Ümmü Gülsüm Şarkıları Konseri…


Toplam Okunma: 5072 | En Son Okunma: 20.09.2014 - 07:25
Kategori: Konserler

NAZARETH ORKESTRASI ve solist LUBNA SALAMEH 2006’daki konserinden sonra yeniden İstanbul’da… Nazareth’in ve Galilee’nin en iyi müzisyenlerinden kurulmuş Nazareth Orkestrası, şark bülbülü olarak anılan, müzikologlar tarafından sesi taklit edilemez denilen, Ortadoğu’nun en ünlü sesi Ümmü Gülsüm’ün şarkılarından oluşan bir repertuarla Türk izleyicileriyle buluşacak. Konser yarın akşam yani 16 Aralık 2008 de CRR’de. Başlama saati 20.00.

Arap müziğinin klasik, folk türlerinde ve geleneksel Filistin müziğinde ustalaşmış Nazareth, Hristiyan, Müslüman ve Yahudi müzisyenlerden kurulu bir orkestra olarak, farklı kültürleri biraraya getiriyor. Grubun solisti Lubna Salameh, dünyaca ünlü Radiohead’den tanıdığımız Tom York’tan, Ömer Faruk Tekbilek’e kadar birçok uluslararası isimle şarkılar söylemiş, Arap müziğinin en iyi genç yorumcularından biri.

CRR’de 2006 yılında biletleri haftalar öncesi tükenen bir konser veren Nazareth Orkestrası ve Lubna Salame’nin Şark divası Ümmü Gülsüm’ün şarkılarıyla İstanbul randevusu 16 Aralık’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonunda.
Biletler Biletix’de! www.biletix. com Biletix Çağrı Merkezi (0 216 556 98 00)
Bilet Fiyatları: 46 - 38 YTL

NAZARETH ORKESTRASI HAKKINDA

Nazareth’in ve Galilee’nin en iyi müzisyenlerinden kurulmuş NAZARETH ORKESTRASI, Arap müziğinin klasik, folk türlerinde ve geleneksel Filistin müziğinde ustalaşmış bir topluluk. Hristiyan, Müslüman ve Yahudi müzisyenlerden kurulu bir orkestra olan Nazareth’in en önemli özelliklerinden biri farklı kültürlerin müzisyenlerini biraraya getirmesi.

Ümmü Gülsüm şarkıları geleneksel akustik enstrümanlarla orijinal formasyonunda çalınıyor. Nazareth Orkestrası, İsrail ve Filistin dahil olmak üzere Kudüs Festivali, Tel Aviv Barış Festivali, Ud Festivali gibi pek çok festivalin yıldızı olarak, dünyanın birçok festivalinde sahne almış.

Orkestranın iddialı performansları arasında birçok işbirliği konserleri de bulunuyor. 2005′te ünlü Rock grubu Radiohead’le Royal Festival Salonunda (İngiltere) sahne alan grup, Semerkant (Özbekistan)’da Uluslararası Müzik Yarışmasında üçüncü olmuş, 2004 Ağustos’ta New York Central Park ve Fas’ta Fez Festivali’ne katılmış.

Nazareth’in, Türkiye’den Ömer Faruk Tekbilek, Fransa’dan Sappho gibi bazı uluslararası yıldızlarla beraber yaptığı çalışmalar da büyük ilgi görmüş.
2006-2007 Dünya turnesinin ilk konserini 2006 yılında İstanbul’da veren orkestra Ümmü Gülsüm projesiyle beraber şimdi Abdel Halim Hafez projesine hazırlanıyor…

Nazareth’in, Türkiye’den Ömer Faruk Tekbilek, Fransa’dan Sappho gibi bazı uluslararası yıldızlarla beraber yaptığı çalışmalar da büyük ilgi görmüş.

LUBNA SALAME HAKKINDA

Haifa’da dünyaya gelen Lubna, şimdilerde Galilee’nin kuzeyinde bir kasabada yaşıyor. Daha çocuk yaşta klasik Arap şarkıları söylemeye başlamış, Arap kültürünün klasik kadın şarkıcıları ve özellikle Ümmü Gülsüm’ün şarkılarıyla ustalaşmış. Orkestrayla beraber İsrail, Filistin, Avrupa ve Amerika’da festivallere katılan Lubna klasik Arap müziğinin en iyi yorumcularından biri.

Nazareth Orkestrası’nın büyük ses getiren ilk iki albümünün yıldızı olan Lubna, Türkiye’den Ömer Faruk Tekbilek, İngiltere’den ünlü alternatif rock grubu Radiohead’in solisti TomYork gibi uluslararası sanatçılarla sahne almış.

