Altı Telli Bağlama*… Sinan Cem Eroğlu**


Toplam Okunma: 8996 | En Son Okunma: 25.10.2014 - 00:40
Kategori: Araştırma Yazıları

1990’lı yıllarda Hasret Gültekin, Ramazan Güngör, Erdal Erzincan, Erol Parlak ve Arif Sağ’ın öncüleri olduğu mızrapsız çalış tekniği ile icranın hız kazanmasıyla birlikte, bağlama icrasında ve yapımında birçok gelişme yaşanmıştır… Araştırmamızın konusu olan “Altıtelli Bağlama” yukarıda bahsettiğimiz gelişmelerin sonucu olarak Teke yarımadasında üçtelli cura olarak da bilinen üçtelli kopuzdan, dede sazından, Barok, Erken Rönesans ve Rönesans dönemlerinde icra edilen luth’dan ve modern klasik gitardan esinlenerek türetilmiştir… Altıtelli bağlama 1992 yılında Erkan Oğur tarafından tasarlanıp, lütiye Kemal Eroğlu tarafından yapılmıştır…

Altı Telli Bağlama*… Sinan Cem Eroğlu

Giriş
Gövdesi bağlama formuna sahip olan Altı Telli Bağlamada, bağlamadan farklı olarak teller çifter değil, tek olarak yerleştirilmiştir. Mızrapsız çalış tekniği kullanılarak icra edilen çalgı, arpej icrasına elverişli olduğu için hem bir solo çalgı hem de eşlik çalgısı olarak kullanılabilmektedir. Altıtelli versiyonunun yanı sıra naylon telli, sekiz, dokuz ve on üç telli çeşitleri de yapılmıştır.

Altıtelli bağlamayı diğer bağlama çeşitlerinden ayıran en önemli özellikleri çalgının klavyesinin tel sayısından dolayı bağlama ailesine mensup diğer çalgılardan daha geniş oluşu ve sazın icrasından kaynaklı farklı bir tınıya ve çalım tekniğine sahip olmasıdır. Altıtelli bağlamayı daha iyi inceleyebilmek ve gelişimini daha iyi kavrayabilmek için, türetildiği sazlar olan kopuz, lut ve klasik gitarı detaylı olarak incelememiz daha doğru olacaktır. Bu nedenle çalışmanın ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerinde bu sazlar ve tarihçesi incelenmektedir.

Altıtelli bağlama ya da diğer adı ile “oğur sazı” tıpkı luth ve klasik gitarda olduğu gibi hem eşlik sazı hem de solo bir saz olarak kullanılabilecek kapasiteye sahiptir. Kendine has ses tınısı ile orkestra içinde ayrı bir yer edinmiştir. Piyano ve gitarda olduğu gibi hem melodi hem de arpej çalmaya olanak tanımaktadır. Yapısal özellikleri ile Dünya’da ki bütün müzikleri çalabilecek ve bütün orkestralara eşlik edecek kapasitesi vardır.

Çalgı tarihsel olarak henüz çok yeni olduğundan dolayı hakkında yazılmış kaynak ve düzenlenmiş eser henüz bulunmamaktadır. Bu nedenle çalışmamız bu anlamda bilinen ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Bununla birlikte gerek Türk halk müziği teorisi anlamında yeni önermeler taşıması, gerekse de bağlama notasyonunda sol yerine ikinci çizgi do anahtarının kullanılması da çalışmamızın içerisinde bulunan diğer önemli konulardır.

Bu çalışmayı yaparken, gerek yerli gerek yabancı kaynaklardan kopuzun, luth’un ve klasik gitarın tarihçesi, farklı toplumlarda ki kopuz tipleri ve çalım şekilleri tarafımızdan araştırılmıştır. Bunun yanı sıra altıtelli bağlama icracıları ile görüşerek çalgı ve üzerinde yapılan gelişmeler hakkında bilgi alınmıştır. Bütün bunlara kendi tecrübelerimizi ve bulgularımızı da ekleyerek çalışmamız son halini almıştır.

