Müzik Sanatı ve İnsanlarımız… Göktan Ay


Toplam Okunma: 3324 | En Son Okunma: 21.07.2017 - 12:55
Kategori: Kategorilenmemiş

180 yıl önce, Viyana’daki bir sokak kemancısı mahalle arasındaki sokaklarda keman çalıyor, ama kimse kendisine para atmıyormuş. O sırada Viyana’da bulunan İtalyan besteci ve ünlü keman virtüözü Paganini(1782-1840), sokak kemancısını görmüş ve elinden kemanını alarak çalmaya başlamış.

Müzik Sanatı ve İnsanlarımız…
Y.Doç.Dr. Göktan AY

“Fikirlerin çarpışmasından gerçeğin şimşeği çakar.”
Namık Kemal

Örnek1. Soğuk bir ocak sabahı, bir adam, Washington’daki metro istasyonunda kemanla* 45 dakika boyunca 6 adet Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telâşında yaklaşık bin kişi bu kemancının önünden geçip gider. Kemancının önünden geçip gidenlerin bazıları, yerdeki kaba bozuk para atar. Kimi ise, bir nebze duraklar, kemancıyı dikkatle dinler, ama saatine göz attığında geç kalmamak için yoluna devam eder. Kemancının önünde en fazla duran ve onu dikkatle dinleyen kişi ise, 3 yaşlarında bir çocuktur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen çocuk, oradan ayrılmak istemez. Annesinin zoruyla kemancıdan ayrılınca dahi, dönüp dönüp arkasına bakar. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne babaları tarafından yürümeye devam için zorlanır.(Bu ailelerin çocuklarındaki ilgiye çok önem vermeleri gerekir)

Çaldığı 45 dakika boyunca, kemancının önünde, sadece 6 kişi çok kısa süre durur, 20 kişi duraksamadan geçerek para verir. Kemancı, bu süre içinde 32 dolar toplar.

Çalmayı sona erdirdiğinde ise, kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz. Tabii, kimse, onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz.

Oysa Joshua Bell’in metrodaki minik konserinden iki gün önce, Boston’da verdiği konser biletleri, ortalama 100 dolara satılmıştır.

Örnek2. 180 yıl önce, Viyana’daki bir sokak kemancısı mahalle arasındaki sokaklarda keman çalıyor, ama kimse kendisine para atmıyormuş. O sırada Viyana’da bulunan İtalyan besteci ve ünlü keman virtüözü Paganini(1782-1840), sokak kemancısını görmüş ve elinden kemanını alarak çalmaya başlamış.
Birden evlerin pencereleri açılmış ve para yağmaya başlamış sokağa.
Paganini, sokak kemancısına:
- Al bunların hepsi senin, demiş; bugün benim şansım vardı, yarın da senin şansın olur, hiç merak etme… demiş.

Aslında hepimiz bir yere yetişmek için koştururken, özellikle İstanbul Metro’sunda, bazı ayrılmış yerlerde “müzik” yapan kişi veya kişileri görürüz. Ben insanların durup, dikkatle dinlediklerini henüz görmedim. Az da olsa, önündeki kutulara para bırakılmakta…

Belki, öğrenci olarak, geçimini en temiz şekilde mesleği ile kazanmak isteyen bu gençlere gereken önemi vermiyoruz ya da veremiyoruz… Acaba, bu gençleri hiçbir Tv kanalı görmez mi? Onların işleri bu değil mi? İlginç olayları, kişileri yakalamak…Belki de böylece, ilerinin çok değerli sanatçılarına kol kanat germiş, şansın onlara gülmesine destek olmuş olmazlar mı?

Şimdi diyeceksiniz ki; İstanbul halkının %70 inin konser/tiyatro/sergi v.b. etkinliklere gitmediği, ekonominin ağır bastığı, geçinme telaşının hep önde olduğu, İstanbul kültürünün oluşmadığı ülkemizde, insanlardan destek beklemek doğru mu?…

Dünyada da örneklerinin bol olduğu sokak şarkıcılarının, bizde ilk uygulamaları galiba Habitat sırasında, Vadi bölgesinde uygulanmıştı. Ben 2000 yılı içinde, Metro (Taksim) Kültür Merkezinde, “Metro-Müzdak Müzik Günleri” aylık programlarıyla, çeşitli THM, TSM, Çoksesli, Caz gruplarını, ücretsiz olarak, 45’ lık programlarla, saat 17.30-18.15 arasında çıkarmıştım. İnanın seyirci içerden gelen müzik seslerini duyunca, hemen içeri dalıyor, oturuyor ve izliyordu. Biliyorsunuz konser izlemekte bir kültür.. Seyirci salona gelemiyorsa, onların alanlarına gitmek lazım…

Ülke genelinde müzik çalışması yapan; her topluluk, orkestra, koro, konservatuar, müzik bölümü çevresini/bölgesini aydınlatmayı görev saysaydı, buna göre projeler/çalışmalar yürütseydi, herhalde bu yazının da içeriği değişik olurdu…

O nedenle sanatı/müziği; göstermek, öğretmek, paylaştırmak, sevdirmek hepimizin görevi olmalıdır…
———-
*Amerikalı bilim adamları, günümüzdeki değerleri 3.5 milyon doların üstünde olan efsanevi Stradivarius kemanlarının ses kalitesini tahtakurtlarına borçlu olduğunu belirledi. Texas A&MÖ Üniversitesi’nden Prof. Joseph Nagyvary, benzersiz Stradivarius kemanlarını tahtakurtlarından korumak için 300 yıl önce üzerlerine sürülen kimyasal boraks maddesinin, bu kemanların ses perdesine ait özelliklerinin ilk günkü gibi kalmasını sağladığını açıkladı. Nagyvary, boraks kimyasalının kullanımının antik Mısır’daki mumyalama çalışmalarına kadar uzandığını kaydetti. (Milliyet, Dış Haberler Servisi, 31.01.2009)




Hoşgeldiniz