Şişli Belediyesi “Bedestan Türk Halk Müziği Orkestrası” Şefi Göktan Ay ile Söyleşi…


Toplam Okunma: 4675 | En Son Okunma: 28.03.2017 - 14:57
Kategori: Röportajlar

Şişli Belediyesi “Bedestan Türk Halk Müziği Orkestrası ve Solistleri”nin yönetiçisi, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Sanatçı Öğretim Üyesi ve İstanbul Türk Müziği Dernek ve Vakıfları Dayanışma Konseyi Başkanı Y.Doç. Dr. Göktan Ay ile yaptığımız söyleşi: “Kişi hangi meslekten olursa olsun, bir sanat dalı ile ilgilenmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Böylece insanların sosyalleştiğini, paylaşımda bulunduğunu ve kendi alanlarında daha başarılı olduklarını yapılan araştırmalardan biliyoruz… Uygulayacağımız diğer projeler…

Musiki Dergisi: Ülkemizde politikacı veya bürokratların gerek geçmiş, gerekse şimdiki hayatlarında bir sosyal etkinliğe aktif olarak katılmış veya katılıyor olması konusu…

Göktan Ay: Ülkeyi yönetmeye aday olanların, kendi toplumunu, kültürel değerlerini çok iyi tanıyan kişiler olmasını arzu ediyoruz. Bunun içine, Bakanlarımız, Kültür Müdürlerimiz, Belediye Başkanlarımız, Rektörlerimiz, Dekanlarımız, İl Milli Eğitim Müdürlerimiz v.b. girmektedir. Her yönetici popüler kültür ile kalıcı/geleneksel kültürlerin ayrımını yapabilmelidir.

M.D: Belediyelerin gerçekleştirdikleri sosyal etkinliklerin halka benimsetilebilmesi, dolayısıyla paylaşımın arttırılması sorunu…

G.AY: Belediyeler son çıkarılan yasalarla, kültür ve sanata yapacakları yatırımlarda rahatlamışlardır. Bugün için bütün illerimizde konser salonu sıkıntısı vardır. (Hala “çok yönlü bir konser salonu nasıl olur?” sorusuna bir proje ile cevap verilememiştir.Bkz. G.Ay. Çok yönlü salondan ne anlıyoruz., musikidergisi.net) İstanbul bu konuda biraz daha şanslıdır bana göre. Çünkü, son yıllarda Büyükşehir Belediyesi ve ilçe Belediyeler bu konuda önemli yatırımlar yapmaktadırlar. Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi, Harbiye Vadisi, Borusan Müzikevi, Bağlarbaşı Kültür Merkezi sadece birkaçı….Sanata önem verip kalıcı işler yapan her kişiye teşekkür ediyor, devamını diliyorum.

M.D: Müzik okulu mezunlarına iş sahaları…

G.AY: Müzik gerçekten ciddi bir iştir. Konservatuarlar ciddi eğitim yapan kurumlar olmalıdırlar ve ciddi mezun vermelidirler. Hükümet çalışmaları içinde yetişmekte olan müzik okulu mezunu gençleri istihdam konusunda açılımlar içinde olmalıdır. Ancak, Devlet topluluklarındaki sanatçıların, emeklilik hakları iyileştirilmediğinden, belli bir yaşa gelmiş sanatçılar emekli olmamakta, (Bkz. G.Ay, Sanatçılarda açılım bekliyor, musikidergisi.net) o zamanda hem onlar, hem de yeni mezun olmuş gençler mağdur olmaktadırlar. Yıllardır konuşulan ama gerçekleştirilmeyen bu konuda Devletimizin, Kültür Bakanlığımızın 2010 da konuyu çözmesinde önemli yararlar vardır.

M.D : Bir marka haline gelen “İstanbul Türk Müziği Günleri” …

G.AY: Biz 12 yıl düzenli olarak yaptığımız “İstanbul Türk Müziği Günleri” ile, ilçelerde çalışan ciddi toplulukları/dernekleri/vakıfları bir amaç doğrultusunda bir araya getirdik. Salonların boş kalmaması ile önemli bir gücü harekete geçirdiğimizi gördük. Konserlerimizde alaturka davranışlardan (müziğimiz alaturka değildir) uzaklaşarak, müziğin sahne sanatı olarak görülmesine vesile olduk. Sponsorları harekete geçirdik. En güzeli yüzlerce insanı evlerinden çıkararak topluluklara katılımını sağladık. Şunu gördük ki, bizim insanımız, iyi işler yaptığınızda sizi yalnız bırakmıyor, destekliyor. Sadece itici güç olunmasını bekliyor…