Altıtelli (Bağlama) Oğur Sazı’na Genel Bakış

Bu enstrüman Erkan Oğur tarafından 1992 yılında dizayn edildiği için ismi Oğur Sazı’dır. Luthier, Kemal Eroğlu tarafından yapılmıştır. Bütün yapısal özellikleri ve perdeleri kopuz ile aynıdır. Gövdesinin boyutu diğer bağlamalarda olduğu gibi istenilen akorda göre değişmektedir. Klavyesi ise 6 telin geçeceği kalınlıktadır. Ayrıca klavyesinin uzunluğu kısa saplı bağlamanın klavyesinin uzunluğundadır (Bkz. Resim 4.2). Gürgen ağacından yapılan klavyenin ön kısmına bazen abanoz ağacı konmaktadır. Perde sayısı 25 adettir. Telleri isteğe bağlı olarak naylon tellide olabilir. Bütün teller çelik olabileceği gibi, alt 3 tel çelik üst 3 tel sarımlı telde olabilir. Tel sayısı fazla olduğundan dolayı zengin bir tınısı vardır. Akorları blok halinde altı sese kadar arpejleme imkanı vardır.

Akorlar genel olarak dikey pozisyonda meydana gelmektedir. Daha sonra ayrıntılı olarak anlatacağımız akort sistemlerinden birisi olan “Doğal minör” akordunda karar sesi olarak alttan ikinci tel kabul edilir. Ancak farklı akort kombinasyonları ile karar sesi istenilen tele aktarılabilir. Çalış stili icracıya bağlı olarak değişmekle birlikte melodi ve armonisi aynı anda duyulabilir. Kopuzdan farklı olarak ana pozisyon olarak 3 parmak yerine 4 parmak ile çalınır. Deneysel bir çalgı olmaktan çıkmıştır. Gerek albüm kayıtlarında, gerek film ve dizi müziklerinde, uluslar arası medya organlarında, konserlerde çeşitli sanatçılar ve tarafımızdan kullanılmıştır (Bkz. Resim 4.1).


Resim 4.1 : BBC Radio 3 için Erkan OĞUR ile birlikte röportaj ve icra

 
Resim 4.2: Altıtelli bağlama

Teller

Altıtelli bağlama’da kullanılan teller daha öncede söylediğimiz gibi isteğe bağlı olarak çelik veya naylon telli olabilir. Tel kombinasyonları çekilecek akorda veya istenilen tel gerginliğine göre değişkenlik göstermektedir. Tel kombinasyonları, kombinasyon içinde ki en ince telin kalibrasyonuna göre isimlendirilir. Çalışmamız da 220 Hz La notasını temel ses kabul ettiğimiz için tel kombinasyonu olarak “0.20 mm” tel kombinasyonu tercih edilmiştir. Bu kombinasyona göre teller, alttan üste doğru, 0.20 mm, 0.25 mm, 0.22 mm, 0.25 mm, 0.35 mm ve 0.28 mm olarak sıralanmaktadırlar. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi ise akort yaparken baz alınan tonalitenin düzgün tel kombinasyonu ile eşleştirilmesidir. Aksi halde enstrümanın 12 ton eşit tampere sisteme göre kendi içinde entonasyon sorunları ortaya çıkacaktır. Her bir tel komplike biçimde armonik bir katmana sahiptir. Dolayısıyla her tel titreştiği zaman sahip olduğu kalibre ve gerginliğine göre kendine özel armonikler meydana getirecektir. Tel gerginliği, kalibresi ve uzunluğuna bağlı olarak vibrasyona uğradığı zaman ortaya çıkan periyodik dalga formunun karşılığı olacak en düşük frekans, o tele ait “ana frekans” olarak adlandırılır. Dolayısı ile 39 cm gövde boyu ve 69.9 cm tel boyu olan altıtelli bir bağlama’da 0.18 mm tel kombinasyonu ile en az sorunsuz entonasyona sahip icra edilebilecek tonaliteler 246.94 Hz Si’dir. Tellerin kalibresi 0.20 mm tel kombinasyonuna göre kalınlaştırıldığı zaman ise 220 Hz La, 233.08 Hz La # tonaliteleri de enstrümanla rahatlıkla icra edilebilir.

Naylon tel kullanıldığı zaman ise klasik gitarın orta tansiyona sahip 0.69 mm Mi, 0.79 mm Si ve 0.99 mm Sol tellerinden icracının isteğine göre bir kombinasyon yapılarak çalınabilir. 3 çelik, 3 sırma tel kombinasyonu kullanıldığı zaman alttan 4.tele kalın, 5.tele ince, en üst tele ise kalın bam teli kullanılır.

