Müzik Öğretmenleri Bilinçli mi?.. Yrd.Doç.Dr. Göktan Ay


Toplam Okunma: 745 | En Son Okunma: 31.07.2014 - 06:21
Kategori: Fikir Yazıları

Müzik öğretmenleri ile o kadar sık görüşüyoruz ki, hepsi kendine göre haklı olduğu konularda sorunlar/çözümler üretmeye çalışıyor. Ancak, birleşerek, yazarak, isteklerini üst makamlara bildirenlere pek rastlamıyorsunuz? Ülkenin sorunu bu zaten…Asıl muhatapla çözüm için karşı karşıya gelmek zor bu ülkede…

Bu gidişe dur demek, çözüm üretmek amacı ile Ankara’da yaptığım görüşmelerde,uzun zamandır yapılmayan “müzik öğretmenleri seminerlerini” başlatmamızın mümkün olup olmadığını araştırmıştım.

Önce Resmi Gazete’de , cilt:68, sayı 2575, Ağustos 2005 te yayınlanan MEB yürüteceği “Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” değişikliğine bir göz atalım;

Madde 1- 27.08.2003 tarihli ve 25212 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 64. maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İlköğretim okullarının 1 ve 5 inci sınıflarında özel bilgi, beceri ve yetenek siteyen; beden eğitimi, müzik, resim-iş, din kültürü ve ahlak bilgisi, yabancı dil, iş eğitimi ve bilgisayar dersleri branş öğretmenlerince okutulur. Ancak, ihtiyacın branş öğretömenlerince karşılanamaması halinde bu dersler yüksek öğrenimlerini söz konusu branşlarda yapan sınıf öğretmenleri veya sınıf öğretmeni olup, bu alanda hizmet için eğitim sertifikası almış öğretmenler tarafından ders değişimi yolu ile okutulabilir. Bunun da mümkün olmadığı durumlarda söz konusu dersler sınıf öğretmenince okutulmaya devam edilir.”

Sanat alanı uzmanları, zaten yıllardan beri derslerin branş öğretmenleri tarafından verilmesinde hem fikirdirler. Branş öğretmeni bulunmaması halinde “bu alanda sertifika almış” maddesi doğrudur, ancak 1990 lı yıllardan bu güne kadar “müzik alanında hizmet içi seminer” yapılmadığı, sertifika alınmadığı göz ardı edilmiş, açılması için yol/çare/çözüm ne yazık ki gösterilmemiştir.

Yönetmelik sonunda yine açık kapı bırakılarak başa dönülmüş, (“mümkün olmadığı……” gibi cümlelerle, Bakanlığın acz içinde olduğu görüntüsü verilmiş, Bakanlığın elinde her imkan olduğu halde nasıl mümkün olamaz, anlaşılamamıştır) çözüm üretmeden, branş dersleri sınıf öğretmenlerine bırakılmıştır.

Çözüme katkımız olsun diyerek yaptığımız görüşmeler sonucunda, müzik seminerlerinin olabilirliğini de öğrenince, Konservatuar-Bakanlık ilgili birimleri arasında yapılacak bu seminerlerin alt yapısını oluşturmak amacı ile Müdürlüğümüzün de onayı ile bir yürütme kurulu oluşturarak, çalışmalar yaptık ve rapor hazırladık, Bakanlık ilgili birimlerine gönderdik.

Y.Doç.Dr. Ercan MERTOĞLU (M.Ü.Atatürk Eğt. Fak.İlköğretim Böl.Okul Öncesi Öğrt.ABD., Y.Doç.Dr. Atilla Coşkun TOKSOY (İTÜ T.M.D. Konservatuarı), Şefika KESKİN (İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Müzik Program Koordinatörü), Müslüm AKDEMİR’ den oluşan (Fatih Kız Lisesi Müzik Öğretmeni) Başkanlığımda oluşturulan bir heyetle sorunları masaya yatırdık. Her arkadaş kendi gördüklerini, uygulamalarını ve arkadaşlarının olumlu ve olumsuz görüşlerini dile getirdi.

