Çift Müezzinli Selâlar/Ezanlar ve Selâtin Camileri… Ayhan Sarı


Toplam Okunma: 4195 | En Son Okunma: 28.11.2014 - 15:19
Kategori: Din ve Müzik, Tarih ve Anılar, Yazarlarımız: A.Sarı

1970′lerin Çanakkale/Biga’sında bazı vefat selâlarında aynı anda çift sesli ama çoksesli olmayanlarını hatırlıyorum. Neden bazıları tek müezzin, bazıları çift müzezzin tarafından okunduğu konusunda yıllar öncesinden aklımda kalan ise çift müzezzin tarafından okunan vefat selalarının sahibinin nüfuzlu, zengin, sevilen vs kişi olduğudur. Bu çift müezzinli tek sesli minare şerefesinden mikrofonsuz okunan selaların kulağa daha bir görkemli geldiği şeklinde nostaljik duyusal izlenimim bugün geçmişin bir sadası olarak kulaklarımda hala yankılanmaktadır.

Bir Zamanlar Türkiye nostaljisi içinde biraz farklı olarak aktarılan “Camilerde karşılıklı çifte ezan” başlığını okuduğumda aklıma ilk gelen yukarda anlattığım 1970′ler kaynaklı anekdot olmuştu.

Fakat Biga’da anlattığımla aynı olmayan (biri aynı anda, aynı ezan, iki müezzin; diğeri bir müezzinin ardından aynı cümleye başka bir veya birkaç müezzinin başlaması şeklinde) başka bir versiyonu daha varmış.

Birinci anlattığım Biga versiyonunu ise bugün çoğu kimse bilmiyor.

“Camilerde/minarelerde karşılıklı çifte ezan”

Eskiden özellikle Cuma, Kandil, Arefe gibi dinî günlerde büyük camilerde, ağırlıklı olarak da Selâtin camilerde(*) ezanlar iki ayrı minareden, yankılı olarak okunurdu. Birinci müezzin ezanın bir bölümünü okuyup bitirdiği anda, diğer minaredeki müezzin aynı bölümü farklı bir makamdan okumaya başlar, ezan bitene kadar karşılıklı olarak devam ederdi. 2 ayrı müezzinin bu birbirini takip eden karşılıklı atışma tarzındaki okumaları, uzaklardan sanki yankı hissini uyandırırdı insanda… 4 minareli camilerde ise, kimi zaman 4 ayrı minareden 4 müezzin tarafından okunan ezanlar da olurdu. Hiç susmadan, caminin etrafındaki 4 minareyi de çepeçevre dolaşan bu özel ezan okuma tarzına artık günümüzde sadece İstanbul’da seyrek karşılaşılmaktadır.(1)

Çifte ezan okuma geleneği ülkemizde çok yaygın bir uygulama değil. Sultanahmet ve Firuzağa’daki eskiden yapılan ve kesintiye uğrayan karşılıklı ezan okumanın on yıllık bir geçmişi var. Ancak Nuruosmaniye ve Gazi Atikali Paşa camileri çift ezan okuma uygulamasını 1930 yılından beri kesintisiz olarak sürdürüyor. Cami imamı Mustafa Yaşar burada 1930′dan beri kesintisiz çift ezan okuduklarını hatta Mahmutpaşa Camii’ni de dahil ederek öğle ve ikindi vakitlerinde üçlü ezan icra ettiklerini kaydediyor. Yalnız cuma günü öğle namazında vakit darlığından okunmadığını belirten Mustafa Hoca, ‘Çorlulu Ali Paşa Camii’nde imam iken buradan geçtiğimde bir duvarın dibine oturur karşılıklı okunan ezanları dinlerdim. Şimdi de iyi okuyucular var ama eskilerin musiki bilgisi daha iyiydi. Bazen misafir müezzinlere ezan okutulduğunda, deneyimleri olmadıkları için bizim ezana uyamıyor ve bu uyumsuzluğu cemaat fark edip bizi uyarıyor.’ diyor. Nuruosmaniye’nin müezzinleri Nizamettin Sevil ve Ahmet Rüştü Küllüoğlu’nun davet sesine Atikali Paşa’dan Selami Korkmaz ve Mahmutpaşa’dan Musa Hoca karşılık veriyor.