Eşik

Altıtelli bağlama üzerinde ki eşikler yapısal olarak kopuz ile tamamen aynıdır. Aralarında ki tek fark eşiklerin genişliğidir çünkü kopuzda ki eşik üç telin geçeceği uzunluktadır ve üç telin gergin halinde ses tablosuna vereceği baskı hesaplanarak biraz daha kalın yapılır. Altıtelli bağlamada ise aynı koşullar altı tele göre hesaplanır (Bkz. Resim 4.4).

Resim 4.4 : Orta Eşik ve Teller

Tıpkı kopuzda ve genel olarak bağlama ailesinde olduğu gibi kaliteli bir titreşim için, açılan yarıklar telin 4/3’ünü içine alacak şekilde yapılmalıdır. Eşiğin tabanı ses tablosuna tam bir biçimde yerleştirilmelidir.

Eşiğin ses tablosu üzerinde ki konumu tıpkı kopuzda ki gibidir. Ancak enstrüman form ve perde ölçüleri olarak hatasız ve eşik doğru yere konulsa bile tıpkı klasik gitarda olduğu gibi tampere sisteme göre entonasyon sorunları olacaktır. Bu sorunun kaynağı ise çalgı değil, tampere sistemin kendisidir.

Bilindiği üzere, tampere sistem bir oktavın on iki eşit parçaya bölünmesiyle oluşturulmuş bir sistemdir. Bütün aralıkların simetrik bir biçimde birbirleri ile eşit olması için seslerin doğal aralıkları ile oynanmıştır. Bir sesi temel alıp 12 tam beşli ile tur atıp başlanılan notaya en yakın notaya gelindiğinde arada ki fark 23.46 centtir. Arada ki bu farka Pythagorean koması denmektedir. Bu farkın ortadan kalkması ve 2:1 oranında bir oktav oluşabilmesi için beşlilerin bazılarının yahut hepsinin küçük bir miktar yedirime tabi tutulması tampere sistemin temelini oluşturmaktadır.

Seslerin doğal frekanslarının bozularak çemberin kapatılarak kapalı bir sistem oluşturma sonucunda ortaya çıkan tampere sistem, gitar ve bağlama gibi telli çalgılarda tel kalınlığı, perde kalınlığı ve telin eşikten kopma noktası gibi bir çok faktör sonucu hata vermektedir. Yedirime tabi tutulan frekanslar bazı noktalarda hata olarak açığa çıkar ve frekanslar oynanmış halleri ile değil oynanmamış doğal halleri ile duyulur (Pythagorean tuning). Bunun sonucunda tampere sisteme göre bir akort yapılmak istendiğinde frekanslar farklı duyulduğundan çalgı tampere sisteme göre akortsuz tınlamaktadır.

Yukarıda belirttiğimiz sebepten kaynaklı entonasyon problemlerini gidermek için gitarlarda uygulanan işleme benzer bir işlem bağlamanın dip eşiği üzerinde uygulanır. 18. perdede boş teller üzerinde floje tekniği ile önce telin boşta akortlu olup olmadığı akort aleti vasıtasıyla kontrol edilir. Hemen ardından ise bu perdeye basılarak akort bir kez daha kontrol edilir. Eğer bu iki kontrol sonrasında meydana çıkan frekanslar birbirinden farklı ise tellerin kopma noktaları dip eşikten öne veya arkaya alınmak suretiyle arada ki fark yok edilir. Bu uygulama için tellerin dip eşikten çıktığı noktaların hemen önünde “bam teli” olarak tabir edilen teller konularak bu sorun giderilebilir (Bkz. Resim 4.7). Bununla birlikte bir başka yöntem ise tellerin kopma noktalarının altına bir yarık açılması suretiyle tellerin kopma noktasını değiştiren bam telinin bu yarığın içine yerleştirilmesidir.

Resim 4.7 : Entonasyon Problemlerini Gidermek için Konulan Teller

 Akort Sistemleri

1-) Minör Akordu:

1. Tel ( alt tel) 2. Tel 3. Tel 4. Tel 5. Tel 6. Tel

Resim 4.8 : Minör Akordu

Bu akortta en pest ses 5.tel mi sesidir (Bkz. Resim 4.8). Genelde en çok kullanılan sistemdir. Ana mantık olarak 2 adet 3 telli kopuzun bir sazda birleşmesi olarak düşünülebilecek bir akorttur. Ayrıca 5.telde transpoze çalındığı takdirde karar sesi olarak kabul edilebilir. Bu akortta sazın normal akordunun 4 tam ses altı ve 4 tam ses üstü rahatlıkla transpoze olarak çalınabilir.

