“Zeytinyağlı yiyemem aman” türküsü ve margarin yemeye katkısı…


Toplam Okunma: 13243 | En Son Okunma: 23.05.2017 - 19:07
Kategori: Türk Halk Müziği

Marshall yardımının (1948-51) koşullarından biri de Türkiye’nin ABD’den mısırözüyağı almasıdır… Buna koşut olarak Türkiye’de ilk margarin fabrikası kurulur. Yüz binlerce zeytin ağacı sökülür… Türkiye insanı zeytinyağından soğutularak, mısırözü yağına ve margarine alıştırılır… Balıkesir’in Körfez Belediyeler Birliği (KBB) olağan aylık meclis toplantısında “zeytinyağlı yiyemem” türküsü söylenince Burhaniye Belediye Başkanı: ‘Biz zeytinyağını yiyemeden duramayız, gerekirse fistan da giyeriz’ diyerek tepkisini dile getirdi…

“Zeytinyağlı yiyemem aman” türküsü ve margarin yemeye katkısı…

Bursa yöresine ait “Zeytinyağlı yiyemem aman” türküsü 2 Kasım 1954 tarihinde Muzaffer Sarısözen tarafından kaynak kişi İhsan Kaplayan’dan derlenmiştir. TRT’deki THM Repertuar numarası 1133’tür.

Marshall Planı 2. Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen ve 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı bir ekonomik yardım paketidir.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülke, bu plan uyarınca ABD’den ekonomik kalkınma yardımı almıştır (Wikipedia).

ABD geçmişten beri dünyanın en büyük mısır üretici ülkesidir. ABD, birikmiş olan mısır dağlarını eritmenin bir yolu olarak mısırözü yağı ihracatını keşfetmiştir. Marshall yardımının koşullarından biri, Türkiye’nin ABD’den mısırözü yağı almasıdır. (Yeni Sömürgecilik Açısından Gıda Emperyalizmi, Osman Nuri Koçtürk, Toplum Yayınları, 1966).

Buna koşut olarak Türkiye’de ilk margarin fabrikası kurulur. Yine aynı dönemde yüz binlerce zeytin ağacı sökülerek bir ağaç kırımı yapılır. Kalan zeytin ağaçlarından elde edilen zeytinyağının büyük bölümü ABD tarafından dolar karşılığı alınır ve mısırözü yağı, TL karşılığı satılır.Türk insanı zeytinyağından soğutularak, mısırözü yağına ve margarine alıştırılır.

Bu amaçla, “zeytinyağı ısınırsa kanser yapar!” gibi yalanlar uydurmaktan da geri kalınmaz. Hâlbuki zeytinyağı halk ağzındaki deyişiyle dumanlaşma derecesi en yüksek (en zor yanan) sıvı yağlardan biridir. Bununla da kalınmaz, kötülemek için tıpkı bugün yapılan halkla ilişkiler endüstrisi çalışmaları gibi “Zeytinyağlı yiyemem aman, basmadan fistan giyemem aman…” diye türkü sipariş edilir ve ülkenin en popüler türküsü yapılır.

Katı yağ/margarine mahkûm edilen halk, 20-30 yılda bir kaşık yağa bile muhtaç hâle getirilir.

Basma giyen kadınlar ise plastik giysilerle tanıştırılır… (1)

Türkünün sözleri:

Zeytin yağlı yiyemem aman,
Basma da fistan giyemem aman.
Senin gibi cahile,
Ben efendim diyemem aman.

Kaldım duman içi dağlarda,
Sevgili yarim nerelerde.

Kara üzüm asması,
Yeşil olur yazması.
Ben yarimden ayrılmam,
Kara yazı yazması.

Kaldım dumaniçi dağlarda
Sevgili yarim nerelerde.

Asmadan üzüm aldım,
Sapını uzun aldım.
Verin benim yarimi,
Annemden izin aldım.

Türküyle ilgili 2005’den bir haber:

Balıkesir’in Körfez Belediyeler Birliği’nin Burhaniye’deki olağan aylık meclis toplantısının (27 Nisan 2005) ardından yapıldı. belediye başkanları Akçay Beldesi’ndeki La Route Tatil Köyü’nde akşam yemeği yedi.

Yemekte, yerel sanatçılardan oluşan Dost Sevdalılar adlı müzik grubu türküler söyledi. Sıra ‘Zeytinyağlı Yiyemem’ adlı türküye gelince ortam gerildi.

İlk tepkiyi KBB ve Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova gösterdi. Türküyü okuyan Ersan Erdoğan’ın elinden mikrofonu alan Akova, ‘Biz zeytinyağını yiyemeden duramayız, gerekirse fistan da giyeriz’ diye çıkıştı. Akova’ya yemeğe katılan Kadıköy, Akçay, Büyükdere, Küçükköy, Karaağaç belediye başkanları ile diğer davetliler de destek verdi. Tepki üzerine grup, türküyü kesti.

Başkan Akova, türkünün zeytinyağını küçümsediğini savundu. Türkünün zeytinyağı karşıtı olduğunu savunan Akova şöyle dedi:
“Kendimizi baltalıyoruz. Türkü seçimi son derece yanlıştı. Böyle bir yemekte zeytinyağını övücü türkünüz varsa söylersiniz yoksa başka şeyler seslendirirsiniz. Zeytinyağı yenmezse üreticimiz neyle geçinecek? Bu türkü yasaklanmalı…”

Dost Sevdalılar müzik grubunun solisti Ersan Erdoğan, artık daha dikkatli olacaklarını söyleyerek şöyle devam etti:
“Gece çok güzel başladı. İlerleyen saatlerde başkanların neşesi zirveye ulaştı. Biz de hareketli parçalar çalalım istedik. Zeytinyağlı Yiyemem türküsüne başlayınca başkanlardan itiraz geldi. Hatalı olduğumuz anladık. Kendilerine hak veriyoruz”…

Akşam yemeğinde, zeytinyağlı yemeğe rastlanmadı. Başkanlar Balkan çorbası içti, karışık soğuk meze, tavuk, ciğer, patates ve pilav yedi. Zeytinyağlı olarak sadece çoban salatası vardı.(2)
____________________________
(1) Prof. Dr. Kenan Demirkol - http://www.kenandemirkol.net/  (Ana kaynak bulunamadı)
(2) Bekir Terzioğlu - Akşam Gazetesi / 30 Nisan 2005




Hoşgeldiniz