül Işıtman’ın bu mesaj üzerine kendilerini aradıklarını soruyor. Ödül Işıtman da Şefik Bey’in çok sinirlendiğini, İdil Biret’in de konseri iptal etmek üzere olduğunu ve bu yüzden olayı anlamak için kendisinin Ozan Önen’i aradığını belirtiyor ve “Yapabileceğimiz bir şey var mı? Röportajın uzunluğuna mı takıldınız? Ne yapabiliriz sizce?” diye soruyor. Ozan Önen de “aylar öncesinden biletlerini aldıkları bu konserin biletlerini de iade ettiklerini, konserin iptal edilmesinin umurlarında olmadığını ve bir ay öncesinden yazışmalarını yaptıkları röportaj isteklerini de gazete adına geri çektiklerini ama yapılabilinecek son bir şey olarak Şefik Büyükyüksel’le bir konuşma yapmak istediklerini çünkü ortada net bir skandalın mevcut olduğunu” ısrarla belirtiyor. Ayrıca, “hiçbir mali beklentisi olmayan bir öğrenci gazetesinden son derece kibar biçimde gelen böyle bir röportaj teklifinin reddedilebileceğini, ama sorunun bu olmadığını; asıl sorunun, hoş olmayan biçimde olayın belirsiz bir noktaya kilitlenmiş olması olduğunu ve havada uçuşan tehditlerin söz konusu olduğunu ve bu durumdan hiç hoşnut olmadıklarını” söylüyor. Bu noktadan sonra Ödül Işıtman da Şefik Bey’in böyle bir görüşmeyi istemeyeceğini belirtiyor. Ozan Önen de “kendisiyle konuşmak istemeyen bizler olmalıyız ama yine de üzerimize düşeni yapıyoruz, hiçkimse GazeteODTÜLÜ muhabiri arkadaşlarımızla o şekilde konuşamaz” diyor ve konuşmanın daha ileri gidemeyeceğini anlayan iki taraf da yaklaşık 15 dakika süren konuşmayı sonlandırıyorlar.

Ve evet, sevgili İdil Biret’in muhtemelen bu olanlardan haberi dahi yok diyeceğiz, ama, onu da diyemiyoruz. Niçin? Çünkü, kendisi konseri iptal etmeyi düşünmüş bu yaşananlar üzerine. Sağlık olsun. Bizler de, büyük heyecanla beklediğimiz röportaj yerine böyle bir haber yayınlamak zorunda kaldığımız için şaşkınız. İşte ODTÜ, işte sanat, işte festival…

Ege Tarçıncı, Mimarlık 18.04.2009 (4)
___________________________________________

(4) http://www.gazeteodtulu.com/index.php?metin=51  �




Hoşgeldiniz