Özdemir Erdoğan: “Özgür olmak için masonluktan ayrıldım”…


Toplam Okunma: 1703 | En Son Okunma: 20.09.2017 - 02:57
Kategori: Basından

Özdemir Erdoğan Bugün Gazetesi’nde Şebnem Özcan’ın sorularını yanıtlarken ilginç konuların yanısıra müziği, müzisyenleri ve bir zamanlar aralarında bulunduğu masonluk anı ve düşüncelerini dile getirdi: “Özgür olmak için masonluktan ayrıldım… Medya güç sahibinden masonluğa birilerinin ‘Biz onu bir yere getirdik’ demesini istemedim…”

Şebnem Özcan: Kaç yıl mason olarak kaldınız?

Özdemir Erdoğan: Ben üstat bile oldum. Türkiye’de birileri sizin arkanızda olmazsa bir şey olamazsınız. Sizi bir şey yapmazlar. Mesela ben onlara dedim ki: “İçki içmiyorum.” Onlarda kardeş sofrası diye bir şey var. İlk önce “İçme o zaman” dediler, ardından baskı başladı; “Hocam bir iki kadehten bir şey olmaz” falan diye. İçmiyorum, dahası var mı? Hem mason olacaksınız, hem de içki içmeyeceksiniz veya o formasyonun dışında bir adam olacaksınız o zaman olmuyor. O formasyona gireceksiniz mecburen. Bu beni sıktı. Süleyman Demirel’in yasaklı olduğu bir dönemde, onun peşinden koştum yıllarca. Neden biliyor musun, özgür olsun diye. Ama ne zaman ki Süleyman Demirel, “Başörtüsü takmak istiyorlarsa Suudi Arabistan’a gitsinler” dedi, ondan sonra Süleyman Demirel benim için bitti.

Ş.Ö : Masonluktan ayrıldıktan sonra sizi sildiler mi?

Ö.E :Tabii ki sildiler. Her yerde masonlarla karşılaşmak mümkün. Mesela bir otelde çalışıyorum, tak bir mason geliyor, “Niye bu adamı buraya aldın” diyor. İşinden oluyorsun. Bir liste gidiyor belediye başkanının masasına “Falan falan sanatçılar çıkacak” benim ismimi gördüğünde “Aman Özdemir Erdoğan gelmesin” diyor. Bunları masonlar yapıyor.

Ş.Ö : Siz besteci, söz yazarı, yorumcu, aranjör, gitarist, orkestra şefi ve yapımcı sıfatlarını taşıyorsunuz. Sanatçı dediğin böyle her şeyiyle bir bütün mü olmalı?

Ö.E : Sanatçılar, sanat yolunda bir şeyler üreten ve evrensel bir boyuta taşımaya çalışan kişilerdir. Bizim divalarımız, süperstarlarımız, megastarlarımız bize ait starlardır. Onlar yöreseldirler, uluslararası değillerdir. Diva kime denir? Uluslararası, evrensel boyutlarda bir şeyler üreten ve bunu bütün dünyaya kabul ettiren kişidir. Bakıyoruz bizim divamız ne yapmış? Hiçbir şey.

Ş.Ö : Bülent Ersoy’un sanatını sevmez misiniz?

Bülent Ersoy ilk sahneye çıktığı ve ilk albümünü yaptığı vakit, o albümden en az 15 tane aldım. Ve eşe dosta dağıttım.

Ş.Ö : Çok mu beğenmiştiniz?

Ö.E : Çok beğendim. Olağanüstü güzeldi. Fakat ondan sonra yaptığı her albüm, bir evvelkinden daha kötü çıktı. Bülent Ersoy bugün bir şovmendir. Bugün üstüne ne giyerse o konuşuluyor.

Ş.Ö : Peki Sezen Aksu’yu nasıl buluyorsunuz?

Ö.E : Sezen Aksu devamlı üreten biri. O benim için, 80′lerden sonra Türk musikisine gelmiş en büyük bestecilerden birisidir. Besteleri hem Batı hem de Türk musikisi açısından muhteşem. Ayrıca şunu da söyleyeyim; zeka, sanat üretmek için çok önemli bir unsurdur. Ama sanat için yeterli değildir. Türkiye’de zeki insanlar var. Bana sorarsanız Cem Yılmaz çok zeki bir adamdır. Ama sanatsal açıdan ben onun filmlerine tahammül edemiyorum. Yani kötü ama çok zeki. Güzel de para kazanıyor. Acun da onun gibi.

Ş.Ö : Günümüzde müzik denilince akla pop müzik geliyor. Pop müzik sanatçıları büyük ilgi görüyor ve daha çok para kazanıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Ö.E : Gençler pop müziğe ilgi gösteriyorlar çünkü pop müzik yapan şarkıcılar lüks hayat yaşıyor. Emlak kralı olup, son model arabalara biniyorlar. Türk halkı bu popçuların yaşantılarına özeniyor. Herkes popçu olup çok para kazanmak istiyor. Örneğin Ajda Pekkan bu ülkenin ilk rol modelidir. Türk halkı onun gibi iyi giyinmek ve onun gibi yaşamak istemiştir. Ajda Pekkan hayatını bu kadar göz önünde yaşayıp, aşklarıyla, açıklamalarıyla, yaşantısıyla medyatik bir isim olmuştur. Çünkü ona böyle bir rol verilmiştir. Madonna çıkıyor uçuyor sahnede; o da vince çıkıyor. Hep bir heves içinde. Çok taklitçi. Ajda Pekkan Enrico Macias’la birlikte Olimpia’da konser vermiştir. Gerçek şudur; onu Paris’te yaşayan 1000 Türk izlemiştir. Bu gerçek başarı mıdır? Bence değildir.

Ş.Ö : Cem Yılmaz’ın da mason olduğu iddia edilmişti?

Ö.E : Olmaz olur mu? Başka türlü o adam olur mu? 20 milyon dolar, 30 milyon dolar para kazanır mı reklamlardan. Reklamı kim veriyor? Bu ülkede para kazanan kişi veriyor. O kim? Masonlar.

Ş.Ö : Emin misiniz?

Ö.E : Emin diye bir şey yok. Görünen bir hadise var. Neticede Sabetayizm’le, Museviler’le şununla bununla yakın ilişkisi olduğu belli. Bu memlekette dikkat et kim para kazanıyor? Mustafa Sandal, Erol Evgin, yok bilmem ne, yok şu, yok bu, bir sürü insan var. Ya Sabetayisttir, ya masondur, ya başka bir şeydir ya da onlarla ilişkilidir. Onlar hiç konuşmazlar. Sadece para kazanırlar. Sinan Çetin mesela; Cihangir’i almış ya.

Ş.Ö : Peki siz nasıl mason oldunuz?

Ö.E : Kayınvalidem Sabetayist idi, onun vesilesiyle mason olmuştum.(1)

_________________________________________

(1) Şebnem Özcan “Özdemir Erdoğan: Masonluktan özgür olmak için ayrıldım” Bugün Gazetesi, 05 Ocak 2014
http://magazin.bugun.com.tr/bulent-ersoy-diva-degil-haberi/921150




Hoşgeldiniz