İTÜ’de Rektör değişimi… Göktan Ay


Toplam Okunma: 2961 | En Son Okunma: 21.07.2017 - 16:40
Kategori: Kategorilenmemiş

İTÜ‘de yeni Rektör Prof.Dr. Mehmet Karaca göreve başladı. Rektör Yardımcılıklarına Prof.Dr. Mehmet Sabri Çelik (Maden Fak.), Prof.Dr. İbrahin Özkol (Uçak ve Uzay Bil. Fak..) ve Prof.Dr. Ali Fuat Aydın (İnşaat Fak.)atandı… Görevi devreden Sn. Prof. Dr. Muhammed Şahin, tüm İTÜ’lülere teşekkür ediyor; Görevi devralan Sn. Prof. Dr. Mehmet Karaca’da seçim sürecinde yaşanılan tüm olumsuz hatıra ve duyguları hafızasından sildiğini belirterek şöyle devam ediyor: İTÜ’nün geleceği adına yapıcı katkı veren her arkadaşımın emeğini, beklentisini ve heyecanını zihnimde ve gönlümde tekrar tazeleyerek göreve başladığımı özellikle bilmenizi arzu ederim.”…

İTÜ’de Rektör değişimi… Göktan Ay

İTÜ‘de yeni Rektör Prof.Dr. Mehmet Karaca göreve başladı. Rektör Yardımcılıklarına Prof.Dr. Mehmet Sabri Çelik (Maden Fak.), Prof.Dr. İbrahin Özkol (Uçak ve Uzay Bil. Fak..) ve Prof.Dr. Ali Fuat Aydın (İnşaat Fak.)atandı.

Makamların geçici olduğunu, önemli olanın “makamda hizmeti sürdürmek ve kurumun daha ileri gitmesini sağlamak” olması gerektiğini her zaman dile getiriyoruz. Tabi ki bu “kişilerin kendilerini aşmaları” ile mümkün. Görev bittiğinde, “arkadaşlarının arasına nasıl dönüleceğinin” hesabını iyi yapmak gerekli. “Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kalkınma Bakanlığı Sosyal Destek Programı (SODES) desteğiyle Batman Valiliği ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilen “İdealler, Rol Modeller Buluşması” ödül töreninde, çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu’daki 20 ilden gelen lise öğrencilerine hitap etti. Davutoğlu, salondaki öğrencilere, “Bütün makamlar, mevkiler geçicidir ama hocalık bakidir” ifadesini kullandı.”(1) Bunu başaranları görmek insana mutluluk veriyor. (Bkz. Ay, Göktan; Sanat kurumlarında idareci olmak hem kolay, hem zor…, Muzikoloji.org, 11.07.2011)

Bu ülke, maalesef, göreve atanmadığı için “atananı yanlış yönlendirenleri”, atanmadığı için atananlara “tepki koyanları”, atanmadığı için atananlar hakkında “yakında gidecekler, dayanın” diyenleri, atanmadığı için çevresine “hakkını helal etmeyenleri”, atanmadığı için “boş makam bırakıp gidenleri, küsenleri”, atanmadığı için atanana “rapor vermeden, dosyaları teslim etmeden gidenleri” v.b. gördü, basında okudu…

“Sultan Süleyman neden Muhteşem Süleyman’dır?.. Ondan daha zeki, daha becerikli ve başarılı, daha kahraman yüzlerce adamı gelip geçmiştir. Öyleyken onlar değil de Sultan Süleyman Muhteşem lakabı ile anılır. Sebep sadece etraf’tır. Onların arz ettikleri görünümdür, manzaradır, ihtişamdır. Sultan Süleyman’ın ilk sadrazamı Piri Mehmed paşa, sonuncusu Sokullu…O Piri Paşa ki; Yavuz Sultan Selim han gibi bir padişahın bile ayağa kalkarak karşıladığı ve hasta yatağında bu hürmeti yerine getiremediğinde kendisinden özür dilediği bir adam. Böyle bir Sadrazam Padişahı elbette Muhteşem olur. Donanmasına kumanda eden Barbaros olursa o adam elbette Muhteşemdir. Şairi Baki ve Fuzuli; Mimarı Sinan, Şeyhülislamı Ebussuud Efendi gibi, insanların ve cinlerin müftüsü olan adam elbette Muhteşem’dir.”(2)

Evet, beklendiği gibi, İTÜ’de görev teslimi sakin ve olgunluk içinde geçti. Bu olgunluk yayınlanan mesajlara da yansıdı.
Görevi devreden eski Rektör Sn. Prof. Dr. Muhammed Şahin, yayınladığı mesajda “gerçekleştirdiği ve devam etmekte olduğu projeleri” başlıklar halinde vermiş. “Kendisinin görev saatleri dışında her zaman kampüste daha fazla zaman geçirdiğini, akademisyenlerle sohbet ettiğini, idari çalışan, öğrenci ya da mezun İTÜ’lüyle, universitenin farklı bir yönünü tanıdığını belirterek” değişik ortamlarda ve sosyal medyada kendisi ile sohbet eden, görüş ve önerilerini paylaşan tüm İTÜ’lülere teşekkür ediyor..
Sn. Şahin; “İTÜ’nün, kazandığı bu ivme ile yeni yönetim sürecinde de önemli başarılara imza atacağına inancım tamdır. Büyük kurumsal yapıların varlıklarının en önemli unsuru olan “Süreklilik” anlayışıyla dönemim içinde başlatılmış olan projelerin ve özellikle tüm paydaşlarla birlikte sağlanan barış ve huzur ortamının devamlılığı Üniversitemiz için son derece önemlidir. Umarım bundan böyle de İTÜ’nün köklü geçmişine ve ismine yakışan dürüstlük, şeffaflık, adalet anlayışı hakim olmaya devam eder. İTÜ’lü bir akademisyen olarak, bundan sonraki süreçte de üniversiteme ve ülkeme aynı şevk, heyecan ve kararlılıkla hizmet etmeye devam edeceğim.” diyerek yeni kadroya da sıcak, samimi, destek mesajları gönderiyor…

