Türküdeki Yokuşlu Yer `Huş` mu, `Muş` mu?..


Toplam Okunma: 42157 | En Son Okunma: 23.10.2014 - 03:13
Kategori: Türk Halk Müziği

İstanbul Teknik Üniversitesi TMDK Müzikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Songül Karahasanoğlu`nun ANKA`ya (2006) yaptığı açıklama, `Havada Bulut Yok ` türküsünde geçen yerin `Muş ` mu, yoksa `Huş ` mu olduğu tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İlk olarak 1944`te, Düriye Keskin adlı mahalli bir sanatçıdan derlenen türküdeki `Burası Muş `tur` sözlerinin 90`ların ortasında kaynağı belirsiz söylentiler sonucu `Burası Huş `tur` şeklinde değiştirildiğini ifade eden Karahasanoğlu, TRT `nin bile söylentilerden etkilenerek türküde tahrifat yaptığını belirtti…

TRT `nin değiştirdiği sözlerin altına `Huş ; Yemen `in başkenti Sana ile Taiz kentleri arasında bulunan bir Türk Kalesi `nin ismidir` açıklamasını yaptığını hatırlatan Karahasanoğlu , `Türkünün sözlerini dikkatli bir şekilde okursak, Anadolu toprakları üzerinde bir yerlerde söylendiğini anlayabiliriz` dedi. TRT `nin yıllar sonra yanlıştan döndüğünü vurgulayan Karahasanoğlu , `Söylentilere dayanarak yapılan tahrifat, önemli eserlerden birinin yanlış icra edilmesine, `Huş ` diye söylenmesine sebep oldu` diye konuştu.

Karahasanoğlu’nun açıklamasına katılanlar da oldu, karşı çıkanlar da…

`Yokuş yok` derler ama…

2004 yılında Aydın Doğan Vakfı tarafından Türk Halk Müziği Büyük Ödülü `ne layık görülen Yücel Paşmakçı , şu değerlendirmede bulundu: `Birincisi, bu türkü Düriye Keskin isimli bir Türkten derlenmiş. İkincisi, Osmanlı ordularının Yemen `e yaptığı seferlerde ordunun toplanma yeri Muş `tur. `Muş `un yolu yokuş değildir` derler. Ben gittim, gördüm ve Muş `a bir rampadan çıkılır. Yolu da yokuştur. Dördüncüsü de `Burası Huş `tur, Yolu Yokuştur` olamaz. Çünkü `Huş `ta bulunan biri `Giden Gelmiyor` demez `Gelen Gitmiyor` der. DOĞRUSU: `Burası Muş `tur`… Birileri çıktı, bunun `Huş ` olduğunu söyledi. Ben türküyü hep Muş olarak okudum.`
`O bir Yemen türküsü` …

Türk Halk Müziği `nin ustalarından Musa Eroğlu ise şunları söyledi: `Türküde `Burası Huş `tur, Giden Gelmiyor Acep Ne İştir` deniyor. Bu Yemen Türküsü ise adamlar savaşmaya Muş `a gitmemişlerdir. Askerler Yemen `e gitmiş. Türkü , Yemen türküsüdür. `Yemen `e gelir mi sandın?` diye ağıt yakılıyor. Ben şimdiye kadar `Huş ` olarak okudum, okumaya da devam edeceğim` dedi. `Ya biri de `Kuş ` derse`…

Etnomüzikolog Melih Duygulu ise şunları söyledi:
`Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü`nde Doğu Anadolu Türküleri ile ilgili bir yüksek lisans tezi yaptırıyorum. Henüz bir sonuca varmadık. İcracılar ne kadar müdahale ederse, konu o kadar açmaza girer. Biri bu belde `Kuş `tur deseydi ne olacaktı. Bunu bilim adamları çözmeli.` `Muş türküsü ama Huş `

Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Türk Halk Müziği Korosu Şefi Mehmet Özbek ise şöyle konuştu:
`Söz konusu eser bir `Muş Türküsü `dür. Ancak türküde adı geçen yer `Muş ` değil, `Huş `tur. Muşlular `Muş ` olsun diye ısrar ediyor. Muş türküsü olması için de illa `Muş `ta geçmesi gerekmez.`… Bayram Kaygusuz, 2006-10-07 00:06:01 Milliyet

_____________________

`HUŞ MU, MUŞ MU?` TARTIŞMASINDA SON NOKTA: BURASI MUŞ`TUR!.