Lubna, yorumlarıyla, klasik şarkılara kendine has derinlik ve otantik tatlar katarak Arap müziğine yeni bir soluk getiriyor. ,

Konser Repertuarı:

Inta Omri - (You are My Life) (1964) Söz: Hamad Shafiq Kamel Müzik: Muhamd Abdel Wahab - 30 dakika

Alf Leila u Leila (1000 nights) (1969) Söz: Morsi Gamil Hamdi Müzik: Baligh Hamdi -15 dakika

El Atlal - (Ruins of My Life) (1966) Söz: Ibrahim Nagi Müzik: Riadh al Sunbati - 40 dakika

ÜMMÜ GÜLSÜM (1904-1975) HAKKINDA

1975 yılında onu kaybettiğimizde Kahire caddelerini dolduran yüzbinlerce hayranı geçtiğimiz yüzyılın en büyük sesini, ardından gözyaşları dökerek uğurluyordu. Arap müziğinin tek kraliçesi, Nil deltasında dünyaya gelen Ümmü Gülsüm, daha beş yaşındayken şarkılar, ilahiler söylemeye başlamış bir efsaneydi… 1923 yılında ailesiyle beraber Kahire’ye taşınan Gülsüm, dönemin ünlü bestekarlarından Şeyh Abu’l ala Muhammed’le tanışmış ve çok genç yaşta profesyonel olarak şarkılar okumaya başladı.

Şiir ve güzel (edebi) Arapça dersleri aldığı dönemin ünlü şairi Ahmed Rami’yle tanıştıktan ve ondan da dersler aldıktan sonra aşk şarkıları okumaya başlayan Ümmü Gülsüm, 20’li ve 30’lu yıllarda sesini taş plaklarla duyurmaya başlayan bir aşk şarkıcısı, Arap müziğinin tek efsanesi haline geldi. Ulusal Mısır Radyosu’nun 1934 yılında kurulması ve 1935’de film piyasasına girmesiyle tüm Ortadoğu’da ismini duyuran Ümmü Gülsüm, şarkılarını söylediği ve başrolde oynadığı Mısır filmleriyle tüm Ortadoğu ve Türkiye’de, 2. Dünya Savaşı sırasında da en ünlü yıldızdı. Bu dönemde edebi Arapça yerine halkın konuştuğu dili tercih ederek okuduğu şarkılarla halkın büyük sevgilisi haline geldi. Şair Bayram el Tunusi’nin şiirleriyle besteci Zekeriya Ahmed’in şarkılarını söyleyerek dillere destan olan Ümmü Gülsüm, ünü arttıkça Mısır aristokrasisinin de gözbebeği haline geldi.

Kral Faruk yönetiminde Mısır’ın dördüncü piramidi ilan edilen Gülsüm, 1935-1972 yılları arasında Mısır’ın en ünlü bestecilerinden Riyad el Sonbati’nin tam 89 bestesini seslendirdi. Bu şarkıların sözlerinin çoğu, Mısır’da “şairlerin prensi” olarak ünlenen Ahmed Şevki’nin dizeleriydi. İş böyle olunca Ümmü Gülsüm, aşk şarkıcısı olarak tarihe yazıldı.

4 Şubat 1975 günü vefat ettiğinde, cenaze törenine 4.5 milyon kişi katıldı.Cenazesine katılmak için sadece Mısır’dan değil birçok ülkeden şair, yazar, ve lider Kahire’ye geldi. Yaşarken bir efsane olan Ümmü Gülsüm, son yolculuğuna da bir efsane gibi uğurlandı.
Ümmü Gülsüm’ün 300’e yakın şarkısı biliniyor. Müzikologlar tarafından sesi, “taklid edilemez” diye nitelendirilen Gülsüm’ün şarkıları tüm Ortadoğuda meşhur olmuş.
Ünlü şarkıları arasında, bahsi geçen yıllara damgasını vurmuş Ene fintazarak (Seni Bekliyorum-1943) , Rubaiyyat el Hayyam (Hayam Rubaileri-1949) , Miş mümkün ebeden (Sonsuza dek olmaz-1961), Zalimnil hob (Aşk bize zulümdür-1962) , Enta Omri (Hayatımın emeli-1965), Enta el hob (Sen benim aşkımsın-1965), El atlal (Harabeler -1966), Fakkarouini (Beni düşün-1966), Hadise el ruh (Ruhumun sözleri-1967) , Daret el eyyam (Geçip giden günler-1970), El selasiyeti’l mukaddese (Kutsal üçleme-1972) sayılabilir.
__._,_.___




Hoşgeldiniz