Sonuçta, müzik öğretmenlerinin genel sorunlarını, ihtiyaçlarını 7 ana başlıkta toplamanın mümkün olduğu görüldü;

1/ Çalgı çalma, geliştirme (her öğretmenin ana çalgısı dışında bir Türk müziği çalgısını çalabilmesi), eşlik etmedeki sorunlar;
Çoğu öğretmenin derslerde, lisansta gördüğü ana çalgıyı çalmadığı veya çalamadığı, okula getirmediği, kuramsal ders anlattığı, çalgının o sihirli gücünü kullanmadığı görülmektedir. Ayrıca; okul marşlarını ve şarkılarını seslendirmek için piyano veya org kullanılmamaktadır. Öğretmen “yan çalgı” olarak bir Türk müziği çalgısını çalamamakta (veya Türk müziği ana çalgısı olanın batı çalgısı çalamadığı), eşlik etme sorunları yaşanmaktadır…

2/ Sesi kullanma, toplu ses eğitimi, güzel konuşma, diksiyon, ses sağlığı v.b. sorunları; Güzel konuşmanın her meslek için gerekli olduğu anlatılamamakta, koro veya topluluk kurduğunda sesin kullanımına önem verilmemektedir…

3/ Formasyonda ve müzik eğitimi felsefesinde uygulama eksikliği sorunları; Formasyon derslerinin uygulama ile çok farklı olması nedeniyle öğrencilerle sorunlar yaşanmakta, müzik eğitiminin ya da sanat eğitiminin çeşitli mesleklere olumlu yönde katkı yaptığı diğer öğretmenlere, okul müdürüne, velilere anlatılamamaktadır…

4/ Öğretim yöntemleri eksikliği ve getirdiği sorunlar; Eserler çocukların yaş gruplarına göre ayrılmamakta, onların ruhlarına ve gelişme çağına göre sınıflama yapılmamakta, eserlerdeki sözlerin anlamı öğretilmemektedir…

5/ Türk halk müziği ve Türk sanat müziği derslerinde bilgi eksikliğinin giderilmesi ve uygulama sorunları; Batı müziği eğitimi yapan öğretmenleri, bir dönemlik THM ve TSM dersleri ile bu köklü müziği öğrenememekte, dolayısı ile öğrencilere öğretememekte, bu nedenle de programda olmasına rağmen geçiştirmekte, Türk müziği mezunları da piyano-okul şarkıları/marşları bilmedikleri için zorlanmaktadırlar…

6/ Okullarda ki “Müzik laboratuarı” eksikliği veya kullanım sorunları; Okullarda maalesef, yönetim kadrolarının olumlu bakmadıkları için müzik laboratuarı oluşturamamakta, çocukları bir çalgı aletini görmeden, dokunmadan mezun olmaktadırlar…

7/ Kanunlar- haklar-yetkiler, idareci-öğretmen-öğrenci-veli ilişkisi, müzik mesleğinde “etik” olma kriterleri bilgi aktarımı; Müzik öğretmenleri haklarını bilmemekte, sosyal bir bilim dalı olduğu için veli-öğrenci ilişkisinde öncü oldukları, “bayramlarda ve törenlerde” vazgeçilmez oldukları halde, ders yapma konusunda “etik” olmamakta, derslerini sürekli diğer derslere terk etmeyi prensip hale getirmektedirler…

8/ Avrupa Birliği, proje geliştirme, yardımcı ders kitapları çalışması, araştırma fonları, araştırma-derleme bilgisi aktarımı; Müzik öğretmenleri, müzik ile ilgili teknolojik ve bilimsel gelişmelerle (haberli oldukları halde) ilgilenmemekte, konserleri izlememekte, araştırma fonlarına başvurmamakta, projeler geliştirmemektedirler…

Ülke gerçeklerine uyan ve sağlam bir sanat/müzik eğitimi bir ülke için çok önemli…Önemli görevlerde bulunan müzik eğitimcisi büyüklerimiz ve uzmanlarımız var…

Zenginlerimiz, varlıklarının büyük bir kısmını sanat kurumlarına harcamaktan/sponsor olmaktan çekinmiyorlar….Ancak, onlarda müzik eğitiminde kalitenin yakalanmasını istiyorlar…. Sadece güzel bina, derslik, laboratuar yapmanın işi çözmediğini görüyor; müzik eğitimi ordusunun da, yeniden, maddi ve manevi olarak toplum içinde hak ettiği yere getirilmesini bekliyor……

Bence, başarı için, her şeyimiz var……eksik olan da galiba aynı amaçla koşmamamız! Ne dersiniz?




Hoşgeldiniz