Dinlemek için: http://www.netpano.com/haber/3879/Sultanahmet/Meydan%C4%B1nda/%C3%87ift/Ezan

Sultanahmet Camii’nde Durmuş Akbulut’un tizden çıkan sesini aynı tonda karşılayan ve semaya gönderen Firuzağa Camii’nin müezzini Ömer Özgül’ün bu muhteşem ezan düetinin yerli yabancı tüm insanları etkilediğine tanık olunmaktadır.

25 yıldır Sultanahmet’te müezzinlik yapan Durmuş Akbulut çift ezan okumada önemli olanın aynı sesleri çıkaran iki müezzinin bu işten zevk alarak okuması olduğunu ifade ediyor: ‘Biz bazen Ayasofya ile de karşılıklı okuyorduk. Ezanlarımızı tatlı, makamlı okuduğumuz için ayrı bir lezzeti oluyor ve herkesin dikkatini çekiyor. İnsanlara ilk tebliğ ezandır, daveti iyi yaparsanız yolu başka istikamete giderken bu davette letafet varsa yolunu buraya çevirirler. Buraya gelmiş yabancıların çok kez ‘Bu ne, nasıl okuyorsunuz?’ diye sorduklarına şahit oldum. 1984 yılından beri buradayım, eskiden şerefeden okurdum, aşağıya baktığımda yabancıların ezan okunurken durup dinlediklerini görürdüm. Donup kalırlardı. Bir yatsı ezanından sonra Meksikalı bir turist kapıda bekliyordu, elleri titriyordu. Bana ‘İnsanlar girmeden önce okunan şeyin adı ne?’ diye sordu. ‘Size göre nasıl bir şey’ dedim. ‘Derilerimin tüyleri böyle böyle oldu’ diyor. Zamanında 16 müezzin varmış burada ve çıplak sesle okurlarmış. Muhammed Ali Clay geldiğinde bütün minarelerden 16 müezzin teker teker ezan okumuşlar.’


25 yıldır Sultanahmet’te müezzinlik yapan Durmuş Akbulut’un Marmara sularına karışan harikulade ezan sesini, hemen karşısındaki Firuzağa Camii’nin beş yıllık müezzini Ömer Özgül karşılıyor. Sultanahmet Camii hangi perde ve sesten ezana başlarsa Ömer Hoca da aynı usul ve makamla bu ezana mukabele ediyor. Biri susuyor diğeri başlıyor, biri başlıyor diğeri susuyor…

Tabii Sultanahmet ile Firuzağa arasında hoş bir rekabet ve çekişme de olmuyor değil. Firuzağa Camii’nin tek müezzini Ömer Özgül, ‘Sultanahmet beni mat etmeye çalışıyor. Orada dört müezzin var, onlara haftada bir sıra geliyor, ben her gün okuyorum. Haliyle zor oluyor. Sesim iyi olmadığı zaman o veriyor coşkuyu, hadi bakalım çık işin içinden.’ derken Sultanahmet Camii müezzini Durmuş Akbulut ise Ömer Hoca’nın bazen tek başına olduğu için misafir getirdiğini ve sürpriz tiz seslerle kendisini mat etmeye çalıştığını belirtiyor. Ömer Bey ise, ‘Bazen Durmuş Hoca’dan daha tiz arkadaşlar gelince onlara okutuyorum ezanı. Benim sesim ortalarda çünkü, çok tiz çıkamıyorum.

