Müzik kurumlarımızı yok edecek yeni yasa taslağı hakkında… Kemal Küçük


Toplam Okunma: 2095 | En Son Okunma: 18.10.2017 - 11:17
Kategori: Cevabi Yazılar, Fikir Yazıları

Türkiye’de klasik batı müziği kavramıyla bilinen müziğin, on yıllardır bu toprağın müziğini tahlil edememe, hatta bazı kasıtlılarca kulak tıkama, geleceği öngörememe; atılım, ilericilik yerine modernizm kisvesi altında işin kolayına kaçma, batının yüzyıllar öncesinden bestelenmiş müziklerine kendilerini kaptırmalarından beridir ki bu müziğe karşı geniş toplum kesimlerince tepki oyları ortaya çıktı. Hatta biliyoruz ki, içinde bulunduğumuz durumdan klasik batı müzikçileri %50 oranında sorumludur. Müzik eleştirmeni Kemal Küçük madalyonun diğer yüzünü, o kesimde az rastlanır bir duyarlık ve objektiflikle dile getiriyor. (M.D.) …

Müzik kurumlarımızı yok edecek yeni yasa taslağı… Kemal Küçük

Müzik kurumlarımızı yok edecek yeni yasa taslağı… Kemal Küçük

Müzik kurumlarımızı yokedecek yeni yasa taslağı ortaya çıkınca, yıllardan beri klasik müzik dünyamızın hâmisi rolündeki bazı müzik yazarları isyan edivermiş! ..

El insaf! göstere göstere gelen bu uygulamanın arkasındaki zihniyeti bu güne kadar anlayamamış olmalarını neye bağlamalıyız?

Müzik ve sanat üst yapı kurumlarıdır. Türkiye’nin tüm altyapısı dönüştürülüp, Cumhuriyet değerlerinden uzaklaştı… rılırken, bu ideolojiyi savunurcasına sessiz kalanların, alt yapısı kaymış bir Türkiye’de birden “uyanmalarını” samimi bulabilir miyiz?

İnsana, topluma ve devlet yapısına bakışı belirleyen (ideolojiyi)yani dünya görüşünü açıkça gösteren bir siyasi erkin uygulamalarını, olumlu bir dönüşüm gibi görüp, sonra ‘kendini yoktan var eden oyun alanı” elden gittiği için birden “muhalefeti aklına getiren” bu zihniyeti samimi bulabilir miyiz?

Kadının örtünmesini (hem de vicdani tercihden çok,siyasi bir gösteriyi işaret eden tek tip örtünmeyi) empoze eden zihniyetin sahnede taytla dans eden erkek ve kadın sanatçıya tahammül edememesi aslında bir tutarlılıktır!

Asıl tutarsız olan, bu gerici “tutarlılığı” görmezden gelip, her türlü eleştiri imkanları elinde olan kendi yazın mecralarında ses çıkarmayıp, kendilerinin “velinimeti olan” müzik kamuoyunun tepkisi artınca, birden muhalifette de lider/aktivist olmayı aklına getiren bu yaklaşımdır.

TV ekranını babasının çiftliği gibi kullanan, “Cumhuriyetin müzik devrimi çökmüştür” diyen bir cahil tarihçi özentisine gerekli cevapları veremeyen, ezilip büzülen; geçen yıl, ilk Türk operası olarak bilinen Adnan Saygun’un Özsoy Operası için gazetedeki sütununda, “tarihin çöplüğüne atılacak bir paçavra” diyen Ardıç kuşuna bile bir refleks gösterip kendi mecralarında yanıt veremeyenler, şimdi mi uyandılar?

Eğer bunlara zamanında önemli tepkiler gösterilebilseydi, şu anda ne yapacağını şaşırmış vaziyette bir araya gelmeye çalışan müzik dünyamızın birliktelik bilinci belki daha erken oluşabilirdi.

O zaman, bu zor günlerde liderliğe de soyunmak isteyenlerin bir önemi olurdu.

Tarih artık “vak’a nüvisler”ce yazılmıyor. ve ilerde müzik kurumlarımızın başına gelen bu olayın bir anda bir yasa taslağı ile ortaya çıkmadığı, buraya gelinceye kadarki tüm faktörler ve aktörler (klasik müzik dünyasını kapsadığını iddia eden basındaki aktörler dahil) yerli yerine konacaktır.

Evet, zaman birlik olma ve akılcı tepkiler oluşturma zamanıdır, geç de olsa…(1)
__________________________________
Kemal Küçük ” Müzik kurumlarımızı yok edecek yeni yasa taslağı!” muzikoloji@yahoogroups.com ileti grubu, 23 Mayıs 2013 18:30




Hoşgeldiniz