Cumhuriyet müzik tarihimizdeki dargınlıklardan güncel kesit… Ayhan Sarı


Toplam Okunma: 1233 | En Son Okunma: 29.03.2017 - 03:07
Kategori: Tarih ve Anılar

İlk Türk operası Özsoy’un (A.A.Saygun) 19 Haziran 1934′de Ankara’da İran Şahı ve Atatürk huzurundaki seslendiriminde Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası görev almamıştı. Çünkü Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası şefi İstiklal Marşı bestecimiz Zeki Üngör ile 27 yaşındaki Adnan Saygun’un arası iyi değildi…

Saygun toplama bir kadro ile o başarıya tarihsel imzasını atmış, bu başarı sonunda Zeki Üngör emekli, Saygun ise Riyaset-i Filarmoni Orkestra’sına şef olmuştu. Ardından Türk müziğiyle ilgili isabetli ama uygulanmayan raporları kaleme alacak olan Paul Hindemith Hitler gazabından kaçarak gelmiş, sonrasında Türk halk müziği derlemeleriyle tanıdığımız Macar Besteci Bela Bartok tarafında olan Saygun görevden alınarak yerine Hindemith sevgisi yüzünden Nazilerden kaçmak zorunda kalan bir Alman (Praetorius) getirilmişti. Bunun gibi birçok dargınlıklar yaşandı müzik dünyamızda. Sonuncusu kısa bir süre önce Fazıl Say ile Gürer Aykal arasında cereyan etti.

Tarih sayfalarına girmeyen ama tarihi uygulamaların akışını değiştiren tarihi didişmelerden birini yaşadık. Fazıl Say ve Gürer Aykal. Mesele Fazıl Say’ın 14 yıldır genel sanat yönetmenliğini yaptığı Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin “Fazıl Say olmadan da sürdürülebileceği” savını ortaya atan ve Say’a el çektiren Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel’in festivalin sanat yönetmenliğini Gürer Aykal’a vermesiyle başladı.

Mesele şöyle gelişmişti:

Menderes Türel, 30 Mart 2014 Yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra 30 Nisan Çarşamba günü yaptığı ilk basın toplantısında, bu yıl 7- 29 Kasım tarihleri arasında 15′incisi düzenlenecek Uluslararası Antalya Piyano Festivali hakkında şöyle konuşur:

“Fazıl Say’la ilgili seçimlerden önce televizyon programlarında konuşmalar yaptım. Kendisinin siyasi söyleminin beni ilgilendirmediğini, dostluğunun, arkadaşlığının önemli olduğunu, şeref olduğunu ifade ettim. Ancak ertesi gün Sayın Fazıl Say Twitter’da, ‘Ben Menderes Türel gibi bir adama selam bile vermem. O benim arkadaşım değil, O kimmiş’ tarzında beyanlarda bulundu. Tabi beni üzdü. Kendisinin şahsıma karşı böyle yakışıksız tavır sergilemesi beni üzdü. Dolayısıyla piyano festivali konusunda kendisinin tavrının ne olacağını göreceğiz. Bekleyeceğiz. Fazıl Say ya da Fazıl Say’sız piyano festivali devam eder. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.”

Say ertesi gün Facebook ve Twitter üzerinden cevap verir:
“Festival sürecinde 4 belediye başkanı gördük. Bugünkü belediye başkanı şahıs festivalin Fazıl Say’lı ya da Fazıl Say’sız devam edeceğini ima etmiş basına. Şu bir gerçektir, suçsuz yere yargılandığım ve 10 ay ceza aldığım için hiçbir AKP’li dostum olamaz. Yanımda bile duramaz. Bu şartlarda AKP belediyesınin kazandığı bir şehirde bir aydınlanmayı temsil eden bizim festivalimize ne olacak ben de merak ediyorum. Bu festival sonuçta başta Kadir Dursun’un ve Fazıl Say’ın 15 yıl gözü gibi baktıkları çocuğudur. Filanca kişinin filanca şartını kabul edecek kişiler değiliz. İstenmediğimiz yerde duracak da değiliz. Benim artık yanımda bile duramayacak olan o şahıs, kararı kendi verecek. Antalya’nın medarı iftiharı bir festivale devam etmek istiyorsa bu şartlarda buyursun etsin. Bana gelince. Benim durumumun bir çözümü yok. Bana yol göründü. Ömrüm boyunca hatırlayacağım. İyi konserler verdik. Güzel anlardı. Antalya belediye başkanı ilk icraat olarak Fazıl Say’ın festivalinden Fazıl Say’ı kovuyor. Kutluyoruz.”

