Kültür Bakanlığı’nda Yeni Oluşum: Türk Müziği Araştırma-Uygulama Toplulukları… Dr. Ayhan Sarı


Toplam Okunma: 4996 | En Son Okunma: 28.05.2017 - 17:13
Kategori: Fikir Yazıları, Kültürel Öneriler, Yazarlarımız: A.Sarı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda şimdi yeni moda, eski ve kadrosu şişmiş topluluk ve korolardan Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Toplulukları oluşturmak. Fikir güzel olmasına güzel de, gerek bu topluluklarda görev yapanların araştırmacı kimlik ve de eğitiminin olmaması, gerekse Kültür Bakanlığının bu işe ayıracak ödeneğinin zaten yıllar yılı bulunmamış olması, korolarda bir müzik kütüphanesinin kurulmamasından belli değil mi?… “Topluluğu önce biz kendimize göre bi kuralım da gerisi sonra gelsin” girişimi…

Oralarda araştırma ve bilimsel çalışma, iki-üç eski  -bilinen, ama seslendirilmeyen- notayı seslendirmek gibi algılanıyor. Hani bir konuda “birisinin bilgisi bakış açısı ne kadar az olursa ağzından çıkanın o kadar büyük olması” gibi bu uygulamada da öngörüsüzlüklere düşülüyor.

Yeni kadro da açılmıyor. İş imkanı sağlanmıyor.

Türkiye’de”müzikolog” veya “müzik araştırmacısı” kadrosu yok. Ama müzikolog yetiştiren onlarca “müzikoloji” bölümü var. Mezunları için için ah’lar ediyor.

Bir yandan da müzikologsuz Devlet müzik araştırma toplulukları kuruluyor.

Ah’lar alınıyor.

Kültür Bakanlığı Eski koro-topluluk yönetmeliğinde büyük bir saflık-temizlik ve idealistlikle konulmuş müzikolog, çalgı bilimci kelimesi varolmasına vardı da sadece isim olarak kalmaktan öteye gidemiyordu.  Korolarda böyle bir bilinç dahi oluşmadığından dikkate alınmıyordu. Sanat kurulundaki müzikolog üyeliğine hep; bırakın müzik konusunda araştırma yapmış, yazı yazmış olmayı, hayatında bir müzik araştırma kitabı bile okumamış biri, çalgı bilimci üyeliğine de organoloji kelimesinin anlamını dahi bilmeyen kimseler getiriliyordu.

BBT diye bir genel md geldi. Bu üyelikleri yok etti. Müzikolojik bir bakış açısı yoktu. Uğurlara vesile oldu…

Zaten bu topluluklar kurulurken alınanlar, sadece ve sadece(!?) icra yönünden sınava tabi tutularak alınmışlardı. Araştırma ve uygulama yönünden düşüncelerine, yeterliliklerine bakılmamıştı. Eğer kendi içinde bir bütün, hem araştırmacı hem de müzikal kişilikli topluluklar oluşturulmak isteniyorsa yöntem, varolanların içinden ahbab-çavuş ilişkisiyle kümelenen gruplar olmamalıdır.

E şimdi?…

Ortalama 10 ar kişilik yaşını başını almış icracılardan oluşma müzikologsuz araştırma ve uygulama toplulukları.

İçinde, müzik araştırmacılığıyla ilgili hiç bir yazısı olmayan güya hem araştırma hem uyugulama görevlileri. Hem yazısız, hem de kitapsız…

Yeni pastoral – kırişi komedi, Aziz Nesin’lik bir hikaye… Üstelik 21.yüzyılda…

Bu hikayeyi gelecekte kim dinlemek ister ki?..




Hoşgeldiniz