M.D : Konservatuarlarımızın kurum olarak çevresine yararları…

G.AY: Ben yıllardır Konservatuar’daki öğreticiliğimin dışında da sosyal projeler içinde oldum. Bir öğretim üyesinin sadece kendisine gelen öğrencilere değil, onların velisine, ailesine, çevrede oturanlara da ışık saçması gerektiğini düşündüm. Ayrıca, iş yapmada sevdiğim/benim adamım/arkadaşım değil işi sağlam yürütecek bilgili/donanımlı/yaptırımlı kişilerle çalışılmasını savunmaktayım. Her insan her işi yapamaz, önemli olan farklı özelliği olan insanların bir araya gelerek büyük projeleri ortaya koyabilmesidir. Buna en iyi örnek orkestradır. Ancak, bizde hala benim olsun küçük olsun anlayışı hakimdir…Biz, mezunlar derneğini kurarak, önemli faaliyetler yaptık. Türk Müziği Dernek ve vakıfları Dayanışma Konseyi ile ciddi işler yaptık. Ben, belki önde ve itici/takipçi/ısrarcı oldum ama, kurullarımdaki arkadaşlarımdan saygı ve önemli destek gördüm, görmeye de devam ediyorum.

M.D: İstanbul gibi kozmopolit bir kentte insanlar İstanbulluğa/kentlerine yabancı mı?

G.AY: İstanbul gibi metropol olmuş, çok göç almış bir şehirde, insanların geçim derdine düştüğünde sanatı/kültürü/edebiyatı bir kenara bıraktığını hepimiz biliyoruz. İşte burada belediyelere önemli görevler düşmektedir. Her belediye kendi sınırları içinde yaşayan insanların profilini çıkarmalı, onları şehre adapte edici çalışmalar yapmalı. Bunun da en iyi yolu sanat/kültürdür. Dün, basında okudum, 2010 projesi nedeni ile müzik öğretmenleri toplantısı yapılıp, klasik müzik alanında bilgiler verilmiş. Ancak, toplantıya katılanların çoğu ilk defa böyle bir konseri izlediklerini söylemişler. Ne kadar düşündürücü değil mi? Belediyeler, popüler kültürü değil, kalıcı olan, geleneksel sanat ve kültür dallarını, kültür merkezleri kurarak insanlara sunabilmelidir.

M.D : Şişli, sn. Mustafa Sarıgül ve kültür…

G.AY: Şişli önemli bir ilçemiz.310.000 nüfusa sahip. Her semt ayrı bir özellik gösteriyor. Belediye de ona göre çalışmalar yapmaya devam ediyor. Zaten Sn. Sarıgül’ün öğretmenlikten gelmesi nedeni ile eğitime, okullara verdiği önemi ve desteği yakından biliyoruz. Eğitim ve Kültür Müdürlüğü de sürekli öğrencileri ve velileri geliştirici çalışmalar içinde. Ama konser salonu sıkıntısı her işi zorlaştırıyor. O nedenle AVM lerin(alışveriş merkezleri) içinde mutlaka konser salonu projelerde yer almalı diye yazıyor/çırpınıyorum.

M.D : “Şişli Belediyesi Sanat Konseyi” kurma çalışmalarınız…

G.AY: Şişli Kent Konseyi var, çalışmalar yapıyor. Şimdi benim Koordinatörlüğümde “Şişli Belediyesi Sanat Konseyi”ni kurmak üzere çalışmalara başladık.
1/ Sanatçıların kataloglarını çıkarmak,
2/ Ortak çalışmalar yapmak,
3/ Belediye’ye projeler hazırlamak,
4/ Yarışmalar, şenlikler, festivaller yapmak,
5/ Halkı bilinçlendirici, eğitici yeteneklerini geliştirici kurslar açmak,
6/ Kültür elçileri oluşturmak,
7/ Diğer kardeş belediyelerle işbirliği içinde olmak,
8/ Sanatçıları kaynaştırıcı geceler/yemekler düzenlemek,
9/ Orkestralar/topluluklar oluşturmak,
10/ Semt sanat evleri açmak amacındayız.
Şişli Belediyesi Web sayfasında form var, Şişli’de ikamet edenler formu doldurup gönderebilirler. Güzel sanatlar alanında çalışan her kişiyi aramızda görmek istiyoruz. Kısaca bir gücü ortaya çıkarmaya/harekete geçirmeye çalışıyoruz.