-`Havada Bulut Yok ` türküsü içinde geçen `Burasi Mus `tur, yolu yokustur` dizesinin `Burasi Hus `tur` seklinde söylenmesi gerektigine dair söylentiler asilsiz çikti.

-Kaynagi belirsiz söylentiler sonucunda türkünün orijinalinde tahrifat yapan TRT , yaptigi hatadan döndü ama 1944 yilinda derlenen türkü, 90`larin sonundan sonra birçok müzisyen tarafindan tahrip edilmis haliyle söylenmeye basladi. -

ITÜ Müzikoloji Bölümü Ögretim Üyesi Doç . Dr. Songül Karahasanoğlu , TRT `nin uzmanlara danismadan türkünün sözlerinde degisiklik yapmasinin halk kültürünün önemli eserlerinden birinin genç nesiller tarafindan yanlis bilinmesine neden oldugunu belirterek, `TRT yaptigi yanlistan döndü ama türkünün degistirilmis hali halkimizin zihnine kazinmis oldu` dedi.

Istanbul Teknik Üniversitesi Müzikoloji Bölümü Ögretim Üyesi Doç . Dr. Songül Karahasanoğlu , ANKA`ya yaptıgı açiklamada, ilk olarak 1944 yilinda Ankara Devlet Konservatuari adina Muzaffer Sarisözen , Halil Bedii Yönetken ve Riza Yetisen tarafindan olusturulmus derleme ekibi tarafindan Duriye Keskin adli mahalli bir sanatçidan derlenen türküdeki `Burasi Mus `tur` sözlerinin 90`larin ortasinda kaynagi belirsiz söylentiler sonucu `Burasi Hus `tur` seklinde degistirildigini ifade etti. Karahasanoğlu , TRT `nin bile söylentilerden etkilenerek türkünün sözlerinde tahrifat yaptigini belirtti.

`HUŞ YEMEN `DE ISE TÜRKÜ MUŞ `TA NASIL DERLENDI?`

TRT `nin degistirdigi sözlerin altina `Hus ; Yemen `in baskenti Sana ile Taiz kentleri arasinda bulunan bir Türk Kalesinin ismidir` açiklamasini yaptigini hatirlatan Karahasanoğlu , `Türkünün sözlerini dikkatli bir sekilde okursak, Anadolu topraklari üzerinde bir yerlerde söylendigini anlayabiliriz. Bu sözlerin hüküm sürülmeye çalisilan bir toprakta` yakilmasi mümkün degildir` dedi.

`TÜRKÜ YEMEN `E GÖNDERILEN ASKERLERE YAKILAN BIR AGIT `
Karahasanoğlu , türkünün Osmanli döneminde Yemen `e yollanan askerlerin arkasindan yakilan agitlara bir örnek teskil ettigini vurgulayarak, `Türkünün sözleri arasinda rastladigimiz birkaç kelime dahi, Anadolu topraklarinda yakildigini ispatlamak için yeterli olacaktir. Örnegin ?Kislanin önünde redif sesi var` derken yedek askerlerin bile savasa çagrildigindan söz ediliyor. Topraklarinda savasmaya gidilen Yemen `den nasil olur da yedek asker toplanabilir ki?` yorumunu yapti.

`TRT ORJINAL DERLEMEDE TAHRIFAT YAPTI`
Buna ragmen, TRT yetkililerinin türkünün sözlerini degistirmenin yani sira, degistirilen notanin sanki Mus ilinden derlenmis gibi gösterildigine dikkat çeken Ata , 2001 yilinda Ankara Radyosu `na konuya iliskin hazirladigi bir rapor gönderdigini kaydetti.

