Eğlenirken bayağılaşmak…


Toplam Okunma: 1304 | En Son Okunma: 29.03.2017 - 12:33
Kategori: Basından

Yahya Kemal (1884-1958) 1914′de, yani 100 yıl önce yazdığı “Edebiyata Dair” başlıklı makalesinde(*) İstanbul’da Dârülbedâyî’nin yani konservatuvarın açılmasını en büyük inkılaplardan biri olarak görür. Çünkü “eğlenirken bayağılaşmak” yerine bir zevk terbiyesi gelişecekti. “Göbek çalkalamak zevkini geçmeyen rakslar” yerine mesela müzikallerimiz olabilecekti…

İstanbul Belediyesi 1914 yılında kadınlı-erkekli gidip gezilecek, oturulacak bir bahçe (park) açmıştı. Bunun etkilerini Yahya Kemal aynı makalesinde: “O halk bu bahçede edebiyle geziniyor!” diyerek “istanbul’un her tarafında böyle bahçeler açılmasını” temenni ediyordu, böyle görgünün gelişmesi için.

Kadınlı-erkekli edebiyle gezilen bahçeler, parklar, sanat eğitimi veren Darülbedayi gibi kurumlar geliştikçe, Yahya Kemal umuyordu ki:

“Bugün eğlendikçe terbiyesini kaybeden bu halk, eğlenerek terbiye olur.”

Yahya Kemal’e göre insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri eğlenmektir. İnsan pek çok şeyden vazgeçse bile eğlenme isteğinden kolay kolay vazgeçmeyecektir. Ancak o günün eğlencesini insanî sınırlar içinde bulunmadığını düşünür. İyice saptırılan musiki ve tiyatronun ahlaka, kültüre, dile bir katkısı olmadığı gibi aksine zedeleyici olduğunu, bu eğlencelerin ıslah edilmesi ve sanat vasfının öne çıkarılmasını Türk kültürü için hayati görür.

Matbaanın iki buçuk asır gecikmesini toprak kayıplarından çok daha vahim olarak niteler.

Hayrettin Karaman Hoca’nın başkanlığında bir redaksiyon heyeti tarafından kaleme alınan ve Diyanet’çe yayınlanan 1999 tarihli “İlmihal” adlı iki ciltlik eserde, düğünleri bile kasvete boğan bir anlayıştan bahsedilir:

“Son zamanlarda ülkemizde davul çalarak düğün yapmayı İslam ilkelerine aykırı bulan bazı çevreler, olayın sevinç ve eğlence boyutunu ihmal ederek düğünleri nutuklu, vaazlı geçen, oldukça sıkıcı bir törene dönüştürmüşlerdir.” (Cilt II, sf. 118)

İlmihal yazarları, “Düğün gülüp eğlenmek, hoşça vakit geçirmektir” diyerek bunu eleştiriyorlar. Hz. Peygamber’in düğünlerde toplumların âdetlerine göre şenlik yapılmasını tavsiye ettiğini anlatıyorlar.

Fakat “Siyasal İslamın İflası” kitabının yazarı Oliver Roi’ “İslam kasvetlidir” diye yazmıştı.

Kasvet, toplumlarda yaratıcılığı ve dinamizmi öldürmekte, içe dönük, durgun, gamlı bir hayat tarzı ortaya çıkarmaktadır. Müzikleri de kasvetlidir. Bir kahkaha atsalar, ardından kötü bir şey mi olacak diye korkarlar. Zordur öyle yaşamak.

Ekonomik ve sosyal bakımdan durgun ve kapalı toplum yapıları kasvet kültürünü besler, kasvet kültürü de durgunluğu, bezginliği…

İstediğiniz psikiyatra sorun:

Kasvetli evlerde büyüyen çocuklarda yetenekler yavaş gelişiyor!.. (1) (2)
______________________________
(*) Yahya Kemal külliyatının dokuzuncu kitabı(1971) olan Edebiyata Dair’de, şairin edebiyat üzerine yazdığı yazılar, kendisiyle yapılan röportajlar ve edebî sohbetler derli toplu bir şekilde bir araya getirilmiştir. Kitapta, bahsi geçen bu yazılar ve söyleşiler “Şiir”, “Eski Edebiyat”, “Türkçeye Dair”, “Vezinler, Kafiyeler”, “Memleketten Bahseden Edebiyat”, “Tenkid”, “Tiyatro”, “Mülakat” ve “Bitmemiş Makaleler” olmak üzere dokuz ana başlık altında kategorize edilmiştir.
. . .
Yahya Kemal’e göre insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri eğlenmektir. İnsan pek çok şeyden vazgeçse bile eğlenme isteğinden kolay kolay vazgeçmeyecektir. Ancak o günün eğlencesini insanî sınırlar içinde bulunmadığını düşünür. İyice saptırılan musiki ve tiyatronun ahlaka, kültüre, dile bir katkısı olmadığı gibi aksine zedeleyici olduğunu, bu eğlencelerin ıslah edilmesi ve sanat vasfının öne çıkarılmasını Türk kültürü için hayati görür… (Emine Neşe Demirdeler “Yahya Kemal’le Edebiyata Dair…” http://sakaryaedebiyat.com/?p=622 )

(1)Taha Akyol “Mutlu Yıllar” Hürriyet Gazetesi, 31 Aralık 2013
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25473475.asp?utm_source=hurriyet&utm_medium=yazarlar&utm_campaign=yazarsonyazi
(2)Taha Akyol “Kadın Faktörü” Hürriyet Gazetesi, 01 Ocak 2014
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25480074.asp




Hoşgeldiniz