Kültürün ekonomiye katkısı… Ayhan Sarı


Toplam Okunma: 3551 | En Son Okunma: 29.05.2017 - 21:14
Kategori: Kültürel Öneriler, Yazarlarımız: A.Sarı

Kültürel gelişmişliği özümsemiş ülkelerde kültürel etkinlikler ekonomilerine dikkate değer açıdan katkı sağlarken; kültürel gelişmişliği özümsememiş ülkelerde kültürün ekonomiye katkısı dile gelir boyutta değildir… Böyle bir katkının gerçekleşme olasılığı Türkiye’de  sorgulanabilir kıvama gelmek üzere gibi görünüyor… İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın (İKSV) yaptırdığı araştırma sonuçları kültürün dayandığı temellere dünyanın en gerçekçi değerini, ekonomiyi de katıyor… “Parasız kültürel katkının, paralı kültürel katkıya” dönüşmesi mümkün müdür?..

40. yılını kutlayan İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV)’nin öncülüğünde yürütülen “ekonomik etki araştırması” sonuçlarına göre:

Dünyanın kültür sanat alanında başı çeken ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin, bu alanda üretim ve tüketim oranları açısından henüz beklenen düzeye erişemediği,

Türkiye’de kültürel yatırımlara yapılan doğrudan devlet desteğinin Avrupa kentleri ile karşılaştırıldığında fark edilir derecede düşük kaldığı,

Ayrıca:

İstanbul’da kültürel tüketim ortalaması kişi başı 20 euro,

Avrupa’da kişi başına aktarılan kamu kaynağının, nüfusun 1 milyonu aştığı kentlerde ortalama 58 euro. Örnek olarak Lüksemburg’da 748 euro, Liverpool’da 600 euro, Berlin’de 165 euro, Venedik’te ise 99 euro olduğu.

* * *
2011’de İKSV’nin düzenlediği etkinliklere katılan izleyici sayısı 400 bin.
Bunlardan 10 bini yabancı olup bilet dışı konaklama, yeme içme harcamaları 17.3 milyon lira.
Tüm değerler toplandığında İKSV etkinliklerinin Türkiye ekonomisine etkisi 70 milyon lira.

Bu rakam yıllık ciroları 40 milyon liranın altında kalan küçük ve orta ölçekli işletmeler diye tanımlanan KOBİ’lerden neredeyse 2 kat fazla.

İKSV ödediği vergiler ve sağladığı kamu gelirleri açısından da katkı sağlamakta.

Örneğin Devlet İKSV’ye 2011’de 2 milyon lira mali destek sağlamış; ancak söz konusu desteğin 3 katı kadar vergi geliri elde etmiş.

Yani -ustaca kullanımla- para parayı çekmiş…

Ve İKSV tek başına tam zamanlı, maaşlı, sigortalı olarak 200 kişi istihdam etmiş. Ayrıca 1000’e yakın genç gönüllü olarak görev yapmış.

Görüldüğü gibi eğer ciddi boyutta düşünülüp ciddi politikalar üretilip, İKSV gibi kuruluşların artışı sağlanırsa bu girişim hem kültüre, hem insana; hem de ekonomiye belli bir katkı sağlayacak. Günümüzde hemen hiçbir olgu ekonomik çıkar gözetilmeden dikkate alınmıyor. Kültürün, yeteneğin para etmesinin realitesi Türk kültür hayatında adeta yeni ferah bir pencere açıyor. Bu pencereden bakış açısının hükümetten, devletten bakanlığına, belediyelerine, kamu kurum kuruluşlarına ve de belki de en önemlisi özel sektör tarafından görülmesinin sağlanması kültür hayatımızda ivme yaratacak gibi görünüyor.

İvme en küçüğünden başlayabilir. Örneğin hiçbir geliri olmayan “Musiki Dergisi”ne veya yılda belli bir sayıdan fazla konser verip seyirci sayısını belli bir limitten aşağı düşürmeyen müzik derneğine, topluluğuna …

Konuyu Musiki Dergisi açısından sürdürecek olursak yapılacak küçük bir kamu yardımı bile musiki dergisinin birkaç çalışanının olmasına, istihdam sonucunda sağlanacak reklam geliri ile vergi zincirine girmesine; yani “parasız kültürel katkının paralı kültürel katkıya dönüşmesi”ni sağlayabilir. Musiki Dergisi sadece bir örnektir. Bu bakış açısıyla yaklaşıldığında başta kültür yöneticisi olmak üzere herkesin düşününde yeni örnekler belireceğine kuşku yoktur.

İKSV araştırması kültür etkinliklerini, toplumun seviyesini yükseltme katkısı dışında, hem ekonomik hem de çalışan sayısı istihdam açısından şimdiye değin dikkate alınmayan iktisadi bir sonucu gözler önüne seriyor…

Ve İKSV şimdi kişi başı 20 euro olan İstanbul kültürel tüketim ortalamasını, 2023 yılında 100 euroya çıkarmayı hedefliyor…

* * *
Sevgili konservatuar, müzik okulu yeni mezun gençlerimiz. Sonuçlar, gelinen durum ve de gidişat gösteriyor ki yaptığınız sanat paraya dönüşmediği/dönüştürülmediği sürece işsiz kalacak, tıpkı inşaat işçileri gibi çalışılan iş başına verilen yevmiyelerle günü idare edeceksiniz.

Ta ki yukarıda aralanan kapıdan sizi refaha ulaştıracak yeteneğe ve kafa yapısına sahip bir beyni başınıza geçirinceye kadar…
____________________________

Ayhan Sarı     http://www.musikidergisi.net/?p=2374




Hoşgeldiniz