2-) Hicaz Akordu (Bkz. Resim 4.9).

1. Tel 2. Tel 3. Tel 4. Tel 5. Tel 6. Tel

Resim 4.9 : Hicaz Akordu

3-) Kürdi Akordu (Bkz. Resim 4.10).

1. Tel 2. Tel 3. Tel 4. Tel 5. Tel 6. Tel

Resim 4.10 : Kürdi Akordu

Kürdi makamı ve Do #3 koma kullanılan Hicaz dizisi icrasında kullanılan bir akorttur.

4-) Majör Akordu (Bkz. Resim 4.11).

1. Tel 2. Tel 3. Tel 4. Tel 5. Tel 6. Tel

Resim 4.11 : Majör Akordu

5-) Bam Telli Minör Akordu

1. Tel 2. Tel 3. Tel 4. Tel 5. Tel 6. Tel

Resim 4.12 : Bam Telli Minör Akordu

Çelik teller ile birlikte sarımlı teller kullanıldığı zaman yapılan bir akorttur (Bkz. Resim 4.12).

6-) Kürdi Akordu – 2

1. Tel 2. Tel 3. Tel 4. Tel 5. Tel 6. Tel

Resim 4.13 : Kürdi Akordu – 2

Bu akort sisteminde karar sesi 5. telde karar verecek şekilde düşünülebilir (Bkz. Resim 4.13).

Sekiztelli Oğur Sazı

2008 yılında Erkan Oğur tarafınan dizayn edilmiş, Kemal Eroğlu tarafından yapılmıştır. Yapısal özellikleri bakımından sekiztelli olması dışında altıtelli sazdan hiçbir farkı yoktur. Klavyesi sekiztelli olduğundan dolayı biraz daha kalındır.

Onüçtelli Oğur Sazı

Bu enstrüman diğerleri gibi birbirinden ayrı tellerden değil ikişerli gruplardan oluşmuş tellerden meydana gelmiştir. Yalnızca alt tel üçerlidir. Klavyesi altıtelli saz kalınlığındadır. Görünüş ve yapısal olarak altıtelli sazdan hiçbir farkı yoktur. Akordu ise yine altıtelli sazda olduğu gibidir. altıtelli sazdan tınısal farklılığı ise altıtelli akustik gitar ve on ikitelli akustik gitarın arasında ki ile benzerdir.

ALTITELLİ BAĞLAMA’DA İCRA TEKNİKLERİ VE NOTASYON
Altıtelli Bağlamanın İcrasında ve Öğretiminde Ortak Standartların Belirlenmesi

Altıtelli bağlamanın eğitiminde ve icrasında ki metot eksikliği, ayrıca icrada belirli bir standardizasyonun bulunmaması bu çalışmanın yapılmasında ki en önemli etkendir. Bununla birlikte çalgının icrasının amatör veya profesyonel müzisyenler arasında yaygınlaşması son zamanlar da artış gösterdiğinden belirli yanlışları henüz yolun başında iken düzeltmek ve doğrularını sunmak bu çalışmanın başlıca amaçlarındandır.

Notasyon

Türk Halk Müziği teorisinde ve icrasında orkestrasyon anlayışı gelişmediğinden dolayı, orkestra içinde yer alan tüm sazlar farklı oktavlardan çalmalarına rağmen, sol anahtarından ve aynı oktavdan yazılmış tek bir notadan icra edilirler. Bununla birlikte müzik teorisi adına tamamen yanlış olan bu uygulama hem TRT camiasında hem de eğitim kurumlarında halen sürdürülmektedir.
Mevcut notasyona göre yapılan bir icrada, tıpkı klasik gitarda olduğu gibi icra edilen eser yazıldığının bir oktav altından tınlamaktadır. Örnek vermek gerekirse sol anahtarına göre ikinci boşluğa yazılan 440 Hz La sesi, La tonuna ayarlanmış bir bağlamanın karar sesinden bir oktav yukarıdadır çünkü bu tona akortlanmış bir bağlamanın karar sesi 220 Hz La’dır. Bu nedenle Altıtelli bağlama için en uygun anahtar ikinci çizgi Do anahtarı olacaktır (Bkz. Resim 5.3). Bununla birlikte yazılmış eserlerin altıtelli bağlama icracıları ve başka enstrüman icracıları tarafından kolay çalınabilmesi, kullanılabilirliğinin artması amaçlanarak eserler sol anahtarından yazılmıştır.

