Müzik Kliplerinde Kadınsı Çağrışımlar… Tuğba Aydın(*)


Toplam Okunma: 3220 | En Son Okunma: 21.09.2017 - 15:02
Kategori: Yazılar

Özellikle son 20 yıldan bu yana Türkiye’de özel televizyon ve radyo kanallarının açılması, 1980’li yıllardan itibaren gazete basınının “boyalı basın” adıyla anılır olması ve internet teknolojilerinin hızla gelişmesi, 2000’li yıllarda medya- müzik ilişkisinin farklı bir noktaya doğru kayacağının ipuçlarını vermiştir. “Benzer şeyleri tüketen insanların aynılaşacağı” savından yola çıkarak müzik kliplerinde uygulanan cinsiyetçilik konusunun dikkat çekeceğini ummaktayım…

Benzer mekanlar ve konulardan oluşan klipler ile benzer melodiler ve şarkı sözlerinin yer aldığı günümüz müzik anlayışında kliplerde kadının ele alınışını da benzer şekillerde olmaktadır. 2010 yılı itibariyle video müzik kanallarında çokça yer alan 40 video klip üzerinde yapılan araştırma sonuçları ilginç tespitler içermektedir. Dinleyicinin en çok tercih ettiği müzik türü pop müzik olarak belirlenmiştir. Düşük tempolu duygusal aşk şarkıları seslendiren kadın şarkıcıların klipleri, büyük oranda kapalı mekânda (bu mekan daha çok ev ortamıdır) ve tek başına geçmektedir. Kadın şarkıcı, acısını evinde tek başına yaşamaktadır. Bu şarkılar ayrılık temasını taşır. Benzer temadaki şarkıları seslendiren erkek şarkıcıların bir kısmı ayrılık acısını atlatmak için gece kulüplerine gitmektedir. Bu konuyu bir örnek ile somutlaştıralım.

Şarkıcı Bengü’nün “Gelen Seni Soruyor” isimli şarkısının video klibi bu konuda örnek teşkil etmektedir. Şarkının sözleri şu şekildedir:

Korktun mu sevmekten güçsüz görünmekten
Vazgeç vazgeçmekten kaderin böyle
Her şey değişmeden suçu hafifletsen
Çok da sevilmezsen zorlama öyle
Gitmek de tabiki kendi tercihin
Kalan gücüyle elin teninde
Nasıl bir aşksa hala benimle
Gelen seni soruyor.

Görüldüğü gibi şarkının sözleri sevmekten korkan; kendi tercihi ile anlatıcının hayatından giden ancak buna rağmen unutulamayan bir sevgiliye duyulan sitem ve özlemi konu almaktadır. Klibin başlangıcında şarkıcıyı tek başına görmekteyiz. Mekan olarak mutfak kullanılmıştır. Masanın üzerinde yıkanmayan bulaşıklar vardır. Belli ki dağınık mutfak tezgâhı, acının büyüklüğünü kanıtlamak içindir. Ayrıca klibin ilk bir-iki dakikasında kamera sık sık şarkıcının göbeğini çekmektedir. Aslında bu detay şarkının sözleri ve kişinin içinde bulunduğu ruhsal durumla alakalı değildir. Kadının estetik bir obje olarak hoş görünmesinden dolayı başvurulan bir yöntemdir. Daha sonra şarkıcı evin diğer odalarında görünmekte ve klibin ikinci bölümünde bacaklarını açıkta bırakan bir giysi ile şömine başında oturmaktadır. Sonlara doğru ise evin koridorlarında tek başına acısını yaşamaya devam etmektedir.

Ayrılık sonrası kadının kendini eve hapsetmesi, erkeğin ise kafasını dağıtmak üzere arkadaşlarıyla dışarı çıkması kişilere biçilmiş toplumsal rollerden biridir. Televizyon, oldukça etkin bir iletişim aracı olarak toplumda ne nasıl yaşanıyorsa onu önümüze sunmakta daha doğrusu kitlenin aynası görevini üstlenmektedir.