Durmuş Hoca ezandan sonra hemen arar, ‘Kimdi o ya?’ diye merak eder.’ diyerek aralarındaki bu tatlı ses rekabetini anlatıyor. Sultanahmet’te aynı zamanda Metin Balcı, Bünyamin Özçiftçi ve Muzaffer Çelikendaze isimli müezzinler de çift ezana katkı veriyorlar. Hattat Süleyman Berk ise çift ezanın hem karışıklığı engellediğini hem de iki güzel sesin yarışmasına neden olduğunu belirterek dinleyicisinin çok olduğunu belirtiyor.

Aynı camiden çift ezan okuyan Fatih Camii ise bu geleneğin farklı bir biçimini sürdürüyor. Caminin 20 yıllık müezzini Ali Rıza Şahin, iki müezzinle ezan okumanın Fatih’te 20 yıldır devam ettiğini kaydediyor. Fatih’in yakınında sesi iyi duyulacak cami olmadığı için kendilerinin aralarında karşılıklı okuduklarını belirten Şahin ‘Sadece öğle vakti çift ezan okuyoruz, rast ve uşşak makamı oluyor bu. Bilenler memnun da, bilmeyenler ‘Niye bu kadar tekrar ediyorsun?’ diye soruyor’ diyor. Yeni yapılan camilerden ise sadece Başakşehir 2.Etap Ahmet Yesevi Camii ile Müderris Halil Hilmi Camii karşılıklı okuyor. Ahmet Yesevi Camii imamı Mustafa Giden ile müezzin Alparslan Göl tam 1,5 yıldır öğle ve yatsı ezanlarında bu ilahi sesi semaya daha hoş bir şekilde ulaştırıyorlar.(2)

Çifte ezan okunan camiler:
Sultanahmet Camii-Firuzağa Camii (Öğle, ikindi ve yatsı vakti);
Nuruosmaniye Camii-Gazi Atikali Paşa Camii-Mahmutpaşa Camii (Öğle ve ikindi vakti)
Üsküdar Mihrimah Sultan Camii-Valide Sultan Camii (Öğle ve ikindi vakti)
Fatih Camii (Kendi içinde çift ezan okunuyor, öğle vakti)
Başakşehir 2. Etap Ahmet Yesevi Camii-Müderris Hilmi Camii (Öğle ve yatsı)

Selatin camileri,
Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanların yaptırdıkları camilere verilen addır. Saray geleneğinde selatin camilerinin yaptırılabilmesi için birtakım koşullar vardır. Öncelikle bir padişahın selatin camisi yaptırması için önemli bir askerî zafer kazanması ve bu zaferle birlikte önemli bir savaş ganimeti ele geçirmesi gerekirdi. Selatin camilerinin yapımına devlet kasasından takviye olmaz, yalnızca padişahın kişisel serveti kullanılırdı. Önceleri sefere gitmeyen ve ganimet kazanmayan padişahlar selatin camisi inşa ettirmezlerdi. Ancak bu gelenek, I. Ahmet’in Sultanahmet Camii’ni inşa ettirmesiyle bozulmuş ve ganimet kazanma geleneği 18. yüzyılda tümüyle terk edilmiştir.

Selatin Camilerinin özellikleri: Hünkâr mahfili vardır. Birden fazla minareye sahiptirler. Ramazan aylarında minareler arasına mahya asılır. Büyük camilerdir. 24 saat açık olmalıdırlar.

Selatin Camileri: Süleymaniye Camii, Selimiye Camii, Sultanahmet Camii, Şehzade Camii, Nuruosmaniye Camii, Fatih Camii, Eyüp Camii, Yeni Cami, Beyazıt Camii .
________________________________
(*) Dr. Ayhan Sarı
(1) http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/bir-zamanlar-turkiye/555239/48#haber-baslik
(2) http://www.netpano.com/haber/3879/Sultanahmet/Meydan%C4%B1nda/%C3%87ift/Ezan




Hoşgeldiniz