Çalışmamızın içersinde verilen Altıtelli Bağlama için düzenlenmiş eserlerde sağ el daha sonra ki bölümlerde ayrıntılı olarak anlatılacak “p, i, m, a” simgeleri ile, sol el ise 1, 2, 3, 4, gibi parmak numaraları ile belirtilmiştir. Parmak numarası olarak “0” yazılması ise ilgili notanın boş telden icra edileceği anlamına gelmektedir. Ayrıca tel numaraları ise tıpkı klasik gitar notasyonunda olduğu gibi daire içine alınmış sayılar ile gösterilmiştir.

Altıtelli Bağlamada Tutuş Tekniğinin Sağlanması

Altıtelli bağlamanın tutuş pozisyonunda sağ kolun enstrümana olan açısı bağlamanın tutuş pozisyonu ile tamamen aynıdır. Arpejler ve melodiler sağ elin parmakları ile icra edilir. Bileğin ve önkolun yatay açısı, teli tırnakların hangi noktasıyla çekileceğini belirlenmesinin yanı sıra “p” parmağının üst telleri çekiş için uygun konumda olmasında da belirleyicidir (Bkz. Resim 5.1).

Resim 5.1 : Altıtelli Bağlama Tutuş Pozisyonu

El ve avuç içinin şekli telleri çekecek olan parmakların eklem pozisyonlarını belirler. Avucun içinde bir tenis topu olduğu varsayımı ile hareket edilmelidir. Böylece hem parmakların birbirlerine yakın durmaları sağlanmış olur, hem de hızı ve kontrolü olumsuz yönde etkileyecek bir kasma engellenmiş olur.

Sağ El Terim ve Teknikleri

Altıtelli bağlamada sağ el tekniği olarak adlandırılan pek çok farklı teknik kullanılmaktadır. Bu teknikler ise klasik gitarda kullanılan sağ el tekniklerinin altıtelli bağlamaya uyarlanmış şekilleridir. Bu tekniklerin anlaşılması için öncelikle temel terimlerin ortaya konulması gerekmektedir. Teller ise en alt telden başlayarak numaralandırılır.

1. Tel 2. Tel 3. Tel 4. Tel 5. Tel 6. Tel

Resim 5.3 : Boş teller

Sağ elin parmakları ise klasik gitarda olduğu gibi Latince karşılıklarının baş harfleri ile isimlendirilir (Bkz. Resim 5.4). Baş parmak: p (pollex), işaret parmağı: i (index), orta parmak: m (medius), yüzük parmağı: a (annularis).

Resim 5.4 : Sağ El Parmaklarının Simgeleri

Mızrapsız çalım teknikleri olarak ise yine klasik gitarda kullanılan teknikler kullanılmaktadır. Teli çekiş teknikleri apoyando ve tirando olarak ikiye ayrılır.

Tirando:
Telin tırnak yoluyla doğal olarak çekilişidir. Apoyando tekniği kadar güçlü ses üretemez fakat yumuşak ve hoş bir tını sağlar. Arpejler de bu teknikle çalınır. Arpej çalındığı zaman ise “p” parmağı da üstten vuruşlar için kullanılır. Apoyando ile birlikte tirando teknikleri tırnak sertliğinden biçimine, vuruş gürlüğüne, vuruş pozisyonuna göre enstrümanın tonunda önemli belirleyici etki sağlarlar.

Apoyando:
Telin çekilişinden sonra teli çeken parmağın çektiği telin üstünde ki tele temas etmesiyle oluşur. Bu temasın gerçekleşmesi teli çekiş sırasında parmağın çektiği tele yoğun bir etki uygulamasını sağlar. Dolayısıyla tını daha dolgun ve güçlü olur.

Arpej:
İtalyanca “arpeggio” kelimesinden gelen arpej bir akorda ki notaların art arda çalınması anlamına gelir. Temel prensip akor seslerinin oluşması, fakat bu seslerin sırasıyla değil enstrümanın tellerine göre dağılımı ile oluşmasıdır .