Festival organizasyonunu yapan Forte Prodüksiyon şirketi sahibi Kadir Dursun’un açıklaması şöyleydi:
“Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği, genel sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı Uluslararası Antalya Piyano Festivali; gerek sanat kalitesi, gerekse uluslararası niteliği ile şehrin festivali haline gelmiştir. Belediyenin değişmesi ile yaşanan gelişmeler ve Sn. Fazıl Say’ın festivalin sanat yönetmenliğinden ayrılma kararı alması neticesinde; ilk günden bu yana organizasyonunu yaptığım festivalden ayrılma kararı aldığımı üzüntüyle bildirmek zorundayım. 14 yıldır büyük bir özveri ile çalışmaya gayret ettiğim festivalin yaşaması için, bundan sonra da bilgi birikimimi ve deneyimimi paylaşmaktan mutluluk duyacağımı belirtmek isterim. Gerek iş, gerekse özel hayatımda bana birçok fırsat sunan ve festivalin organizasyonunda hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Sn. Fazıl Say başta olmak üzere; tüm belediye başkanlarımıza, sponsorlarımıza, değerli medya mensupları ve yazarlarımıza, sanat camiasına, çalışma arkadaşlarımıza, festivalimize katılan sanatçılarımıza ve ilk günden bu yana festivale sahip çıkan değerli Antalya halkına ve sanatseverlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım.”

Bunların sonucunda Antalya Büyükşehir Belediyesi Belediye Başkanı Menderes Türel “Fazıl Say’sız da olur” diyerek festivalin genel sanat yönetmenliğini Gürer Aykal’a teklif etti. Aykal da kabul etti.
Fazıl Say kişesel Facebook hesabında şunları yazdı:

“AKP Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel ve Gürer Aykal’la Antalya’da çok güzel şeyler yapacaklarmış. Antalya Piyano Festivali’ni büyüteceklermiş. Orkestra kuracaklarmış. Öyle bakakaldım bir an. Orkestra elemanlarında Atatürk rozeti olmadığı için zılgıt çeken Hoca Gürer Aykal ve Antalya’da AKP ile ‘çok güzel şeyler’ yapmak. Mesela Fazıl’ın kovulduğu kendi festivalini büyütmesi. Sağ olsun, Aykal Hoca. Büyüksün. Mesela zaten 2 orkestra olan bir şehirde AKP ile bir tane daha orkestra kurmak ama diğer ikisini kapatılma tehlikesini, bütün yaşananları, sıkıntıları unutuvermek. Antalya dışında bir dünya olduğunu ve orada bu işin pek öyle olamayacağını unutması Aykal’ın. Ben şaşırdım. Belki siz de şaşırmışsınızdır.”

Gürer Aykal’ın 17 Temmuz’da cevabı:
“Cumhuriyetin kazanımlarıyla başlatılan ‘Müzik Devrimi’nin yılmaz bir askeriyim. Görevim son nefesime kadar çoksesli müziği bu evrensel sanatı yüceltmek ve güzel ülkemin insanlarına sunmaktır. Bu uğurda atılan her adımı sevgiyle kucaklar, elimden gelen ne varsa deneyimlerimi esirgemeden onurla paylaşırım. Benim bu sanata olan adanmışlığım partiler, iktidarlar veya kişilerle ölçülemez. Egoları incinmiş, temeli olmayan sığ politik eleştirileriyle hedef gösterenler şunu iyi bellemeliler: Ben içinde şu veya bu sıfatla yer aldığım herhangi bir sanatsal oluşum sayesinde çoksesli müzikle tanışıp benimseyecek, sevecek ‘tek bir kişi’yi dahi onların tümünden üstün tutarım. Ben orkestra şefiyim. Görevim ayrıştırmak değil bütünleştirmektir. Göğsümden yaşam boyu eksik etmediğim Atatürk rozetine dil uzatanlar bilsinler ki ölünceye kadar bu görevi ayakta dim dik ve büyük onurla sürdüreceğim.”

Fazıl Say’ın babası müzik eğitimcisi ve müzik yazarı Ahmet Say 21 temmuz’da Evrensel Gazetesi’nde dahil oldu:

“Son günlerde, orkestra şefi Gürer Aykal ile besteci ve piyanist Fazıl Say arasında, basına da yansıyan bir tartışma yaşandı. Fazıl Say, belediye seçimlerinde, AKP’nin Genel Başkan Yardımcılığı’nı yapmış olan bir adayın Antalya’da seçimi kazanması dolayısıyla 14 yıl emek verdiği Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin sanat yönetmenliğinden çekildiğini açıklamıştı. Bunun üzerine hemen harekete geçen Gürer Aykal, Antalya’ya giderek Belediye Başkanı ile festivalin yönetmenliği konusunda görüşmelere başladı. Bu işbirliğini, festivalin kurucusu Fazıl Say değil, kim olsa yadırgardı. Ne var ki Gürer Aykal, yaptığı basın açıklamasıyla “Atatürk’ün Müzik Devrimi’nin yılmaz bir askeri” olduğunu belirtirken, kendisini eleştirenleri de şöyle niteliyordu: “Egoları incinmiş, temeli olmayan sığ politik eleştirileriyle hedef gösterenler…”
Bu tür sözler üzerine Fazıl Say’ın bundan böyle Gürer Aykal’ı muhatap almayacağı açıktır. Sıkışınca her zaman yaptığı gibi, “Atatürk”, “Çoksesli müzik”, “Göğsümden yaşam boyu eksik etmediğim Atatürk rozeti” gibi sözlere sığınan Aykal’ın, yaşamı boyunca Atatürkçülük ile hiç bağdaşmayan tutum ve davranışlarını yazmaya kalksam, uzun bir yazı dizisi çıkar ortaya.
Fazıl Say, bugün 44 yaşında bir dünya bestecisi ve bir dünya piyanistidir. Ne söyleyeceğini, ne yapacağını bilir.
Şunu da ekleyeyim: Bu tür olumsuz olayların öğretici tarafları vardır. Önemli olan, bu olumsuzlukların, sağlam insanların üstüne sıçramasına meydan vermemektir. Sözüm bu kadar.”

* * *
Ve…

Tartışmanın Yansımaları:

29 temmuz 2014 — İzmir Karşıyaka Belediyesi, piyanist Fazıl Say’ın 30 Mart seçimlerinde AKP’ye geçen Antalya belediyesinin düzenlediği Piyano Festivali’nin sanat yönetmenliğini üstlendiği için eleştirdiği orkestra şefi Gürer Aykal’la sözleşmesini sonlandırdı. Karşıyaka Belediye Başkanı CHP’li Hüseyin Mutlu Akpınar, yaşanan gelişmelerin ardından böyle bir karar aldıklarını söyledi. Karşıyaka Belediyesi Filarmoni Orkestrası’nın kurucusu olan Gürer Aykal, orkestranın şefliğini de yapıyordu. Karşıyaka Belediyesi şimdi yeni bir sanat kurulu oluşturdu ve kurulacak oda orkestrası’nın şefliğine Hakan Şensoy getirildi.

30 agustos 2014 — Fazıl Say Facebook hesabından ‘Borusan’a Veda’ başlıklı bir yazı yayınladı,
“Gürer Aykal Antalya’da benim kendi festivalimi gasp etmiştir. Tabii ki onunla çalışmak istememekteyim”

30 ağustos —– BİFO FazılSay Festivali iptal…
Borusan Sanat’ın iki yılda bir aralık aylarında düzenlediği ve 2014–2015 sezonunda üçüncüsü gerçekleştirilmesi planlanan BİFO & Fazıl Say Festivali, Fazıl Say ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Onursal Şefi Gürer Aykal’ın artık birlikte çalışmama kararı almaları dolayısıyla programdan kaldırıldı. Gürer Aykal yönetiminde gerçekleşen festival konserlerinde Fazıl Say’ın besteleri seslendiriliyor ve sanatçı piyanist olarak da etkinlikte yer alıyordu. Borusan Sanat’ın konuya ilişkin yaptığı açıklama şu şekilde: “Bu sezon üçüncüsü gerçekleştirilecek olan ve klasikseverlerin ilgiyle takip ettiği BİFO & Fazıl Say Festivali’nin iptalini üzülerek duyuruyoruz. BİFO ile Fazıl Say’ın bir işbirliği olan ve orkestramızın Onursal Şefi Gürer Aykal’ın da başından bu yana ayrılmaz bir parçası olduğu etkinliğimizi, sanatçıların artık birlikte çalışmama kararına duyduğumuz saygının bir sonucu olarak aldık. Aralık ayında bu etkinlik yerine yeni bir serinin hazırlanması üzerine çalışmalara başladık.”
Borusan Sanat’ın yeni etkinlik dizisine dair bilgiler de ilerleyen günlerde klasikseverlerle paylaşılacak.

* * *
Müzik dünyamızdaki son büyük dargınlığın nedeni Antalya Piyano Festivali 07 Kasım 2014′de başlıyor. Bölünmemiş bir piyano festivalimiz vardı. O da bölündü…

Fazıl Say sevenleri Antalya Piyano Festivali’ne buruk yaklaşıp sırtlarını mı dönecekler?

Yoksa “müzik müziktir” deyip festivale olan ilgilerini eskisi gibi sürdürecekler mi?..

Dr. Ayhan Sarı

______________________________________

Fotoğraf :
Soldan sağa: Zeki Üngör (1880-1958) - Adnan Saygun (1907-91) - Ernst Praetorius (1880-1946)




Hoşgeldiniz