Görevi devralan Rektör Prof. Dr. Sn. Mehmet Karaca’da, “Bu onurlu göreve başlarken, öncelikle, İTÜ’ye yakışan ve demokratik bir olgunluk içerisinde tamamlanan seçim ve atama sürecine dahil olan, katkı sağlayan tüm aday arkadaşlarıma, öğretim üyelerimiz ve yardımcılarına, idari personelimize ve de özellikle sağduyulu, aydın öğrencilerimize teşekkür ederim. Asıl misyonu bilim olan insanlar için idari görevler, geçicidir ve bir bayrak yarışından ibarettir. Bir süre sonra benim de bu görevi aynı şekilde bir başka meslektaşıma devredeceğimin bilinci ile; bir yandan seçim öncesi ve seçim sürecinde karşılaşıp yaşadığımız tüm olumsuz hatıra ve duyguları hafızamdan tamamen sildiğimi, öte yandan tercih ve düşüncesi ne yönde olursa olsun, İTÜ’nün geleceği adına bu sürece aktif katılan, yapıcı katkı veren her arkadaşımın emeğini, beklentisini ve heyecanını zihnimde ve gönlümde tekrar tazeleyerek göreve başladığımı özellikle bilmenizi arzu ederim.” diyerek seçim dönemi ile ilgili konularda vurgulamalar yapmış, prensiplerini ortaya koyuyor.

“Mahkeme kadıya mülk değildir… Makamlar geçicidir.
Hükümetler de. İnönü’nün bir sözü “kuruma güven ve saygı” bakımından önemli:
- Bizden sonra gelecek bütün hükümetler de, milletin haklarını bütün kudretiyle takip edecektir. (18 Haziran 1964) (3)

Sn. Karaca; “Devraldığım görevin esası, bir yetkiler bütününden ziyade, daha öncesinden taahhüt ettiğimiz projeler ve idari anlayışın uygulanması noktasında üzerimize yüklenen bir sorumluluktur. Ve bu hukuki olmanın yanında topluma, tarihe ama daha da özelde İTÜ’nün hem bugün hem de yarınki kadrolarına karşı bir sorumluluktur. Bu dönemde, her biri hayata geçirilmek üzere özenle hazırlanmış ve çalışılmış projelerimizi, sizlerin desteği ve yapıcı eleştirileriyle, İTÜ’nün yararına olacak şekilde gerçekleştireceğimize ve günün sonunda hep birlikte daha güçlü, çağdaş ve huzurlu bir İTÜ meydana getireceğimize inancım tamdır.” diyerek, öğretim elemanları projelerine güvence vermiş, projelerin iyileştirilerek devam edeceğini de belirtiyor.

Sn. Karaca, mesajının sonunda ki; “Bu inançla birlikte, görev sürem boyunca İTÜ’nün menfaatlerinin sair menfaat ve kaygıların üzerinde tutulması ve korunması ve de yönetimimizin idari vizyon ve misyonunun uygulanması noktasında karşılaşılması muhtemel her türlü engel ve engellemeleri aşma konusunda tam bir kararlılık içinde olacağımızdan; bu çerçevede, gerektiğinde tüm yasal araç ve idari imkanları en etkin şekilde ve sonuna kadar kullanacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.

Değerli İTÜ’lüler; yönetimimizin asıl performans başarı kriteri, projelerimizin hayata geçtiği, sizlere daha iyi ekonomik, sosyal, psikolojik ve fiziksel olanaklara sahip bir İTÜ ortamı sağlanmasından ibaret değildir. Hayalini kurduğumuz asıl başarımız, siz değerli mensuplarımızın uzmanlıkları yönündeki becerilerinin gelişimine imkan sağlayarak, toplum için sayısız değerler yaratılmasına, ülkemizin, ulusumuzun refahı ve çağdaş dünyaya doğru geleceği için İTÜ’den beklenen, anlamlı faydalar üretilmesine aracılık etmek olacaktır. Yani her bir üyemizin ve hatta öğrencimizin akademik, iş, sosyal ve kültürel yaşama ilişkin inisiyatif aldığı, birer girişimci olduğu bir yapıya ne kadar hizmet ettiğimiz olacaktır.” sözleri ile, öğretim üyelerine vereceği desteği ve yönetimin çalışma/başarı prensiplerini açıkça ortaya koymaktadır.

İTÜ, her zaman olduğu gibi, kendine yakışan, örnek bir devir teslim töreni yapmıştır.

Yeni görev alan ve alacak olanlara, Rektör. Prof.Dr. Mehmet Karaca’nın şahsında başarılar diliyoruz.
______________________________________
(1) Basından, 03.06.2012
(2) Yüksel, Ahmet Emre(Prof.Dr.); Lider “etraf”ı ile büyür ve etraf’ı ile küçülür!.., Yenises Aylık Siyasi Dergi, Yıl.17,Sayı.200, Ağustos 2012, Osmaniye, sf.26-28
(3) Donat, Yavuz; “Dün, bugün, yarın”, Hürriyet, 28.06.2012




Hoşgeldiniz