Resim 5.8 : Arpej Tekniğinde Sağ Ellerin Pozisyonu

Sol El Parmak Numaraları
Altıtelli Bağlama’nın icrası sırasında sol el için kullanılan parmak numaraları tıpkı Klasik Gitar’da olduğu gibidir (Bkz. Resim 5.9).

Resim 5.9 : Sol El Parmak Numaraları

Sağ Elin Tırnakları ve Kullanım Şekli

Tırnak şekli, enstrümandan elde edilen ve elde edilmesi istenen ton ile doğrudan orantılıdır. Ton üretimi için tırnak şeklinin yanı sıra bileğin ve önkolun sazın üzerinde ki konumu da çok önemlidir. Anlatılan tırnak şekli i,m ve a parmakları için uygulanmalıdır. Tırnağın sol tarafı daha kısa tutulup, sağ tarafa doğru uzatılması, istenilen ton için en uygun tırnak biçimidir. Bununla birlikte tırnağın uzunluğu da hem iyi ton elde etmek hem de icracının rahat icra edebilmesi için oldukça önemli bir konudur. İyi bir ton çıkartmak için sağ kolun Bağlama’ya temas noktası, bileğin dikey açısı, parmak eklemleri, el ve avuç içinin şekli birbirlerine göre uyumlu olmalıdır. Ayrıca bileğin sağa dönüklüğü de tona birebir etki etmektedir. Çünkü bilek sağa ne kadar dönük olursa tel parmağa tırnağın kenarından değil, tırnağın uç noktasından değer. Bu da tonun zayıf ve güçsüz çıkmasına neden olur (Bkz. Resim 5.12).

Resim 5.12 : Sağ el tırnaklarının uzunluğu ve tırnak şekli

Tırnakların biçimi ve sağlamlığı çalgı icrasında çok önemli bir unsurdur. Tırnaklara düzenli olarak bakım yapmak ve sabit uzunlukta tutmak, sağ elin tekniğinin gelişmesinde çok önemli rol oynar. Çünkü sürekli kırılan ve boyu değişen bir tırnakla icracı sağ elini bir standarda sokamaz.

SONUÇ
Çalışmamızın ana konusu olan altıtelli bağlama Erkan OĞUR tarafından 1992 yılında tasarlanmış bir çalgıdır. Erkan OĞUR bu çalgıya “Oğur Sazı” adını vermiştir. Altıtelli bağlama, kopuz, lut ve gitarın icra ve fiziksel özellikleri içinde barındıran, kopuzun perde ölçülerini kullanan ancak altı teli olmasından kaynaklı daha farklı tınıya sahip bir sazdır. Altıtelli bağlamayı diğer bağlamalardan ayıran en önemli özelliği ise zengin bir armonik icraya olanak tanımasıdır. Yapısal olarak bağlama form yapısında sahip olmasından kaynaklı bağlama ailesi içinde gerekli olan armonik özellikleri de bünyesinde barındırmaktadır.

Altıtelli bağlamanın icra tekniği ise normal bağlamanın aksine mızrapla değil tırnakladır. Zaten çalgının kendine has karakteristik sesi bu icra şeklinden kaynaklanmaktadır. Altıtelli bağlamada kullanılan tırnak ile icra teknikleri klasik gitarda kullanılan tirando ve apoyando teknikleridir. Özellikle tirando tekniği altıtelli bağlamanın karakteristik unsuru olan arpej icrasının yapılabilmesi için son derece önemli ve vazgeçilemez bir tekniktir.

Çalgıda tel sayısı fazla ve teller tek eleman olarak dizayn edildiği, aynı zamanda akor icra etmeye olanak tanıdığı için entonasyon, altıtelli bağlama için oldukça önemlidir. Sazın 12 ton eşit tampereman sisteme uygunluk göstermesi istendiği için istenilen gerginliğe uygun tel kalibrasyonunu bulmak ve buna bağlı olarak tıpkı gitar ailesinde olduğu gibi orta eşikten entonasyon ayarı yapmak gerekmektedir.