TRT YANLISINDAN DÖNDÜ AMA IS ISTEN GEÇTI
Songül Karahasanoğlu , TRT `den raporuna iliskin herhangi bir cevap alamadigini, ancak Ekim 2002 tarihinde Istanbul Radyosu `na yaptigi bir ziyarette `Huş `un degistirilerek yeniden `Muş ` yapildigini gördügünü söyledi.  Ata , `TRT yaptigi yanlisi o tarihte gördü ve degistirdi. Ancak o dönem arastirmadan, uydurma ve aceleci bir yaklasimla yapilan degisiklik kamuoyunda kaniksandi` diye konustu.

`UZMANLARA DANISILMADAN DEGISIKLIK YAPILDI`
TRT `nin Türkiye `de Halk Müzigi `ne büyük hizmetlerde bulunmus saygin bir kurum oldugunun altini çizen Ata , ancak edebiyat bilimcilere, müzik bilimcilere ve dil bilimcilere danisilmadan yapilan degisiklikle genç nesillerin çok bilinen bir türküyü yanlis sekilde ögrendigini belirtti.

`KONSERVATUAR ÖGRENCILERI BILE YANLIS BILIYOR`
Uzun yillar `Mus ` seklinde söylenmis, sevilmis, birçok caz ve klasik müzik icra eden müzisyene esin kaynagi olmus bu türkünün, son zamanlarda birçok müzisyen tarafindan `Hus ` seklinde söylendigine dikkat çeken Karahasanoğlu, `Söylentilere dayanarak yapilan tahrifat halk kültürünün önemli eserlerinden birinin yanlis icra edilmesine neden oldu. Konservatuar ögrencileri bile türküyü yanlis sözlerle okuyor. Bundan sonra TRT ve ilgili kurumlarin böylesi konularda daha özenli davranmasi gerekiyor` diye konustu.
Çok tartisilan `Havada Bulut Yok ` türküsünün orjinal sözleri ise söyle:
`Havada bulut yok bu ne dumandir, Mehlede ölüm yok bu ne sivan dir, Su yemen elleri neden yamandir,
Anom yemendir, gülü çemen dir,
Giden gelmiyor acep nedendir. Kislanin önünde bir sürü kazlar,
Ayagim yalnayak yüregim sizlar,
Yemen `e gidene agliyor kizlar,
Burasi Mustur, havasi hostur, Giden gelmiyor acep ne istir.
Kislanin önünde redif sesi var,
Açin bakin çantasinda nesi var,
Bir çift kundurayla birde mesi var,
Burasi Mustur, havasi hostur, Giden gelmiyor acep ne istir.`
___________________________
(ANKA)(AD/LTF )6.10.2006 HaberX

İlgili diğer yorum ve haberler şöyle (M.D.):

