Fazıl Say: “Uzay sınırından dünyaya dönüşün senfonisi”….


Toplam Okunma: 1630 | En Son Okunma: 22.07.2017 - 03:05
Kategori: Bilgi

Fazıl Say kendini etkileyen 14 Ekim 2012 günü balonla çıktığı uzaydan dünyaya atlayan Avusturyalı paraşütçü Felix Baumgartner‘in yapılamaz denen atlayışını besteliyor. Herkesin ağza almaya korktuğu bir atlayışı dünyanın gözü önünde sergileyen Felix Baumgartner‘in mesleki kariyeri dışında güveneceği hiçbir şey yoktu: ne partisi, ne kitlesi, ne destekçisi…

Paraşütçünün balonla uzaya çıkışı, en yüksek noktadan dünyaya bakışı, sonra büyük cesaretle kendini boşluğa bırakışı, başta dengesini kaybedip bocalayışı, sonra ses hızını aşışı, paraşütünü açıp alçalışı ve bütün dünyanın gözleri önünde “Yapılamaz” sanılanı başarışı, Fazıl‘ı etkilemiş…

Bu anların her birindeki ruh halini müzik diliyle anlatan bir eser besteliyor.

Önceki gece, evindeki sıcak akşam yemeğinde bahsetti bu projesinden… Orada söyleyemedim, ama o anlatırken, yaşadıklarının ne kadar Felix‘inkine benzediğini fark ettim.

Büyük cesaretle yükseldi Fazıl da…

Herkesin ağza almaya korktuğu, ama kendisinin inandığı doğrular için tehlikeyi göze alarak ortaya atıldı, insanlık kadar eski tabuları cesaretle tartıştı. Dünyanın gözü önünde sergilenen, tehlikeli olduğu için de hepimizin yüreğini ağzına getiren bir “atlayış“tı bu…

Üstelik yapayalnızdı. Mesleki kariyeri dışında güveneceği hiçbir şey yoktu: ne partisi, ne kitlesi, ne destekçisi…
 Fazıl‘ın mesajlarında hedef alınan kesim, ‘dindarlar’ değil, ‘din bezirganları’dır.
 Yoksa konserlerinin sadık dinleyicileri, onun ezan okunurken saygıyla durup ara verdiğini iyi bilir.
 ***
İki konu daha var:
“Dini hassasiyetler“i pek önemseyen yürütme ve yargının, “diğer hassasiyetler“ konusunda aynı ilgi ve dikkati göstermediğini biliyoruz. Seçim meydanında Erdoğan, “Biliyorsunuz Kılıçdaroğlu Alevi…“ dediğinde yuhalayanlar soruşturuldu mu?
“Ne Ermeniliğimiz, ne de afedersiniz Rumluğumuz kaldı“ cümlesindeki “afedersiniz“in üzerinde duruldu mu?

Atatürk‘e hakaret siteleri aynı iştahla soruşturuldu mu? Mahkemenin tabiriyle “değerleri aşağılamak“ suç ise, bu çifte standart niye? “Çoğunluk“ olmamak, hakaret için vize mi sayılıyor?
 ***
 Bir çift söz de Fazıl Say’ın takipçilerine…
 Fazıl o akşam, “Twitter hesabımdaki 150 bin takipçimden 150’si bile mahkemeye gelmedi” dedi. Oysa kararı kınama için açılan imza kampanyasına 48 saat içinde 1000 kişi imza koydu.
 Toplumsal muhalefeti, kınama bildirilerine imza koymaktan ve gelen metinlerin altına “beğendim/beğenmedim“ mührü basmaktan ibaret sayarsak daha çok mahkum oluruz. (1)
________________________________________
(1)Can Dündar “Fazıl Say: Twitter’daki 150 bin takipçimin 150’si bile mahkemeye gelmedi” Milliyet Gazetesi 20 Nisan 2013

http://gundem.milliyet.com.tr/fazil-say-twitter-daki-150-bin-takipcimin-150-si-bile-mahkemeye-gelmedi-/gundem/gundemyazardetay/20.04.2013/1695993/default.htm




Hoşgeldiniz