M.D : Amatör toplulukların toplum katılımlı çalışmaları

G.AY: Ülkemizde Devlet toplukları/koroları var. İstanbul cazibe merkezi olduğu için Bakanlığa bağlı 3 Klasik Türk Müziği Korosu/Topluluğu, 1 THM Korosu var ve kendi anlayışlarında çalışmalara devam ediyorlar. Ancak, vakıf ve dernek çatısı altında İstanbul’da 200’ü aşkın TSM topluluğu var. Yine aynı sayıya yakın THO derneği var. Kadıköy adeta bir cennet, her mahallede bir koro olduğunu duyuyoruz. Ancak, düzenli çalışan amatör THM topluluğu maalesef yok. Sadece bilinen Folklor Kurumu THM Topluluğu çalışmalarını az bir kadro ile de olsa devam ettiriyor. İBB TSM ve THM Toplulukları dar bir kadro ile çalışmalar yapıyor.

M.D: Bedestan Türk Halk Müziği Orkestrası ve Solistleri projesi…

G. Ay: …İşte THM alanındaki bu boşluğu doldurmak amacı ile, Sn. Sarıgül’ün isteği ve yer göstermesi ile benim şefliğimde “Bedestan Türk Halk Müziği Orkestrası ve Solistleri” Ekim 2009’dan itibaren çalışmalarına başladı. Hepsi özenle seçilen orkestra elemanları konservatuar eğitimi almış, heyecan duyan, ülke müziğine katkıda bulunmak isteyen gençlerden oluşturuldu. Ülkemizde ilk defa yapılan bir çalışma sunulacak. Eserlerin çalgı notasyonu ve düzenlemeleri Sinan Ayyıldız’a, okuyuş notasyonu Seval Eroğlu’na aittir. Her çalgının yapısına ve ses genişliğine göre partileri yazıldı. Solistler yöre okuyuş üslubuna bağlı kalacak, çalgılar yöre tavırlarını eserler içinde mutlaka gösterecekler. Bir aksilik olmaz ise, topluluğumuz, “Gala Konseri”ni, 21 Ocak Perşembe günü, saat 20.00 de, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, misafir sanatçıların katılımı ile, seçkin bir sanatçı/davetli protokol önünde verecek.
Tabi bu konuda Türk müziğini seven sponsorlara ihtiyacımız vardır. Bakanlarımızı, İstanbul Milletvekillerimizi, Sanatçılarımızı konserde görmek istiyoruz.
Biz bu orkestranın İstanbul’a maledilmesini, Kültür ve Turizm Bakanlığı veya İBB kanatları altına alınmasını arzu ediyoruz.

M.D : Kültürel anlamda diğer hedef ve planlarınız…

G. Ay: Şubat ayında müzik alanında 3 çalıştay (THO-12 Şubat, THM-19 Şubat, TSM-24 Şubat) yine Şişli Belediyesi desteğinde; uzmanların, öğretim elemanlarının, MEB ve Kültür Bakanlığı yetkililerinin, meclis üyelerinin dernek/vakıfların katılımı ile Başkanı olduğum “Türk Müziği Dernek ve Vakıfları Dayanışma Konseyi” işbirliğinde gerçekleştirilecek. 20 Ocak’tan itibaren bilgiler ve katılım formları Belediye web sayfasında yayınlanacak. Bu toplantılarla sorunlar tartışılırken, yönetimdekilere de mesajlar verilmiş olacak.

Biliyorsunuz Sn.Sarıgül, iddialı bir şekilde hükümet olmak amacı ile çalışmalar yapıyor, partileşiyor. Biz çalıştaylar ile birinci elden kendilerine ve kadrolarına sanat dallarının önemini, sorunlarını ve çözüm yollarını anlatacağız/paylaşacağız. Önümüzdeki dönemlerde hükümet olmaları durumunda konularımıza yabancı olmayacaklar… Ayrıca “çalıştay sonuç raporları” ilgili kurumlara rapor halinde gönderilerek paylaşım sağlanmış olacak.Tabi ki sorunları çözmek yine “alanla ilgili kurumlara” düşecek…
Her şey ülkemiz için… diyorsak eğer, “bir,iri, diri” olmak elimizde…

M.D : Çok teşekkür ediyoruz. Bizim özlediğimiz, sizin uygulamak üzere dile getirdiğiniz düşüncelerinizin birbiri ardına hayat bulacağına inanıyoruz…




Hoşgeldiniz