Muş mu, Huş mu?.. İşte ünlü türkünün hikayesi…

Emekli Kurmay Albay Oğuz Kalelioğlu, Muş-Yemen Türküsü Gerçeği adlı kitabında ünlü türkünün hikayesini anlattı.
  Kalelioğlu, 117 sayfalık kitabın, “Muş-Yemen Türküsü’nün Tarih İçindeki Yeriö başlıklı bölümünde Ahmet Zeki Özdemir’e dayandırdığı bilgiler verdi.
  Birinci Dünya Savaşı’nda Muş’a asker toplamaya gelen İstanbullu, Askerlik Şubesi Başkanı ve Müzisyen Yüzbaşı Selahattin Ethem’in ilk defa geldiği Muş’un rampalı yokuş yolunu çıkarken dudaklarından “Burası Muş’tur, yolu yokuşturö mısralarının döküldüğünü, şehrin dağların arasında sisli ve dumanlı görüntüsü nedeniyle de, Yüzbaşı’nın “havada bulut yok, bu ne dumandır” mısralarını söylediği anlatılan kitapta ayrıca şu bilgiler yer aldı:
  “Şehrin içinde kadınlar ve genç kızlar ağıt yakmaktadırlar. Yüzbaşı soruyor: ‘Hayrola bacılar, hanımlar bu ağıtlar niye? Bir cenazeniz mi, acınız mı var?’ ‘Kumandan Bey, erkeklerimiz, oğullarımız askere gitti, senelerdir dönmedi.’ ‘Nereye gittiler?’, ‘Yaman illerine’, ‘Yemen neresidir, bilir misiniz?’, ‘Bilmeyiz, ancak orada gül-çiçek yoktur, çemen (çimen) vardır, erkeklerimiz mektuplarında çiçek yerine çemen gönderiyorlar.’ Bir müzisyen olan İstanbullu Yüzbaşı Selahattin Ethem Bey, hüzünle bir köşeye oturur, küçük defterini çıkarır ve Muş-Yemen Türküsü’nün ilk mısralarını kaleme alır.” Kalelioğlu, kitabında türküde geçen yerin Muş değil, Yemen’deki “Huş” olduğu iddialarına da cevap verdi. Kalelioğlu, “Türkünün Muş’ta yazıldığı kesindir. Muş’tan Yemen’e giden askerlerin yakınlarının elemli ağıtlarını gerçek olaylarla birleştirip kağıda dökülmesiyle ortaya çıkmıştır” dedi.(ANKA)(1)
_____________________________________
26 Aralık 2006
(1) http://www.milliyet.com.tr/2006/12/26/son/sonyas05.asp

****************************************
. . .
Muş, Huş, Hış, Guş tartışmaları arasında boğulurken imdadıma Muş Valisi Ali Akan yetişti:

‘‘YEMEN Türküsü adıyla Yemen’e mal edilen ve türküde geçen ‘Burası Muştur’ kısmının ‘Burası Huştur’ diye söylenmesi ile kamuoyu yanlış bilgilendirilmektedir” diye başlayan beş sayfalık bir araştırma gönderdi Vali Bey..
Mülkiye Müfettişi Nuri Yaman’ın imzasını taşıyan araştırmaya göre işin aslı şuydu:
Birinci Dünya Savaşı sırasında Bab-ı Ali, Yemen’e gidecek askerlerin tek bir vilayetten toplanmasını kararlaştırır. Böylece birbirleriyle hısım akraba olan birliğin savaş alanından kaçmayacağı düşünülür. Muş bu göreve talip olur ve Yemen’e Muşlulardan oluşan bir redif alayı gönderilir.
Bu, koskoca imparatorluğun sürüklendiği acıklı maceranın son halkalarından biridir.
Falih Rıfkı Atay Zeytin Dağı’nda, ‘‘Yemen kahramanları ne yapıyor? Onlarla sulh vaktinden beri temas etmedik. Arasıra Neccablar, uzak yerlerden unutulmuş adamların sıhhat mektubunu getirir gibi onlardan bize haber getiriyordu” diyor.
Yemen’e gidenler bir daha geri dönmüyor.
‘‘Ağam öldüğüne inanamirem” diyen Muşlu kadınların acısını dillendiren türkü Yemen’e gidip de dönmeyen askerler için söyleniyor. Kaynaklar Muşlu sanatçı Duriye Keskin’e uzanıyor. ‘‘Kışlanın önünde çalınır sazlar/Gözlerim ağlıyor yüreğim sızlar/Yemen’e gidene ağlıyor kızlar” dizelerinden de ‘‘Burası”nın ‘‘Muş” olduğu açıkça anlaşılıyor. (2)
. . .
__________________________________________
(2) Ferai TINÇ “Muş mu, Huş mu, Guş mu?” 19 Nisan 1998, Hürriyet
  http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-14928&yazarid=19




Hoşgeldiniz