Altıtelli bağlama kullandığı akort sistemi, telleri ve sahip olduğu form boyu ile “mezzo” ses sahasına giren bir çalgıdır. Bu nedenle altıtelli bağlama notasyonunda Türk Halk Müziği teorisinde yaygın olarak kullanılan soprano “sol” anahtarı yerine “ikinci çizgi do anahtarı” kullanılmalıdır. Ancak çalışmamızın içersinde yer verdiğimiz altıtelli bağlama için düzenlenmiş eserler, başka enstrüman icracıları tarafından kolay çalınabilmesi, yapılan düzenlemelerin daha efektif kullanılması için sol anahtarından yazılmıştır. Ayrıca altıtelli bağlama ile aynı oktavda bulunan klasik gitarında kolay okunabilmesi açısından sol anahtarından yazılmış olması da bu tercihte etkili olmuştur.

Altıtelli bağlamanın notasyonunda tamamen klasik gitar notasyonu baz alınmıştır. Tel numaraları, sağ ve sol el parmak belirteç ve numaraları, arpej sıralamaları ayrıntılı olarak notada belirtilmiştir. Ayrıca düzenlenen eserlerde hangi akort sistemini kullanılacağı da her eserin üst kısmında gösterilmiştir.

Altıtelli bağlama hakkında daha önce yazılmış bir çalışma ve altıtelli bağlama için düzenlenmiş eser notaları daha önce yazılmadığından çalışmamız bu alanda bir ilk olma özelliğini taşımaktadır.
______________________________________
* Bu yazı Sinan Cem Eroğlu’nun İTÜ TMDK’da hazırlamış olduğu yüksek lisans tezinden alınmıştır.

** Sinan Cem Eroğlu
1986 yılında Ankara’da doğdu. 1994 yılında bağlama yapım ustası olan babası Kemal EROĞLU’nun atölyesinde yaptığı bağlamaları çalarak müzik yaşantısı başlamış oldu. Ayla KARACAN ile ilk müzik eğitimine başladı.1997 yılında İ.T.Ü. Türk Müziği Devlet Konservatuarı Çalgı Eğitim Bölümü’ne Ortaokuldan girmeye hak kazandı. Mezuniyetine kadar Yrd. Doç. Cihan YURTÇU ile kaval çalıştı.

2004 yılında Ortaokul ve Liseyi birincilikle bitirip, aynı bölümün lisans devresine geçti. Aynı yıl TRT İstanbul Radyosu THM Gençlik Korosu’na kaval icracısı olarak girdi ve 2 yıl görev yaptı.

2008 yılında İrfan TÖZÜM’ün yönettiği ve Nebil ÖZGENTÜRK’ün yapımcılığını üstlendiği Türkiye’nin Hatıra Defteri adlı belgeselin içinde yer alan “Beyaz Sayfa” adlı filmin müziklerini yaptı.

2009 yılında Türk Müziği Konservatuarı’nı ve İstanbul Teknik Üniversitesi’ni birincilikle bitirdi. 2011 yılında ise İ.T.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Müziği Yüksek Lisans Programından mezun oldu.

Rudiger OPPERMANN yönetiminde ki “Karawane” projesi dahilinde 2010 Avrupa Kültür Başkentleri İstanbul, Ruhr ve Pécs’te konserler verdi.Yurt içi ve yurt dışında bir çok konserlere, albümlere, sinema filmlerine, dizi filmlere ve televizyon programlarına kaval, gitar, perdesiz gitar, kopuz, oğur sazı ve vokal ile katıldı. Çeşitli albümlere düzenlemeleri ve müzik yönetmenlikleri ile katkıda bulundu.

Erkan Oğur ile birlikte BBC Radio 3 “World Routes”, Mezzo TV “Jazz Mix Festival in Istanbul” ve 18. İzmir Avrupa Jazz Festivali’nde çaldı.

2011 yılında Sinan Cem EROĞLU Quartet’i ve gitarist Tolgahan ÇOĞULU ile birlikte Mikrotonal Gitar İkilisi’ni ( Perdesiz Gitar & Ayarlanabilir Mikrotonal Gitar ) kurdu.

Halen İ.T.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzikoloji ve Müzik Teorisi Programında Doktora öğrenimine devam etmektedir.

Dünyaca ünlü “Cirque du Soleil” sirkinin casting takımında yer almaktadır. Sahne çalışmalarına Erkan OĞUR “Anatolian Jazz”, Aynur DOĞAN, Akın ELDES, Yinon MUALLEM ve Nida ATEŞ ile devam etmektedir. Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuarı’nda kaval dersleri vermekte olup, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda Araştırma Görevlisi olarak görev yapmaktadır.




Hoşgeldiniz