Araştırma kapsamındaki bir diğer konu müzik kliplerinde cinselliğe yaklaşımdır. 1981 yılında Amerika’da yayın hayatına başlayan MTV’nin yayın politikası pek çok psikolog, eğitimci, pedagog vb. tarafından eleştirilmiştir. Amerikan Pediatri Akademisinin yaptığı araştırmada seçilen 14-16 yaş arası 2760 genç haftada ortalama 40 saat MTV izlediklerini belirtmiştir. Ve yapılan analizler sonucu yayınlanan kliplerin %75’inde cinselliği özendirici öğeler yer almaktadır. Kültür ve yaşayış farklılığı sebebiyle Türkiye’de bu rakam biraz daha iyimser olabilir. MTV’nin denetim politikası Türkiye’deki yayın denetim politikasından farklı işlemektedir. Örneğin silah görüntüsü sansürlenirken eşcinsel ilişki sansüre uğramamaktadır. Türkiye için tam tersi bir durum söz konusu olabilmektedir.

Türkiye’de 1994’de Kral TV’nin kurulmasıyla beraber müzik video kanallarının sayısı sürekli artış göstermiştir. Sektör içinde öne çıkmak, sıyrılabilmek oldukça zordur. Ne de olsa sistem popüler olana yaşama şansı vermektedir. Cinsel öğelerin kullanımı kolay yoldan dikkat çekmenin bir yolu olarak düşünülmüş olabilir. Araştırmada kadın şarkıcıların cinselliği açık giysiler giymek, kısık ve derin gözlerle kameraya bakmak, fazla gülümsemeden soğuk bir duruş sergilemek gibi hareketlerle seyirciye yansıttığı gözlenmiştir. Çoğu kez şarkı sözleriyle yapılan hareketler arasında uyum yoktur. Dekolteli giysiler ile sahneye çıkan kadın şarkıcıların vücut hatları öne çıkarılmaktadır. Bu bağlamda şarkıcı Gülşen’in “Ezber bozan” isimli şarkısı örnek olarak incelenecektir. Şarkının nakaratı şu şekildedir:

“Sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım
Sen kadere razı ben dünden ezber bozandım
Çok geç olmakla birlikte sevdiğime pişmanım
Sen boyun eğdiğinle kal ben isyandayım…”

Daha önce incelediğimiz şarkıya kıyasla daha agresif bir kadın profili görmekteyiz. Bu kadın kendini gözü kara, ezber bozan biri olarak tanımlamaktadır. Karşısındaki erkeğe acısına karşı boyun eğmesini söylerken kendisi isyan duyguları taşımaktadır. Klipte şarkıcıyı, güzelliği ve seksapelliğiyle tüm dünyanın tanıdığı kadınlarından biri olan Marilyn Monroe benzerliği(!) ile görmekteyiz. Klip bir yatak odası ve balkon arasında geçmektedir. Mini bir elbise, kırmızı ayakkabılar, kırmızı ruj görsel hafızada çekicilik unsuru taşıyan öğelerdir. Klibin 10. Saniyesinde anlaşılamayan bir şekilde şarkıcı kameraya arkasını dönerek yatağa doğru eğilmektedir. Şarkıcı, bu sahnenin ardından güllerle bezeli bir yatakta şarkı söylemeye devam etmektedir.

Müzik video kanallarının gerek ülkemizde gerekse Dünya’da çocuklar ve gençler tarafından daha çok takip edildiği düşünüldüğünde müzik kliplerinde kadınların ele alınışı konusunda daha özenli davranılması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Toplum tarafından kadına biçilen rollerin tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Elbette bunun farkında olması gereken ilk kişi yine kadınlar olmalıdır.
______________________________________
(*) İTÜ TMDK, Türk Müziği Yüksek Lisans 2010 Mezunu




Hoşgeldiniz